Doktorsitesi.com

Hipospadias

Prof. Dr. Nizamettin Kılıç
Prof. Dr. Nizamettin Kılıç
2 Şubat 20121899 görüntülenme
Randevu Al
  • Hipospadias, idrar deliğinin penisin uç kısmı yerine alt yüzeyinde konumlandığı ve cerrahi müdahale gerektiren doğumsal bir anomalidir.
  • Tedavi için ideal zamanlama çocuğun cinsel kimliğini keşfetmediği bezli dönemdir ve operasyonun deneyimli uzmanlarca yapılması komplikasyon riskini azaltır.
  • Cerrahi işlemin temel amacı idrar deliğini uca taşımak ve varsa penis eğriliğini düzelterek normal idrar yapma fonksiyonunu sağlamaktır.
Hipospadias
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hipospadias Nedir? Genel Tanım ve Sınıflandırma

Hipospadias, erkek çocuklarında idrar deliğinin penisin uç kısmında değil, alt yüzeyinde herhangi bir noktada olması durumudur. Bu anomalide, idrar deliği ile penis ucu arasındaki bölgede idrar kanalı (üretra) tam olarak oluşmamıştır. Tıbbi literatürde idrar deliğinin yerleşimine göre farklı sınıflandırmalar mevcuttur.

İdrar deliğinin yerleşim yerine göre sınıflandırma şu şekildedir:

Hipospadias Türüİdrar Deliğinin Konumu
Glandüler HipospadiasPenisin baş kısmında, normal olması gereken yere çok yakın.
Koronal HipospadiasPenis başı ile gövdesinin birleştiği noktada.
Distal HipospadiasGlandüler ve koronal tipleri kapsayan, en sık görülen ve cerrahi başarısı en yüksek grup.
Proksimal HipospadiasPenis gövdesi, torba birleşimi veya anüse yakın (perine) bölge yerleşimi.

Hipospadias Belirtileri Nelerdir?

Hipospadiasın en belirgin semptomu, idrar deliğinin penis ucunda değil, gövdenin alt kısmında yer almasıdır. Halk arasında bu durum peygamber sünnetli, doğuştan sünnetli veya yarım sünnetli olarak da adlandırılır. Bunun temel nedeni, bu çocuklarda sünnet derisinin ön tarafının gelişmemiş olması ve derinin sadece penisin arka kısmında toplanmasıdır.

Diğer önemli belirtiler ve eşlik eden durumlar şunlardır:

  • Kordi (Penis Eğriliği): Penisin ereksiyon halindeyken aşağı doğru eğri olmasıdır. İdrar deliği uçtan ne kadar uzaksa, eğrilik genellikle o kadar şiddetli olur.
  • İdrar Yapma Alışkanlığı: Çocuklar ayakta işerken idrar karşıya değil aşağıya doğru aktığı için genellikle oturarak çiş yapmayı tercih ederler.
  • Sünnet Derisi Anomalisi: Sünnet derisinin penisi tam çevrelememesi ve eksik görünmesi.

Görülme Sıklığı ve Nedenleri

Hipospadias, çocuk ürolojisi pratiğinde en sık karşılaşılan doğumsal anomalilerden biridir. İstatistiksel olarak her 300 erkek çocuğundan birinde görülmektedir. En sık rastlanan türü ise penis ucuna yakın yerleşimli olan distal hipospadias vakalarıdır.

Bu durum tamamen doğumsal bir anomalidir. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte, anne karnındaki hormonal süreçlerin eksik kalabileceğine dair görüşler mevcuttur. Bebek doğduğunda yapılan dikkatli bir fizik muayene ile tanı kolaylıkla konulabilir.

Tanı Sonrası Ek Tetkikler Gerekli midir?

Özellikle ağır hipospadias vakalarında, diğer ürogenital sistem bozukluklarının eşlik etme riski daha yüksektir. Bu nedenle ağır olgularda böbrekler, idrar yolları ve mesaneyi kapsayan üriner sistem incelemesi mutlaka yapılmalıdır. Eğer hipospadias ile birlikte iki taraflı inmemiş testis durumu varsa, cinsel farklılaşma sorunlarını dışlamak adına kromozomal araştırmalar planlanmalıdır.

Hipospadias Tedavisi ve Ameliyat Zamanlaması

Hipospadiasın tek tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Ameliyat zamanlaması çocuğun psikolojik gelişimi açısından kritik öneme sahiptir. Çocuğun cinsel kimliğini keşfettiği 2-6 yaş arası (fallik dönem), penise yapılacak ağrılı işlemlerden kaçınılmalıdır.

İdeal cerrahi dönem, çocuk cinsel kimliğini keşfetmeden önceki bezli dönemdir. Bu dönemde yapılan ameliyatların bakımı aile için daha kolaydır. Operasyonun başarısı için deneyimli bir çocuk ürolojisi uzmanı veya çocuk cerrahı tarafından yapılması hayati önem taşır; çünkü tecrübesiz ellerde yapılan her üç ameliyattan biri komplikasyonla sonuçlanabilmektedir.

Ameliyat Teknikleri ve Uygulama

Cerrahi tedavinin temel amacı, idrar deliğini penisin uç kısmına taşımak ve varsa penis eğriliğini (kordi) düzeltmektir. Operasyon sırasında şu yöntemler uygulanır:

  • Dikiş ve Yama: İdrar kanalı dikişle oluşturulduktan sonra üzerine doku yaması eklenerek yapı sağlamlaştırılır.
  • Sünnet Derisi Kullanımı: Sünnet derisi yama olarak kullanılabilir. Bazı vakalarda ameliyatla birlikte sünnet de gerçekleştirilir. Bu yaklaşım, çocuğu ikinci bir ameliyat yükünden kurtarır.

Ameliyat Sonrası Süreç ve İyileşme

Günümüzde hipospadias ameliyatları genellikle günübirlik cerrahi işlemler olarak gerçekleştirilir. Çocuk ameliyat olduğu gün taburcu edilebilir. İyileşme süreci şu şekilde ilerler:

  1. Pansuman: Ameliyat sonrası 3. veya 5. günde pansuman açılır.
  2. Sonda (Stent) Kullanımı: İyileşme sürecinde idrar yolunu açık tutmak için stent adı verilen sondalar kullanılır. Genellikle 7. günde çekilir.
  3. Bebeklerde Bakım: Bebekler çift bez kullanılarak sondasıyla eve gönderilebilir. Büyük çocuklar ise stent üzerinden kendi başlarına tuvalete çıkabilirler.

Olası Komplikasyonlar

Başarılı bir sonuç için ilk ameliyat en büyük şanstır; çünkü daha önce müdahale edilmemiş dokularda başarı oranı daha yüksektir. En sık karşılaşılan komplikasyon fistül gelişimidir. Fistül, idrarın normal delik dışında, dikişlerin açıldığı başka bir noktadan gelmesidir. Diğer komplikasyonlar arasında şunlar yer alır:

  • Dikişlerin tamamen açılması ve kanama,
  • Penis derisinde gangren gelişimi,
  • İdrar yolunda darlık veya peniste eğriliğin devam etmesi.

Komplikasyon gelişmesi durumunda, yeni bir müdahale için genellikle dokuların iyileşmesi adına en az 6 ay beklenmesi gerekmektedir.

Etiketler

Peygamber sünneti nedirHipospadias tedavisi nasıl yapılırHipospadias nasıl tedavi edilirHipospadias neden olurPeygamber sünneti tedavisi var mıdırHipospadias hakkında merak edilenler

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Nizamettin Kılıç

Prof. Dr. Nizamettin Kılıç

Prof. Dr. Nizamettin KILIÇ, 1966 yılında Bursa’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 1983 yılında Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlamıştır. 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1989- 1990 yılları arasında 10 ay süre ile Amasya, Suluova, Akören Sağlık Ocağı’nda pratisyen hekim olarak görev yapmış, 1990 - 1995 yılları arasında ise İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Çocuk Cerrahisi ihtisasını tamamlamış ve Çocuk Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.