Halk Arasında ''UR'' aslında Myom
- Myomlar, rahmin kas tabakasından köken alan ve genellikle 30-40 yaş aralığındaki kadınlarda görülen iyi huylu kitlelerdir.
- Kesin oluşum nedenleri bilinmemekle birlikte, gelişimlerinde östrojen hormonunun ve genetik faktörlerin kritik bir rol oynadığı kabul edilmektedir.
- Çoğu vaka belirti vermese de, yerleşim yerlerine göre aşırı kanama, ağrı ve çevre organlara baskı gibi şikayetlere yol açarak cerrahi müdahale gerektirebilirler.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Myom (Ur) Nedir? Rahimdeki İyi Huylu Kitleler
Kadın hastalıkları ve doğum kliniklerinde sıkça karşılaşılan, halk arasında ur olarak adlandırılan durum tıbbi literatürde myom (fibroid veya leiomyoma) olarak tanımlanır. Myomlar, uterusun (rahim) kas tabakasından köken alan, düz kas ve bağ dokusu içeren iyi huylu (kanser olmayan) kitlelerdir. Kadın pelvisinde en sık görülen tümör türü olan myomlar, hemen her zaman selim tabiatlıdır ve kansere dönüşme riski ihmal edilebilecek kadar düşüktür.
Rahim duvarı üç tabakadan oluşur: İçte adet döngüsüyle değişen endometrium, ortada kalın kas tabakası olan myometrium ve dışta koruyucu zar olan seroza. Myomlar, işte bu orta tabakadaki düz kas hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla meydana gelir. Boyutları bir toplu iğne başından karpuz büyüklüğüne kadar değişkenlik gösterebilir.
Myomların Görülme Sıklığı ve Özellikleri
İstatistiksel verilere göre her 4-5 kadından birinde myom görülmektedir. Ancak birçok myom küçük boyutlu olduğu için hastaların %75'i durumun farkında değildir. Yapılan detaylı incelemeler, gerçek görülme sıklığının %80'den fazla olabileceğini düşündürmektedir.
- Genellikle 30-40 yaş aralığında ortaya çıkarlar.
- Ergenlik öncesi görülmeleri son derece nadirdir.
- Menopoz sonrası, hormon desteği almayan kadınlarda küçülme eğilimi gösterirler.
- Tek bir adet (myom nüvesi) olabileceği gibi, rahimde sayılamayacak kadar çok olabilirler.
Myom Nedenleri ve Hormon İlişkisi
Myomların kesin oluşum nedeni tıp dünyasında henüz tam olarak açıklanamamıştır. Bazı kadınlarda neden sürekli yeni kitleler oluştuğu belirsizliğini korusa da, gelişimlerinde östrojen hormonunun kritik bir rol oynadığı kabul edilmektedir.
Myom ve östrojen arasındaki temel ilişkiler şunlardır:
- Östrojen salgılanmayan ergenlik öncesi dönemde görülmezler.
- Gebelik gibi östrojenin arttığı dönemlerde hızla büyürler.
- Östrojen içeren ilaçların kullanımı büyümeyi tetikleyebilir.
- Menopozda östrojenin çekilmesiyle birlikte küçülürler.
Bazı araştırmacılar, gebelikteki büyümeyi sadece östrojene değil, rahme giden kan akışının artmasına bağlarken; bir diğer grup ise progesteron hormonunun da hücre artışında etkili olduğunu savunmaktadır.
Myom Türleri ve Yerleşim Yerleri
Myomlar, rahimdeki yerleşim yerlerine göre sınıflandırılır ve yarattıkları şikayetler bu konuma göre değişir:
| Myom Türü | Yerleşim Yeri ve Özellikleri |
|---|---|
| Submüköz Myom | Rahim iç tabakasının (endometrium) hemen altındadır. Kanama bozukluklarına yol açar. |
| İntramural Myom | Rahim kas duvarının içinde yer alır. Büyüdükçe rahmi de genişletir. |
| Subseröz Myom | Rahmin dış yüzeyinden dışarı doğru büyür. Genelde kanama yapmaz. |
| Saplı Myom | Rahme ince bir bağ ile bağlıdır. Kendi etrafında dönerse şiddetli ağrı yapabilir. |
| İnterligamentöz Myom | Rahmi tutan bağların (ligaman) arasında gelişir; cerrahisi güçtür. |
| Paraziter Myom | Rahimle bağı kopup başka bir organdan beslenmeye başlayan myomdur. |
Myom Belirtileri Nelerdir?
Myomların çoğu belirti vermese de, vakaların %25'inde yaşam kalitesini etkileyen şu şikayetler görülür:
- Aşırı ve Anormal Vajinal Kanama: En sık görülen belirtidir. Özellikle submüköz myomlar adet süresini uzatır ve miktarını artırır. Bu durum zamanla anemiye (kansızlık) yol açar.
- Ağrı: Genellikle adet döneminde kramp tarzında hissedilir. Myomun dejenerasyonu veya saplı myomların burkulması ani, bıçak saplanır tarzda ağrı yapabilir.
- Karın Şişliği ve Bası Bulguları: Büyüyen kitle mesaneye baskı yaparsa sık idrara çıkma, bağırsaklara baskı yaparsa kabızlık ve gaz problemine neden olur.
- Kısırlık ve Gebelik Sorunları: Myomlar tüpleri tıkayarak veya rahim içi dokuyu bozarak gebeliği zorlaştırabilir. Gebelik oluşsa bile düşük, erken doğum veya doğum kanalının tıkanması gibi riskler oluşturabilir.
Tanı ve Ayırıcı Tanı
Myomlar genellikle rutin bir jinekolojik muayene sırasında fark edilir. Günümüzde ultrasonografi (USG), myom teşhisinde kullanılan en hızlı ve güvenilir araçtır. Tanı aşamasında; yumurtalık kitleleri, gebelik, adenomyozis ve rahim şekil bozuklukları gibi durumlarla karıştırılmamasına dikkat edilmelidir.
Myom Tedavi Yöntemleri
Her myom tedavi gerektirmez; belirgin şikayeti olmayan hastalarda 6 aylık düzenli takip yeterlidir. Ancak aşağıdaki durumlarda müdahale zorunludur:
- Anemiye yol açan şiddetli kanamalar.
- Özellikle menopoz sonrası fark edilen ani büyüme.
- Şiddetli ağrı ve çevre organlara baskı.
- Myomun yumurtalık tümörleriyle karıştırılma riski.
Cerrahi ve Diğer Yaklaşımlar
Myomun en kesin tedavisi cerrahidir. Hastanın yaşına ve çocuk isteğine göre iki ana yöntem uygulanır:
- Myomektomi: Sadece myom çekirdeklerinin çıkarılması (rahim korunur).
- Histerektomi: Rahmin tamamen alınması.
Alternatif olarak; hormon baskılayıcı ilaçlarla geçici küçülme sağlama, lazerle yakma, dondurma veya myolizis (elektrik akımı ile küçültme) gibi yöntemler de mevcuttur. Ancak ilaç tedavisi kesildiğinde myomların tekrar hızla büyüme eğilimi olduğu unutulmamalıdır.


