Hamileliğiniz: 9. hafta

Bebeğiniz nasıl gelişiyor:

Bebeğiniz bu hafta yaklaşık 2,5 cm uzunluğunda olup bir üzüm tanesi büyüklüğündedir ; ağırlığı 3 gram bile değildir. Giderek insana benzemeye başlamaktadır. Önümüzdeki aylarda oldukça ince ayardan geçecek olan, temel vücut parçaları oluşmaktadır. Diğer değişikliklerin sayısı da fazladır: Bebeğinizin kalbi, dört odacığa bölünmeyi tamamlar ve kapakçıkları da şekillenmeye başlar. Embriyonik “kuyruk” tamamen gitmiştir. Dış cinsel organlar oradadır, fakat birkaç hafta boyunca kız mı yoksa erkek mi olduğu anlaşılamayacaktır. Gözleri tamamen şekillenmiştir, fakat göz kapakları birleşiktir ve 27. haftaya kadar açılmaz. Kulak memeleri miniciktir ve ağzı, burnu ve burun delikleri daha belirgindir. Plasenta ise en önemli iş olan hormon üretme işini artık üstlenecek kadar gelişmiştir. Şimdi bebeğinizin temel fizyolojisi oluşmuş olduğuna göre, hızla kilo almaya hazırdır.

Sizin hayatınız nasıl değişiyor:

Beliniz biraz kalınlaşmaktadır fakat hala hamile gibi görünmeyebilirsiniz. Yine de hamile olduğunuzu muhtemelen hissediyorsunuzdur. Birçok kadın için sabah bulantısı ve diğer fiziksel ve duygusal semptomlar tüm gücüyle devam etmektedir.

Çalkantılı ruh halleri yaygındır — anne olacak olmakla ilgili olarak bazen mutlu, bazen kaygılı hale düşmüş olmanız oldukça normaldir. Kendinizi rahat bırakmaya çalışın. Kadınların çoğu, karamsarlığın altı ila onuncu haftalar arasında alevlendiğini, ikinci üç aylık dönemde hafiflediğini ve daha sonra hamilelik sona ermek üzereyken yeniden ortaya çıktığını belirtmektedir.

Eşe dosta ve işyerindekilere gebe olduğumu ne zaman söylemeliyim?

Bazı kadınlar, bebek beklediğini etrafındakilere hemen söylemeyi tercih ederken, diğerleri ise düşük riskinin artık iyice azaldığı ikinci üç aylık döneme kadar beklemeyi doğru bulur. Bazı çalışan hamile bayanlar işverenlerinin ya da iş arkadaşlarının kendilerine bakışlarının hamilelikleri nedeniyle etkilemesinden korktukları için mümkün olduğunca uzun süre bekler. Peki gebeliği duyurmak için en iyi zaman hangisidir? Göz önüne almanız gereken bazı faktörler, aşağıdaki gibidir:

Herhangi bir komplikasyonunuz var mı? Eğer varsa ve sağlık uzmanınızı sıklıkla ziyaret ediyorsanız veya çok endişeliyseniz, etrafınızdakilere ve iş arkadaşlarınıza hamileliğinizin ilk dönemlerinde söylemek, sizi rahatlatabilir çünkü daha çok destek alırsınız.

Bulantıdan ne kadar muzdaripsiniz? Neredeyse sürekli ortaya çıkan bulantıdan ve sıklıkla kusmaktan muzdaripseniz, hamileliğinizi, iş yerindeki üstlerinize tercih ettiğinizden daha erken bir zamanda bildirmek zorunda kalabilirsiniz. Kendisine bu haberi vermeden önce, neler istediğinize karar verin: Daha toleranslı bir çalışma programı? İzin? Nelere ihtiyacınız varsa isteyin ve birçok kadının üçüncü ayın sonuna kadar daha iyi hissettiğine dair olan bilgiyi kendisiyle paylaşın.

İşiniz çok yorucu ya da potansiyel olarak tehlikeli mi? Bebeğiniz ve kendiniz için, muhtemelen hamileliğinizi erkenden duyurmak isteyeceksiniz. Duyurunuzu hemen yapmak, değişen iş sorumluluklarınızla ilgili olarak zamanında konuşmanıza olanak tanıyacaktır.

Amiriniz ve iş arkadaşlarınız destekleyici olacak mı? Bu, işyeri kültürüne, işyerinin başka kadınların hamileliğinden etkilenme derecesine ve amirinizle ilişkinize bağlı olacaktır. Amirinizin bu haberi profesyonel bir şekilde ele alacağından eminseniz, hamileliğinizi erkenden duyurmak, hamileliğinizi daha sağlıklı ve daha az stresli hale getirmenize yardımcı olabilen ve işveren tarafından sağlanan hizmetlerden faydalanabileceğiniz anlamına gelir.

Haftanın Faaliyet önerisi:

Bebeğinizle bağ kurmak için günlük bir ritüel başlatın. Bir çok klinik psikolog , kadınların bebekleri hakkında düşünmek için günde beş ila on dakika ayırmalarını teşvik etmektedir. Birçok hamile kadın için uyandıktan hemen sonrası ve uykudan hemen öncesi iyi gelir. Bu zamanlarda, sessizce oturun ve ellerinizi hafifçe karnınızın üstüne koyun. Nefes alıp vermenize odaklanın ve daha sonra bebeğinizi düşünmeye başlayın (bir ebeveyn olarak umutlarınız ve hayalleriniz, niyetleriniz, vb.) Bağlanma sürecini başlatmanın ve olmak istediğiniz türde ebeveyn olmak için plan yapmanın müthiş bir yoludur.

Gaz ve şişkinliği hafifletmek için ipuçları:

Bu haftalarda muhtemelen aşırı gazlı ve şişkin hissediyorsunuz.. Bunun başlıca nedeni, hamilelik sırasında, sindirim sisteminiz dahil olmak üzere, vücudunuzun tümünde düz kas dokusunu gevşeten progesteron seviyelerinin çok daha yüksek olmasıdır. Bu durum, sindiriminizi yavaşlattığı için daha fazla gaza, şişkinliğe, geğirmeye, mide gazına ve özellikle büyük bir yemekten sonra bağırsağınızda genellikle içler acısı bir duyarlığa yol açabilir.

Gaz ve şişkinliği azaltmanın en etkili yolu, buna en çok sebep olan gıdaların tüketilmesini durdurmaktır. Bir gıda günlüğü tutmak, sizin için tetikleyici nitelikteki gıdaları belirlemenize yardımcı olabilir. Rahatlamak için yapabileceğiniz diğer birkaç işlem aşağıdaki gibidir:

Gün boyunca birkaç ara öğün yapın ve yerken sıvıları sınırlandırın.

Her zaman oturarak yiyin, yavaşça ve tamamen çiğneyin.

Karbonatlı içeceklerden, çikletten ve sert şekerlerden kaçının.

Bol ve rahat giysiler giyin ; beliniz ve göbek çevreniz çok dar veya sıkı olmasın.

Egzersiz, hatta hafif tempolu yürüyüş bile hareketsiz sindirim sisteminize yardımcı olabilir.

Hekimler, doğum tarihini nasıl belirler ve bunlara ne kadar güvenebilirsiniz?

Eğer 28 günlük düzenli bir adet döngünüz varsa, hekimler,doğum tarihinizi son adetinizin ilk gününden itibaren 40 haftayı sayarak hesaplar. Ancak son adetinizin ilk gününü bilmiyorsanız ya da adetleriniz düzensizse, erken yapılan ultrason, oldukça doğru bir doğum tarihi sağlayabilir çünkü ilk üç ayda ceninin gelişiminde az bir farklılık vardır ve bu nedenle bebeğinizin ne kadar yakında ya da uzakta olduğunu tespit etmek kolaydır. Doğum tarihiniz ister son adetinizin ilk gününe dayalı olsun, ister ultrasondan kaynaklansın, bebeklerin nadiren tam gününde yani 40. haftanın sonunda geldiğini unutmayın.


İstanbul Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!