Doktorsitesi.com

Hamilelikte Şeker- Gestasyonel Diyabet

Dyt. Sanem Apa Doğan
Dyt. Sanem Apa Doğan
5 Mart 2019190 görüntülenme
Randevu Al
  • Gestasyonel diyabet, hamilelikteki hormonal değişimlerin insülin direncine yol açmasıyla genellikle 20. ve 24. haftalar arasında ortaya çıkan geçici bir durumdur.
  • Obezite, ileri yaş ve aile öyküsü gibi risk faktörleri bu durumu tetikleyebilirken; tedavi sürecinde kişiye özel beslenme programı, düzenli egzersiz ve gerektiğinde insülin desteği kritik rol oynar.
  • Doğum sonrası genellikle kendiliğinden düzelse de gestasyonel diyabet öyküsü olan kadınların ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet geliştirme riski %40 oranında artmaktadır.
Hamilelikte Şeker- Gestasyonel Diyabet
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gestasyonel Diyabet Nedir ve Nasıl Oluşur?

Gestasyonel diyabet, hamilelik döneminde ortaya çıkan ve tüm gebeliklerin yaklaşık %3 ile %5’ini etkileyen bir sağlık durumudur. Bu tablo, vücudun hiç insülin üretemediği Tip 1 diyabetten farklı olarak, daha çok Tip 2 diyabet ile benzerlik gösterir. Tip 2 diyabette olduğu gibi, gestasyonel diyabetli bireyler de kan glukoz değerlerini diyet ve egzersizle kontrol edebilir; ancak gerekli durumlarda ilaç veya insülin desteğine ihtiyaç duyabilirler.

Genellikle hamileliğin 20. ile 24. haftaları arasında gelişen bu durum, vücuttaki hormonal değişimlerden kaynaklanır. Hamilelik süresince plasentada üretilen hayati hormonların bir kısmı, vücuttaki insülini bloke ederek direnç oluşturur. Plasenta büyüdükçe üretilen hormon miktarı artar ve bu da daha büyük bir insülin direnci meydana getirir. Normal şartlarda pankreas bu direnci kırmak için daha fazla insülin salgılar; ancak pankreasın kapasitesi plasentanın ihtiyacını karşılayamadığında gestasyonel diyabet tablosu oluşur.

Gestasyonel Diyabet İçin Risk Faktörleri

Her kadın hamilelik döneminde gestasyonel diyabet riskiyle karşılaşabilir. Ancak belirli faktörler bu olasılığı önemli ölçüde artırmaktadır. Risk faktörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Obezite ve aşırı kilo,
  • Aile geçmişinde diyabet öyküsü bulunması,
  • Daha önce 4 kg üzerinde (makrozomik) bebek dünyaya getirmiş olmak,
  • Doğumsal anomalisi olan bir bebek sahibi olmak,
  • Önceki hamileliklerde düşük yaşanmış olması,
  • Amniyotik sıvının normalden fazla olması.

Ayrıca, 35 yaş ve üzeri anne adayları, daha genç yaştaki gebelere oranla gestasyonel diyabet gelişimi açısından daha yüksek risk grubunda yer almaktadır.

Gestasyonel Diyabet Kalıcı Bir Durum mudur?

Gestasyonel diyabet, genellikle bebeğin doğumundan sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Doğumla birlikte plasentanın vücuttan uzaklaşması, insülin direncine yol açan hormon üretimini de durdurur. Bu durum, doğum sonrasında kan şekeri düzeylerinin normale dönmesini sağlar. Ancak hamilelikte bu tanıyı alan kadınların, ilerleyen dönemlerde diyabet hastası olma riski artmaktadır.

Yapılan çalışmalar, gestasyonel diyabet geçmişi olan kadınların ileriki yıllarda %40 oranında Tip 2 diyabet geliştirme riski taşıdığını göstermektedir. Bu nedenle, hamilelik döneminde bu sorunu yaşayan bireylerin her yıl düzenli olarak kan glukoz değerlerini kontrol ettirmeleri hayati önem taşır.

Hamilelikte Kan Şekeri Kontrolü ve Tedavi Yöntemleri

Birçok anne adayı sadece beslenme düzenine dikkat ederek kan şekerini kontrol altında tutabilirken, bazı durumlarda insülin tedavisi zorunlu hale gelebilir. Gestasyonel diyabet tedavisinde, bebek üzerindeki etkileri tam olarak bilinmediği için ağızdan alınan ilaçlar tercih edilmez. Sorunsuz bir hamilelik süreci için şu adımların takip edilmesi önerilir:

  1. Kişiye özel hazırlanmış beslenme programına sadık kalmak.
  2. Kan şekeri düzeylerini düzenli ve sürekli olarak takip etmek.
  3. İnsülin kullanımı gerekiyorsa, doz ayarlaması ve uygulama tekniklerini öğrenmek.
  4. Hipoglisemi (düşük kan şekeri) ataklarında müdahale yöntemlerini bilmek.
  5. Doktor onayıyla uygun fiziksel aktiviteleri yaşam tarzına dahil etmek.

Beslenme Programında Dikkat Edilmesi Gereken Temel Kurallar

Kan glukoz seviyesini dengede tutmak, hem anne hem de bebek sağlığı için kritiktir. Diyetisyen kontrolünde uygulanacak bir beslenme planında şu alışkanlıklar yer almalıdır:

Dikkat Edilmesi GerekenlerUygulama Yöntemi
Şeker TüketimiŞeker ve şekerli besinlerden tamamen uzak durulmalıdır.
Karbonhidrat SeçimiBasit şekerler yerine sebze, meyve ve tahıl gibi kompleks karbonhidratlar seçilmelidir.
Posa AlımıGünlük tüketilen lif (posa) miktarının yeterli olduğundan emin olunmalıdır.
Yağ Tüketimi1 kg sebze yemeğine 2 çorba kaşığı, salatalara ise 1 tatlı kaşığı yağ sınırı getirilmelidir.
Gece ÖğünüYatmadan önce süt-meyve veya peynir-ekmek gibi protein ve kompleks karbonhidrat içeren bir ara öğün yapılmalıdır.
Et TercihiEt ve tavuk tüketiminde daima yağsız kısımlar tercih edilmelidir.

Hamilelikte İdeal Kilo Alımı

Hamilelik süresince kilo kontrolü sağlamak, diyabet yönetimi açısından belirleyicidir. Aşırı kilo alımı, vücuttaki yağ miktarını artırarak kan şekerini dengelemek için daha fazla insülin salgılanmasına neden olur. Bu durum insülin direncini tetikleyebilir. Bu nedenle, hamilelik boyunca doktor ve diyetisyen eşliğinde kişiye en uygun ve sağlıklı kilo alımı hedeflenmelidir.

Etiketler

KiloGestasyonel diyabetHamilelikte şekerŞekergestasyonel diyabet kalıcı mıdır

Yazar Hakkında

Dyt. Sanem Apa Doğan

Dyt. Sanem Apa Doğan

Dyt. Sanem APA DOĞAN, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde başladığı eğitimini 2005 yılında başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 

Mezuniyet tezi olarak “Üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarının saptanması” başlığı altında araştırma yapmış olan Dyt. Sanem Apa DOĞAN, Beslenme ve Diyetetik alanındaki seminerini ise “Bebeklik, çocukluk ve adolesan döneminde kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesi” konusunda vermiştir. Ayrıca üniversite eğitimi sırasında “Yetişkin kadınların folat tüketim durumlarının saptanması” konusunda da çalışma yapmıştır. 2017 Yılı itibarıyla “Down Sendromlu çocukların beslenme durumlarının saptanması” üzerine araştırmalar yapmış, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri anabilim dalında yüksek lisans eğitimine devam etmekte olan Dyt. Sanem Apa DOĞAN, Bilim Uzmanlığı tezini “Karaciğer yağlanması olan obez hastalarda ağırlık kaybının etkisinin incelenmesi” üzerine yapmaktadır.

Dyt. Sanem APA DOĞAN, 2005 - 2007 yılları arasında Mezura Kliniği’nde kurumsal wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumlu Diyetisyen olarak görev almış, aynı zamanda kilo verme, kilo alma, gebelik ve emziklilik beslenmesi, POS da beslenme, menopozda beslenme, diyabet, kalp damar hastalığı gibi kronik hastalıklarda beslenme ve diyet konularında danışanlarına beslenme eğitimi vermiştir. Danışanlarına verdiği beslenme eğitimlerinin yanı sıra gıda sektöründe önemli yeri olan şirketlere ürün geliştirmede danışmanlık, çeşitli şirketlere sağlıklı beslenme seminerleri ve beslenme eğitimi, mönü danışmanlığı (okullar ve özel şirketler) yapmıştır. Ozel bir spor merkezinde spor yapan bireylerin beslenme durumunun kontrolü konusunda diyetisyen olarak bireysel beslenme eğitimi hizmeti sunmuştur.

Mayıs 2008 tarihinde Amerikan Diyetisyenler Derneği’nden “Çocukluk ve Adolesan Döneminde Kilo Kontrolü ve Yönetimi” ile “Yetişkin Kilo Kontrolü ve Yönetimi” Sertifikalarını başarıyla almış olan Dyt. Sanem APA DOĞAN, 2008 Yılında Boston’da Amerikan Diyetisyenler Derneği’nin düzenlediği 24. Kalp Sağlığı ve Spor Beslenmesi konusundaki sempozyuma katılmış, daha sonra Kanada Kanser Derneği’nde gönüllü olarak çalışmış ve kanser hastalarını yakından gözlemleme şansı bulmuştur.

2007 Yılı Kasım ayında Diyabet Diyetisyenliği Kursuna katılım göstermiş ve diyabet konusundaki bilgilerini güncelleyerek “Diyabet Diyetisyeni” olarak çalışma hakkı kazananan Dyt. Sanem APA DOĞAN,  aynı zamanda Türkiye Diyetisyenler Derneği; Amerika Diyetisyenler Derneği; Diyabet, Obezite ve Beslenme Derneği; English High School- Nişantaşı Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği, Marmara Rotaract, İstanbul Avcılar ve Atıcılar Kulübü üyesi olan Sanem Apa, bir çok ulusal ve uluslarası kongre ve sempozyuma katılmış, Kanada ve Amerika Birleşik Devletlerinde mesleki gelişimi için çeşitli gözlemlerde bulunduktan sonra kurum diyetisyenliği alanında TÜBİTAK’ta görev almıştır.

Dyt. Sanem APA DOĞAN, mesleki çalışmalarına şu an İstanbul/Ümraniye'de bulunan özel muayenehanesinde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.