Doktorsitesi.com

Her bel ağrısı ve boyun ağrısı, bel ve boyun fıtığı mıdır ?

Prof. Dr. Erol Taşdemiroğlu
Prof. Dr. Erol Taşdemiroğlu
14 Haziran 20122340 görüntülenme
Randevu Al
  • Erişkin nüfusun %80'i hayatı boyunca şiddetli bel ağrısı yaşarken, bu ağrıların sadece %10'u bel fıtığından kaynaklanmaktadır.
  • Bel fıtığı teşhisi konulan hastaların yalnızca %1-2'si cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyar ve birçok kişi fıtığı olmasına rağmen hiçbir klinik şikayet göstermez.
  • Bel ve boyun ağrıları ciddi yapısal, romatizmal veya tümöral nedenlerden kaynaklanabileceği için MR gibi görüntüleme yöntemleriyle doğru teşhis konulması kritiktir.
Her bel ağrısı ve boyun ağrısı, bel ve boyun fıtığı mıdır ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Ağrısı: Yaygınlığı ve Klinik Yaklaşım

Bel ağrısı, insanoğlunun iki ayağı üzerinde durmaya başladığı dönemden itibaren karşılaştığı en temel sağlık sorunlarından biridir. İstatistiksel verilere göre, erişkin nüfusun %80'i hayatı boyunca en az bir kez doktora başvurmayı ve ileri tetkik (MR, BT vb.) yaptırmayı gerektirecek kadar şiddetli bel ağrısı yaşamaktadır. Genellikle 1 ila 3 hafta süren bu ağrılar, yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyebilmektedir.

Doktora başvuran hastaların klinik tabloları incelendiğinde şu veriler dikkat çekmektedir:

  • %60-65 oranında: Herhangi bir muayene veya görüntüleme bulgusuna rastlanmaz.
  • %15-20 oranında: Çeşitli yapısal ve sistemik nedenlere bağlı radyolojik bulgular tespit edilir.
  • %10 oranında: Ağrının kaynağı bel fıtığı (lomber disk hernisi) olarak belirlenir.

Bel Ağrısına Neden Olan Diğer Faktörler

Toplumdaki genel kanının aksine, her bel ağrısı fıtık kaynaklı değildir. Bel ağrısı şikayetiyle başvuran hastaların yaklaşık %15-20'sinde tespit edilen radyolojik bulguların altında yatan temel nedenler şunlardır:

Neden KategorisiSpesifik Rahatsızlıklar
Yapısal BozukluklarOmurgada çökme kırığı, bel kayması (lysthesis)
Romatizmal HastalıklarSpondilit, Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit
Enfeksiyon ve TümörlerEnfeksiyonlar, omurga veya omurilik kaynaklı iyi/kötü huylu tümörler
Diğer NedenlerMetabolik ve konjenital (doğuştan gelen) hastalıklar

Bel Fıtığı ve Cerrahi Müdahale Gerekliliği

Bel fıtığı teşhisi konulan hastaların sadece %1-2'lik bir kısmında cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durum, bel fıtığının sanıldığı kadar yüksek bir cerrahi gereklilik oranına sahip olmadığını göstermektedir.

İlginç bir veri olarak; hiçbir klinik şikayeti olmayan 35-40 yaş arası erişkinlerde yapılan Lomber MR taramalarında, %35 oranında büyük boyutlu bel fıtıkları tespit edilmiştir. Ancak bu kişilerde herhangi bir semptom görülmediği için ilaç veya cerrahi müdahale gerekmemektedir.

Tanı Sürecinde MR Görüntülemenin Önemi

Bel ağrıları, fıtıktan ziyade çok daha ciddi ve farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Bu sebeple bel ağrılarını ihmal etmemek hayati önem taşır. MR (Manyetik Rezonans) gibi non-invaziv görüntüleme yöntemleri, ağrının altında yatan nedenin ciddi bir hastalığa bağlı olup olmadığını netleştirmek için en güvenilir araçtır.

Boyun Ağrıları İçin Geçerli Durumlar

Bel ağrıları için geçerli olan tüm bu klinik veriler ve istatistiksel yaklaşımlar, boyun ağrıları için de birebir geçerlidir. Boyun ağrılarının büyük bir çoğunluğu boyun fıtığına bağlı değildir ve tanı-tedavi süreçleri bel ağrısı kategorisindeki prensiplerle uyumludur.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erol Taşdemiroğlu

Prof. Dr. Erol Taşdemiroğlu

Prof.Dr Erol TAŞDEMİROĞLU, 24 Ocak 1953 tarihinde Kars'ta doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1976 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji) uzmanlık eğitimini 1976 - 1982 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tamamlamıştır.1998 yılında Doçent ünvanı,2009 yılında ise Profesör ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.