Doktorsitesi.com

Glokom!!!

Prof. Dr. Kadircan Keskinbora
Prof. Dr. Kadircan Keskinbora
26 Haziran 2015490 görüntülenme
Randevu Al
Glokom!!!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Glokom (Göz Tansiyonu) Nedir?

Göz tansiyonu veya karasu hastalığı adıyla da bilinen glokom, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Bu hastalıkta, göz içi sıvısının basıncı genellikle görme yeteneği için kritik öneme sahip olan göz sinirine zarar verebilecek düzeyde yüksektir.

Glokom, her ne kadar doğuştan da görülebilse de, hastalığın erişkin formu çoğunlukla 40 yaşın üzerindeki bireylerde ortaya çıkar. Hastalığın farklı türleri bulunmakta olup, her biri göz sağlığı üzerinde benzer riskler taşımaktadır.

Glokomun Oluşum Mekanizması

Normal şartlarda, göz içi oluşumların beslenmesi için göz içerisinde sürekli bir sıvı üretimi gerçekleşir. Bu göz içi sıvısı, belirli kanallar aracılığıyla sürekli olarak dışarı atılarak bir denge sağlanır. Ancak glokom durumunda, bu denge bozulur.

Sıvıyı dışarı boşaltan kanallarda yapısal bir tıkanıklık veya direnç oluşması, sıvının yeterli miktarda dışa akamamasına neden olur. Sonuç olarak artan göz içi basıncı, göz sinir hücrelerinin ölümüne yol açarak geri dönüşü olmayan bir hasar meydana getirir.

Belirtiler ve Erken Tanının Hayati Önemi

Glokomun en sinsi özelliği, başlangıç aşamasından ilerleme evresine kadar birçok hastada hiçbir belirti vermemesidir. Hastalık, genellikle ancak ileri dönemlerde ve belirgin bir görme kaybı oluştuğunda fark edilebilir.

Göz siniri hücreleri öldüğünde oluşan görme kaybının geri dönüşü olmadığı için erken tanı hayati bir önem taşır. Düzenli aralıklarla yapılan uzman göz muayeneleri, hastalığın tespiti ve tedavisi için en güvenilir yoldur.

Glokom Teşhisi Nasıl Konulur?

Glokom teşhisi, kapsamlı ve dikkatli bir göz muayenesi ile konulur. Uzman hekimler teşhis sürecinde aşağıdaki yöntem ve araçları kullanır:

  • Tonometre: Göz içi basıncının ölçülmesini sağlayan cihazdır.
  • Göz Dibi Muayenesi: Göz sinirlerinin fiziksel durumunun incelenmesidir.
  • Görme Alanı Testi: Görme yetisinde herhangi bir kayıp olup olmadığının belirlenmesidir.
  • İleri Analizler: Görme siniri lifleri ve görme sinir başı analizleri gibi detaylı incelemelerdir.

Glokom Risk Faktörleri

Glokom her yaştan ve her kesimden insanda görülebilse de, bazı faktörler bu hastalığa yakalanma riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:

Risk FaktörüAçıklama
Yaşİlerleyen yaş ile birlikte risk artar.
GenetikAilede glokom öyküsünün bulunması.
Sistemik HastalıklarŞeker hastalığı ve yüksek kan basıncı.
Göz KusurlarıÖzellikle yüksek miyopi.
İlaç KullanımıUzun süreli kortizon tedavisi.
DiğerSigara kullanımı ve ciddi göz yaralanmaları.

Tedavi ve Kontrol Süreci

Glokom, tanı konulduktan sonra tamamen iyileştirilip ortadan kaldırılamayan bir hastalıktır. Ancak, uygun tedavi yöntemleri ile hastalık başarılı bir şekilde kontrol altında tutulabilir ve görme kaybının ilerlemesi durdurulabilir.

Hastalık kalıtsal özellikler taşıyabildiği için, ailesinde glokom öyküsü bulunan tüm bireylerin düzenli olarak göz muayenesinden geçmesi, görme sağlığının korunması açısından büyük önem arz etmektedir.

Etiketler

Glokom nedirGlokom nasıl tedavi edilirGöz tansi­yonu neden olurKarasu hastalığı hakkındaGlokom yani karasu hastalığıKarasu hastalığı glokomGlokoma bağlı görme kaybını önlemenin tek yolu

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Kadircan Keskinbora

Prof. Dr. Kadircan Keskinbora

Prof. Dr. Kadircan KESKİNBORA, 6 Nisan 1959 tarihinde Mardin’de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini Mardin'de bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1982 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise SSK İstanbul Hastanesi Göz Kliniği'nde yapmış ve 1987 yılında Göz Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.