Günümüzde Bakırlı Rahim İçi Araçlar

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Bakırlı Rahim İçi Araçlar (RİA) Nedir?
Bakırlı rahim içi araçlar (RİA), Türkiye'de en sık tercih edilen, yüksek etkinliğe sahip ve geçici gebelikten korunma yöntemlerinden biridir. Yaklaşık 50 yıllık bir geçmişe sahip olmasına rağmen, 21. yüzyılda hala geliştirilmeye devam eden modern bir doğum kontrol yöntemi olarak kabul edilmektedir. Bu araçlar, rahim içine yerleştirilerek uzun süreli koruma sağlar.
RİA Modelleri ve Koruyuculuk Süreleri
Bakır içeren RİA'ların etkinlik süreleri, içerdikleri bakır miktarına ve modellerine göre değişiklik göstermektedir. Kullanılan modele göre koruyuculuk süreleri şu şekildedir:
| RİA Modeli | Koruyuculuk Süresi | Kullanım Alanı |
|---|---|---|
| Cu T 380 A | 12 Yıl | Kamu kuruluşlarında yaygın kullanım |
| Multiload 375 Cu | 5 Yıl | Özel sağlık kurumlarında yaygın kullanım |
| Multiload 250 Cu | 3 Yıl | Özel sağlık kurumlarında yaygın kullanım |
Özel sağlık kurumlarında tercih edilen Multiload modellerinde kanama ve ağrı oranları daha az görülmekle birlikte, cihazın aşağı kayma veya atılma riski biraz daha yüksektir. RİA'ların içindeki bakır tükendiğinde koruyuculuk azalacağı için süresi dolan araçlar vakit kaybetmeden değiştirilmelidir.
Uygulama Zamanı ve Kullanım Koşulları
Rahim içi araçlar, adolesan dönemden menopoza kadar her yaş grubundaki kadın tarafından kullanılabilir. Hiç doğum yapmamış kadınların da RİA kullanmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Uygulama süreciyle ilgili bilinmesi gereken temel noktalar şunlardır:
- Uygulama Zamanı: Tercihen menstrüasyonun (adet döneminin) son günü olmak üzere herhangi bir gün uygulanabilir.
- Acil Korunma: Korunmasız cinsel ilişkiden sonraki ilk 5 gün içinde uygulandığında %98 oranında gebelikten koruma sağlar.
- Doğum ve Kürtaj Sonrası: Rahim tahliyesi (kürtaj) sonrası hemen uygulanabilir. Normal doğumda plasenta çıktıktan sonraki ilk 15 dakika içinde veya sezaryen sırasında uygulanmasında sakınca yoktur.
- Emzirme Dönemi: Doğumdan 1.5 ay sonra, adet kanaması beklenmeden güvenle takılabilir; emzirme süreci uygulamaya engel değildir.
Uygulama sonrası rahmin dinlendirilmesi gibi bir zorunluluk yoktur; çıkarılan RİA'nın yerine yenisi hemen takılabilir.
Yan Etkiler ve Risk Yönetimi
Kanama ve ağrı, RİA kullanımında en sık karşılaşılan yan etkilerdir. Özellikle uygulamayı takip eden ilk 3 ay boyunca kanama düzensizlikleri, adet kanamasının miktarında artış veya süresinde uzama görülebilir.
Ağrı ve Kanama Kontrolü
Prostoglandin inhibitörü olarak adlandırılan ağrı kesiciler, kanama miktarını yaklaşık yarı yarıya azaltabilir ancak kanama gün sayısını değiştirmez. Kasık, bel ve adet sancıları için spazm çözücü ilaçlar tedaviye eklenebilir.
Kayma ve Atılma Riski
Özellikle ilk üç ayda RİA'nın aşağı kayma veya rahimden atılma riski mevcuttur. Bu durum bazen belirti vermezken; bazen kanlı akıntı, kasık ve bel ağrısında artış ile kendini gösterebilir. Bu nedenle ilk 3 ayda ultrasonografi ile değerlendirme yapılması, sonrasında ise yıllık rutin kontrollerin aksatılmaması kritik öneme sahiptir.
Enfeksiyon ve Diğer Sağlık Durumları Hakkında Gerçekler
Toplumda RİA kullanımıyla ilgili bazı yanlış inanışlar bulunmaktadır. Bilimsel veriler ışığında durum şöyledir:
- Enfeksiyon Riski: Steril koşullarda uygulanmadığında ilk 3 haftada pelvik enfeksiyon riski artabilir. Ancak RİA'nın yumurtalık iltihabı yaptığına dair bilimsel bir kanıt yoktur.
- Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar: Sadece Gonore (bel soğukluğu) ve Klamidya şüphesi durumunda RİA uygulanmaz. Sifilis, hepatit ve HPV enfeksiyonları uygulamaya engel teşkil etmez.
- Rahim Ağzı Yaraları: Rahim ağzındaki kızarık görüntü (yara) RİA takılmasına engel değildir ve RİA yara oluşumuna neden olmaz.
- Myomlar: Rahim iç tabakasına baskı yapmayan myomlar RİA kullanımına engel değildir.
Kanser ve Dış Gebelik İlişkisi
Rahim içi araçlar kanser riskini artırmaz. Aksine, RİA kullananlarda rahim içi, yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerinin daha az görüldüğüne dair çalışmalar mevcuttur. Tedavi sürecindeki kanser vakalarında dahi kullanımı güvenlidir. Ayrıca, RİA'lar dış gebelik riskini artırmaz; daha önce dış gebelik geçirmiş kadınlarda da bakırlı RİA kullanılabilir.
RİA Mevcudiyetinde Gebelik Oluşursa Ne Yapılmalı?
RİA kullanımına rağmen yaklaşık %1 oranında gebelik riski bulunmaktadır. Eğer gebelik oluşursa:
- RİA gebelik kesesinin altındaysa çıkarılır ve gebeliğin devamına izin verilebilir.
- RİA çıkarılamayacak bir konumdaysa rahim içinde kalabilir. Bu durum bebekte anomali (sakatlık) riskini artırmaz, sadece düşük riskini yükseltir.
- Doğum sırasında plasenta ayrıldığında RİA kendiliğinden düşecektir.
RİA uygulamalarında ve takibinde Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) güncel uygunluk ölçütleri esas alınmalıdır.


