Doktorsitesi.com

Hemanjiom

Op. Dr. Atilla Kaya
Op. Dr. Atilla Kaya
2 Ocak 20161621 görüntülenme
Randevu Al
Hemanjiom
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hemanjiom Nedir? Damar Beni Hakkında Temel Bilgiler

Hemanjiom, halk arasındaki yaygın tabiriyle damar beni veya kan beni, genellikle doğuştan gelen ve büyüme eğilimi gösteren bir tümör türüdür. Bu oluşumlar, damar kaynaklı oldukları için zamanla genişleme ve büyüme potansiyeline sahiptir. Vücutta sonradan ortaya çıkan ve cherry olarak adlandırılan kırmızı benler de bir tür hemanjiom kategorisinde değerlendirilmektedir.

Genellikle üzüm salkımı şeklinde baloncuklar halinde görülen hemanjiomlar, vücudun dış yüzeyinde olabildiği gibi iç organlarda da yerleşebilir. Karakteristik olarak iyi huylu bir yapıdadırlar; yani vücudun başka bölgelerine sıçrama (metastaz) yapmazlar. Ancak bu durum, risk taşımadıkları anlamına gelmez; bazı durumlarda hayati tehlike arz eden öldürücü kanamalara sebebiyet verebilirler.

Hemanjiom Belirtileri ve Görülme Alanları

Hemanjiomlar en sık dudak ve ağız içi bölgesinde görülmekle birlikte; kol, bacak ve yüzün farklı noktalarında da ortaya çıkabilir. Boyutları 2 mm gibi çok küçük seviyelerden, tüm yüzü veya bacağı kaplayacak 30 cm’lik genişliklere kadar ulaşabilir. Bu tümörlerin temel özellikleri şu şekildedir:

  • Genellikle doğuştan mevcuttur veya doğumdan kısa süre sonra fark edilir.
  • Damar yapısından kaynaklandığı için zamanla büyüme eğilimindedir.
  • Görünümü genellikle kırmızı veya morumsu, üzüm salkımını andıran baloncuklu yapıdadır.
  • Dudak kenarları ve ağız içi en sık görüldüğü bölgelerdir.

Hemanjiom Tedavi Yöntemleri

Hemanjiom tedavisi, hastalığın yaygınlığına, tipine ve yerleşim yerine göre farklı teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilir. Günümüzde uygulanan başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:

1. Ameliyatla Hemanjiom Tedavisi

Cerrahi yöntemde cilt kesilerek damar yumağının bulunduğu doku çıkarılır. Ancak bu işlem oldukça yüksek kanama riski taşır ve operasyon öncesinde ciddi kan stoku yapılması gerekir. Ameliyat sonrasında kan kaybı hastanın hayatını riske atabilir. Ayrıca doku içindeki anormal yapı tamamen temizlenemezse, vakaların önemli bir kısmında tekrarlama riski oldukça yüksektir.

2. İlaçla Tedavi (Skleroterapi)

Bu yöntemde damarların içini yakıcı bir madde damar yumağının içine enjekte edilir. İlaç verilen damarlar zamanla büzülerek yok olur. Seanslar halinde uygulanan bu yöntem, en az riskli ve oldukça başarılı sonuçlar veren bir uygulamadır. Ameliyat gerektirmediği için iz kalma riski yoktur ve kanama tehlikesi bulunmaz. Lazer ve radyo frekans desteğiyle uygun vakalarda %100’e yakın başarı sağlanmaktadır.

3. Lazerle Hemanjiom Tedavisi

Yüksek ısı enerjisi taşıyan ışık dalgalarının, tümörü oluşturan damar yumağını tahrip etmesi prensibiyle çalışır. Aylık seanslar halinde uygulanan bu yöntemde her seansta belirgin bir gerileme gözlenir. Tedavi süreci, damarın derinliğine ve kan akış hızına bağlı olarak 5 ile 40 seans arasında değişebilir. Süreç, ilaç enjeksiyonu ve radyo frekans ile desteklendiğinde daha hızlı sonuç alınır.

4. Radyo Frekans ve Termokoagülasyon

Radyo frekans yönteminde radyo dalgaları ısı enerjisine dönüştürülerek damar yumağına müdahale edilir. Termokoagülasyon ise elektrik enerjisinin ısıya dönüşmesiyle etkili olur. Değişik boylardaki problar sayesinde birçok farklı vaka bu yöntemlerle başarıyla tedavi edilebilmektedir.

Tedavi Yöntemlerinin Karşılaştırması

Tedavi YöntemiKanama Riskiİz Kalma RiskiTekrarlama Olasılığı
AmeliyatÇok YüksekVarYüksek
İlaç TedavisiYokYokÇok Düşük
Lazer TedavisiYokYokDüşük
Radyo FrekansYokYokDüşük

Önemli Not: Hemanjiom tedavisi, hayati riskleri ve estetik kaygıları minimize etmek adına mutlaka bu konuda tecrübeli uzman doktorlar ve donanımlı kliniklerde gerçekleştirilmelidir.

Etiketler

Hemanjiom tedavisiHemanjiom tedavi yöntemleriİlaç hemanjiom tedavisi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Atilla Kaya

Op. Dr. Atilla Kaya

Op. Dr. Atilla Kaya, 1961 yılında Malatya’da doğmuştur. İlk, orta ve liseyi Malatya'da bitirerek lisans öncesi eğitimini tamamlamıştı. 1980 yılında üniversitesi sınavını kazanarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini başlamıştır ve lisans eğitimini 1986 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanını almıştır. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’nda ihtisasını tamamlamıştır. Yandal eğitimini Genel Cerrahin’in alt branşı olan Proktoloji (Hemoroid ve Kıl Dönmesi) alanında yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.