Doktorsitesi.com

Her Tiroid nodülü kansere döner mi ?

Prof. Dr. Yavuz Selim Yıldırım
Prof. Dr. Yavuz Selim Yıldırım
17 Eylül 2019227 görüntülenme
Randevu Al
Her Tiroid nodülü kansere döner mi ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tiroit Bezi ve Metabolizma Üzerindeki Etkileri

Tiroit bezi, vücudumuzun temel metabolizma hızını düzenleyen hayati bir organdır. Bu bezin çalışma temposundaki dengesizlikler, vücutta çeşitli fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Tiroit bezinin fazla çalışması durumunda hastalar; çarpıntı, terleme, titreme ve ishal gibi şikayetler yaşarken; az çalışması durumunda kabızlık, saç dökülmesi, seste kalınlaşma, ödem (vücudun su toplaması), halsizlik ve yorgunluk gibi semptomlar görülür.

Tiroit Nodülleri ve Kanser Riski

Fiziksel muayene ve boyun ultrasonu sonucunda saptanan tiroit nodülleri, kanser açısından potansiyel bir risk teşkil eder. Özellikle orta yaşlı kadınlarda daha sık görülen bu nodüller, ortalama her üç kadından birinde saptanabilmektedir. Takipsiz bırakılan nodüllerin kansere dönüşerek vücuda yayılma riski bulunduğu için düzenli kontrol hayati önem taşır.

Nodüller Ne Zaman Kansere Dönüşür?

Bir nodülün kötü huylu olma ihtimalini artıran belirli faktörler bulunmaktadır. Aşağıdaki durumlar kanser olasılığını doğrudan etkilemektedir:

  • Nodül boyutlarında gözlemlenen hızlı artış,
  • Çocukluk döneminde radyasyona maruz kalma öyküsü,
  • Aile bireylerinde tiroit kanseri geçmişinin bulunması,
  • Nodüllerin boyun ultrasonunda spesifik kanser belirtileri taşıması,
  • Nodüllerin tekli veya çoklu yapıda olması,
  • Yapısının kistik veya solid (katı) olması,
  • Nodülün hormon salgılayıp salgılamadığı.

Tanı Süreci ve Ultrasonografinin Önemi

Elle yapılan boyun muayenesinde nodül saptanan hastaların mutlaka ultrasonografi ile değerlendirilmesi gerekir. Birçok hasta herhangi bir semptom veya şikayet hissetmez; nodüller genellikle tesadüfen muayene sırasında fark edilir. Genel olarak tüm nodüllerde kanser ihtimali %5 civarındadır. Şüpheli bir bulguya rastlanması durumunda, kesin tanı için ince iğne biyopsisi uygulanmalıdır.

Kimler Risk Altındadır?

Aşağıdaki kriterleri taşıyan hastalar, tiroit kanseri açısından daha yüksek risk grubunda yer almaktadır:

Risk FaktörüAçıklama
Yaş ve CinsiyetÇocuk yaşta saptanan nodüller, erkek cinsiyet ve 45 yaş sonrası görülenler.
Klinik GeçmişAilede tiroit kanseri öyküsü veya daha önce geçirilmiş tiroit ameliyatı.
Nodül KarakteriSon 6-12 ayda belirgin büyüme, düzensiz sınırlar ve kalsifikasyon (kireçlenme).
Fiziksel BulgularNodülün soluk borusuna baskı yapması veya çevre dokulara yapışık olması.
Lenf TutulumuBoyunda tiroit ile ilişkili şüpheli lenf nodlarının varlığı.

Modern Guatr Ameliyatı ve Teknolojik İmkanlar

Eğer nodüller yüksek riskli belirtiler taşıyorsa, vakit kaybetmeden tiroit (guatr) ameliyatı planlanmalıdır. Risk taşımayan, selim (iyi huylu) olduğu düşünülen nodüller ise periyodik olarak takip edilmelidir. Günümüzde cerrahi süreçler teknolojik imkanlar sayesinde oldukça güvenli hale gelmiştir:

  1. Seçici Cerrahi: Sadece kanserleşmiş doku alınarak sağlam tiroit dokusu korunabilir, böylece hastanın ömür boyu hormon kullanma ihtiyacı ortadan kalkabilir.
  2. Organ Korunumu: Kalsiyum metabolizmasını yöneten paratiroit bezleri titizlikle korunur.
  3. Sinir Monitörü: Ses teli felci riskini minimize etmek amacıyla ameliyat esnasında sinir monitörü kullanılır.
  4. Estetik Yaklaşım: Boyunda belirgin iz kalmaması için operasyonlar küçük kesiler aracılığıyla gerçekleştirilir.

Etiketler

TiroidTiroid nodülTiroitKanserGuatrtiroit nodül

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yavuz Selim Yıldırım

Prof. Dr. Yavuz Selim Yıldırım

Doç. Dr. Yavuz Selim YILDIRIM, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1999 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2005 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasına ise, 2005 yılında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde başlamış ve 2010 yılında Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.