Yaz mevsimine yaklaştığımız şu dönemlerde birçoğumuz yazlık kıyafetlere rahat bir şekilde girebilme hayalini kurmaya başladı bile; diyete başlama kararının yaygın olduğu bu aylarda önemli olan şeyin hızlı değil kalıcı kilo vermek olduğu asla unutulmamalıdır. Mucizevi bir arayış içerisine girerek, çok hızlı bir şekilde kilo vermek vücudumuzda yo-yo etkisi yaratarak diyeti bıraktıktan sonra önceki kilonuzdan daha yüksek bir kiloya ulaşmanıza neden olmakta.

Sadece kilo vermek amacıyla, bilinçsiz kişilerce, gazete ve dergilerden kişiye özel hazırlanmamış çok düşük kalorili şok diyet programları sonrasında verilen kiloların korunmadan daha fazlası ile geri alınmasına “yo-yo sendromu” denilmekte. Ayrıca, yapılan bilimsel araştırmalar; bu şekilde kilo verip alma kısır döngüsüne giren fazla kilolu kişilerde, zaten normal kilolulara oranla Tip 2 diyabete yakalanma riskinin %70-80 oranında arttırabildiği sonucuna varmış. Bu sebeple beslenme uzmanlarına başvuran, su içsem yarıyor az yesem dahi kilo veremiyorum nedeni nedir? Tarzı sorularla sık karşılaşıyoruz bunu birçok sebebe bağlayabilirken (hormonal bozukluk, insülin direnci, kullanılan bazı ilaçlar vb.) bir diğer sebebi de şok diyetlerle metabolizma ve hormonal dengenizin bozulmasıdır. Böyle durumlarda çok düşük kalorili beslenseniz de su içseniz de kilo vermeniz çok yavaş olur ya da hiç olmaz; çünkü daha önce bilinçsiz yaptığınız kişiye özel olmayan şok diyet uygulamaları vücutta olması gereken hormonal dengenin bozulmasına, yetersiz ve dengesiz beslenme sonucunda kan değerlerinizin kontrolsüz bir şekilde kötüleşmesine sebep olabilmektedir.


İstanbul Diyetisyen uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!