Glokom hakkında merak ettiğiniz her şey!
- Glokom, yükselen göz içi basıncının görme sinirine zarar vermesiyle oluşan ve erken teşhis edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabilen sinsi bir hastalıktır.
- Hastalık genellikle başlangıçta belirti vermediği için 35 yaş üstü bireylerin, diyabet hastalarının ve ailesinde glokom öyküsü olanların düzenli tarama yaptırması hayati önem taşır.
- Tedavi süreci ömür boyu sürer; göz içi basıncını düşürmek amacıyla öncelikle ilaç ve damla tedavisi uygulanırken, ilerleyen vakalarda cerrahi müdahaleye başvurulur.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Glokom Nedir? Belirtileri ve Erken Teşhisin Önemi
Glokom, halk arasında "göz tansiyonu" veya "karasu" adıyla bilinen, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir göz hastalığıdır. Bu hastalık, yükselen göz içi basıncının görme sinirini tahrip etmesi sonucunda ortaya çıkan klinik bir tablodur. Erken dönemde fark edilmediği takdirde, geri dönüşü olmayan görme kayıplarına ve hatta körlüğe yol açabilmektedir.
Hastalığın başlangıç evresinde genellikle belirgin bir şikayet oluşmaz; bu nedenle görme siniri uzun süre boyunca sinsice yıpranabilir. Görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş mümkün olmadığı için erken teşhis hayati önem taşır. Teşhis sürecinde uzman muayenesinin yanı sıra; görme alanı testi, OCT (Optik Koherens Tomografi) ve pakimetri (kornea kalınlığı ölçümü) incelemeleri esas alınır.
Glokom Risk Faktörleri Nelerdir?
Bazı bireylerde glokom gelişme riski diğerlerine göre daha yüksektir. Başlıca risk grupları şunlardır:
- 35 yaşın üzerindeki bireyler,
- Ailesinde glokom öyküsü bulunanlar,
- Diyabet (şeker hastalığı) ve hipertansiyon hastaları,
- Sigara kullanıcıları,
- Yüksek dereceli miyopi veya hipermetropisi olanlar,
- Uzun süre kortizon tedavisi görenler,
- Migren hastaları ve şiddetli kansızlık yaşayanlar,
- Göz yaralanmasına maruz kalanlar.
Glokom Tipleri ve Özellikleri
Glokom hastalığı, oluşum mekanizmalarına ve seyirlerine göre dört ana grup altında incelenmektedir:
1. Birincil Kronik Açık Açılı Glokom (Sinsi Seyirli)
En sık rastlanan tip olup, erişkin hastaların %90'ından fazlasında görülür. Gözdeki drenaj açısının elastikiyetini kaybetmesi sonucu göz içi basıncı kademeli olarak yükselir. Hasta, optik sinir hasarı ileri düzeye ulaşana kadar durumu fark edemeyebilir. Tedavide öncelikle göz içi basıncını düşüren damlalar kullanılır; sonuç alınamazsa cerrahi müdahale uygulanır.
2. Açı Kapanması Glokomu
Gözün drenaj açısının aniden kapanmasıyla oluşur. İris kökünün açıyı tıkaması sonucu göz içi basıncı hızla yükselir. Acil tıbbi müdahale gerektiren bu tipte belirtiler şunlardır:
- Ani görme bozukluğu ve şiddetli göz ağrısı,
- Baş ağrısı, bulantı ve kusma,
- Işıkların etrafında renkli hareler görme.
3. İkincil Glokomlar
Belirli bir nedene bağlı olarak göz içi sıvısının dışa akımının engellenmesiyle oluşur. Kazalar, tümörler, iltihaplar veya ileri derece diyabete bağlı anormal damar oluşumları bu duruma yol açabilir. Tedavi, doğrudan altta yatan nedene yönelik planlanır.
4. Konjenital (Doğumsal) Glokom
Çok nadir görülen bu durumda drenaj açısı doğumdan itibaren anormaldir. Bebeklerde; gözlerin normalden büyük olması, bulutlanma, ışığa karşı hassasiyet ve sulanma gibi belirtilerle kendini gösterir. Tedavisi cerrahidir ve çocukların takibi büyük titizlik gerektirir.
Glokom Teşhisi Nasıl Konulur?
Göz muayenesi sırasında hekim, göz içi basıncını ölçer ve görme sinirini detaylıca değerlendirir. Normal göz içi basıncı 10-20 mmHg aralığında kabul edilirken, 20 mmHg ve üzerindeki değerler glokom şüphesi doğurur.
| Tetkik Yöntemi | Amacı |
|---|---|
| Göz İçi Basıncı Ölçümü | Tansiyon seviyesini belirlemek |
| Görme Alanı Testi | Sinir hasarının görme üzerindeki etkisini saptamak |
| OCT İncelemesi | Görme siniri tabakasını mikron düzeyinde analiz etmek |
Unutulmamalıdır ki; bazı hastalarda tansiyon normal sınırlarda olsa bile sinir harabiyeti görülebilir (Normal Tansiyonlu Glokom). Bu nedenle göz içi basıncı değerleri kişiye özel değerlendirilmelidir.
Glokom Tedavisi ve Takip Süreci
Glokom, teşhis konulduğu andan itibaren ömür boyu sürecek bir hastalık olarak kabul edilmelidir. Tedavi süreci şu şekilde ilerler:
- İlaç Tedavisi: İlk aşamada göz içi basıncını düşüren damlalar kullanılır. Bu ilaçlar sıvı yapımını azaltır veya dışa akımı artırır.
- Kontrol Periyotları: Tedavinin başarısı 3-6 aylık periyotlarla yapılan muayeneler ve 6-12 ayda bir tekrarlanan OCT/Görme alanı testleri ile izlenir.
- Cerrahi Müdahale: İlaç tedavisine rağmen sinir harabiyeti artıyorsa, drenajı artırmak amacıyla cerrahi yöntemlere başvurulur.
Glokom Hastalarının Dikkat Etmesi Gerekenler
Glokom yönetimi, hasta ve doktorun iş birliği içinde yürüteceği bir süreçtir. Görme yetinizi korumak için şu kurallara uymalısınız:
- Hekiminize danışmadan ilaç tedavinizi asla kesmeyin veya değiştirmeyin.
- Düzenli göz muayenelerini ve istenen testleri aksatmayın.
- Diğer sağlık problemlerinizi ve kullandığınız tüm ilaçları mutlaka göz doktorunuza bildirin.
- Unutmayın; erken teşhis ve düzenli tedavi, görme yeteneğinizi korumanın tek yoludur.







