Doktorsitesi.com

Glokom ve glokom ameliyatı

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu
Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu
11 Aralık 2014418 görüntülenme
Randevu Al
Glokom ve glokom ameliyatı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir?

Glokom, halk arasında yaygın olarak karasu veya göz tansiyonu adıyla bilinen, sinsi ilerleyen bir göz hastalığıdır. Göz içerisindeki sıvının sağlıklı bir şekilde boşalamaması sonucunda göz içi basıncı yükselir. Normal şartlarda bu basınç değerlerinin 10-21 mmHg aralığında olması beklenir; ancak bu değerler gün içerisinde değişkenlik gösterebilir.

Bu hastalık, genellikle belirgin bir semptom göstermez ve ancak rutin göz muayeneleri sırasında tespit edilebilir. Tedavi edilmediği takdirde, yüksek basınç görme sinirine kalıcı hasar vererek görme alanında ciddi kayıplara yol açar. Günümüzde glokom, dünya genelinde kalıcı görme kaybına en fazla neden olan hastalık olarak tanımlanmaktadır.

Glokom Tipleri ve Risk Grupları

Glokom, her yaştan bireyi etkileyebilen bir hastalıktır. 40 yaş üzerindeki bireylerde görülme sıklığı %2 civarındayken, nadir de olsa yeni doğan bebeklerde de teşhis edilebilir. Hastalığın birçok farklı türü bulunmakla birlikte, klinik açıdan en kritik iki tipi şunlardır:

  • Kronik açık açılı glokom
  • Açı kapanması glokomu

Hastalığın tüm tiplerinde ortak özellik, kaybedilen görme yetisinin geri getirilememesidir. Bu nedenle risk faktörlerini bilmek hayati önem taşır. Glokom riskini artıran temel faktörler şunlardır:

Risk FaktörüAçıklama
Yaşİlerleyen yaşla birlikte risk artar.
GenetikAilede glokom öyküsünün bulunması.
Tıbbi GeçmişŞeker hastalığı, migren ve miyopi.
İlaç KullanımıUzun süreli kortizon kullanımı.
TravmaGeçmişte yaşanan göz yaralanmaları.

Glokom Teşhisi Nasıl Konulur?

Glokom belirti vermeyen bir hastalık olduğu için teşhis süreci uzmanlık gerektirir. Rutin muayene sırasında yapılan göz tansiyonu ölçümü ve görme siniri kontrolünde şüpheli bir bulguya rastlanması durumunda ileri tetkikler uygulanır. Teşhis için kullanılan temel yöntemler şunlardır:

  1. Görme Siniri Analizi (RNFL): Sinir lifi tabakasının detaylı incelenmesi.
  2. Görme Alanı Testi: Görme kayıplarının haritalandırılması.
  3. Kornea Kalınlığı Ölçümü: Basınç değerlerinin doğruluğunun teyit edilmesi.

Glokom Tedavisi ve Ameliyat Süreci

Glokom tedavisinde öncelikli hedef, göz içi basıncını düşürerek görme sinirindeki hasarı durdurmaktır. Tedavi protokolü genellikle göz damlaları ile başlar. Damla tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda ise lazer ve cerrahi müdahaleler devreye girer.

Glokom Ameliyatı ve Amacı

Gözün ürettiği hümoraköz sıvısının dolaşıma katıldığı sistemde tıkanıklık veya darlık olması basıncı yükseltir. İlaç ve lazer tedavileri bu sıvının salgılanmasını azaltmaya veya çıkışını kolaylaştırmaya yöneliktir. Glokom ameliyatı ise, göz içi sıvısının dışarı tahliye edilmesini sağlamak amacıyla yeni bir kanal açılmasını hedefler.

  • Anestezi: Ameliyat genellikle lokal anestezi ile gerçekleştirilir; ancak gerekli görülen durumlarda genel anestezi uygulanabilir.
  • Operasyon Sonrası: Ameliyatın ardından göz kapatılır ve antibiyotikli damla tedavisine başlanır. Hasta, operasyonun ertesi günü kontrole çağrılır.
  • Başarı ve Riskler: Glokom ameliyatlarında kanama veya enfeksiyon gibi komplikasyonların görülme oranı %1’in altındadır.

Ameliyat Sonrası Beklentiler

Önemle belirtilmelidir ki, glokom ameliyatından sonra görme artışı beklenmez. Bu operasyonun temel amacı, mevcut görme yetisini korumak ve durumun daha kötüye gitmesini engellemektir. Ameliyat sonrası süreçte geçici bir görme kaybı yaşanabilir; ancak görme keskinliği yaklaşık 1 ay sonra eski haline döner. Bazı vakalarda, hastaların ameliyattan sonra da göz tansiyonunu dengelemek için damla kullanmaya devam etmesi gerekebilir.

Etiketler

Glokom nedirGlokom ameliyatı riskleriGöz tansiyonu neden olurGöz tansiyonunun tedavisiGlokom ameliyatı nasıl yapılırGlokom ameliyatı ve sonrasıGlokom neden olurKarasu göz hastalığı nedirKarasu göz hastalığı ve tedavisiGöz tansiyonunun sebepleri nelerdir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu

Dr. Halil Bahçecioğlu, 1957 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini Almanya'da, lise eğitimini ise 1976 yılında İstanbul Avusturya Lisesi'nde tamamladı. Tıp eğitimine 1976 yılında Viyana Üniversitesi'nde başlayan Dr. Bahçecioğlu, aynı yıl Graz Karl -Franzes Üniversitesi Almanca Çevirmenlik ve Graz Karl-Franzes Üniversitesi Felsefe bölümlerine de başlamıştır. Dr. Bahçecioğlu, 1979 yılında Almanca -Türkçe Yeminli Mütercim Tercüman unvanını aldı, 1980 yılında Felsefe bölümünü tamamlamış ve 1981 yılında Graz Karl-Franzes Üniversitesi felsefe bölümü yüksek lisansını gerçekleştirdi, 1983 yılında ise tıp doktoru unvanını aldı. 1983 yılında yine Viyana Üniversitesi'nde göz hastalıkları alanında ihtisasına başlamıştır ve aynı yıl askerlik hizmetini de yerine getirmiştir. 1984 yılında zorlu Yabancı Dil ve Yeterlilik sınavlarından geçerek göz hastalıkları ihtisasını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda sürdürmüştür.
1986 yılında Üniversite tarafından görevlendirilerek Viyana Üniversitesi 2.ci Göz Kliniğinde Oküloplasti üzerine eğitim almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.