Doktorsitesi.com

GEBELİKTE TEKRARLAYAN DÜŞÜKLERDE GENETİK DEĞERLENDİRME

Prof. Dr. Duran Canatan
Prof. Dr. Duran Canatan
19 Ocak 2016325 görüntülenme
Randevu Al
  • Tekrarlayan düşükler, birbirini izleyen en az iki gebeliğin 20. haftadan önce sonlanmasıdır ve anne yaşı ile geçmiş düşük sayısı bu riski artıran en kritik faktörlerdir.
  • Gebelik kayıplarının %80'inden fazlası ilk trimesterde gerçekleşirken, bu vakaların yarısından fazlasında genetik ve kromozomal anomaliler saptanmaktadır.
  • Kalıtsal trombofili gibi damar tıkanıklığına yol açan durumlar önemli bir nedendir ve bu vakalarda aspirin veya düşük moleküler ağırlıklı heparin tedavisiyle başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
GEBELİKTE TEKRARLAYAN DÜŞÜKLERDE GENETİK DEĞERLENDİRME
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Tekrarlayan Düşük Nedir?

Gebelikte tekrarlayan düşükler, birbirini izleyen en az iki veya daha fazla gebeliğin 20. gebelik haftasından önce kendiliğinden sonlanması olarak tanımlanmaktadır. Bu durumun altında yatan faktörlerin çeşitliliği, nedenin belirlenmesi sürecini uzun ve maliyetli bir hale getirebilmektedir. Özellikle geçmiş düşüklerde fetüse ait materyalin bulunamaması, araştırmaların anne ve baba analizleriyle sınırlı kalmasına ve tanı başarısının düşmesine neden olmaktadır.

Görülme Sıklığı ve İstatistiksel Veriler

Gebelerde kendiliğinden düşük görülme sıklığı genel olarak %1 seviyesindedir. Ancak umut verici bir veri olarak, kendiliğinden düşük öyküsü olan ve tedavi almayan kadınlarda %60-70 oranında canlı doğum gerçekleştiği gözlemlenmektedir.

Anne yaşı ve gebelik öyküsü, düşük riskini belirleyen birbirinden bağımsız ve kritik iki faktördür. Geçmişteki düşük sayısı arttıkça, sonraki gebeliklerdeki risk oranları şu şekilde yükselmektedir:

Düşük SayısıSonraki Gebelikte Düşük Riski
1. Düşük Sonrası%15
2. Düşük Sonrası%24
3. Düşük Sonrası%30
4. Düşük Sonrası%40 - %50

Anne yaşının ilerlemesi riskin artmasında temel bir etkendir. Veriler, 25 yaşından sonra yükselmeye başlayan düşük riskinin, 45 yaş üstü kadınlarda %75-80 seviyelerine ulaşabildiğini göstermektedir.

Gebelikte Tekrarlayan Düşüklerin Temel Nedenleri

Tekrarlayan gebelik kayıpları çok yönlü bir inceleme gerektirir. Bu kapsamda değerlendirilen başlıca nedenler şunlardır:

  1. Nedeni bilinmeyen düşükler
  2. Genetik Faktörler (Kromozom hastalıkları, tek gen hastalıkları ve kalıtsal trombofili)
  3. Endokrin faktörler
  4. Otoimmün faktörler
  5. Anatomik faktörler
  6. Enfeksiyonlar

Genetik Nedenler ve Kromozomal Anomaliler

Genetik anomaliler fetal kaynaklı olabileceği gibi anne veya baba kaynaklı da gelişebilmektedir. Gebelik kayıplarının %80’inden fazlası birinci trimesterde meydana gelmekte ve bu vakaların %53’ünde kromozom anomalisi saptanmaktadır.

Tanı sürecinde düşük materyali, koriyonik villus, amnion sıvısı ve kordon kanından alınan örneklerle kromozom analizleri gerçekleştirilir. Tekrarlayan gebelik kaybı öyküsü olan eşlerde ise kromozom anomalisi saptanma sıklığı %3-10 arasındadır.

Tek Gen Hastalıkları ve Aile Öyküsü

Özellikle aile öyküsü bulunan bireylerde kistik fibrozis, talasemi ve orak hücre anemisi gibi tek gen hastalıkları tekrarlayan kayıplara yol açabilmektedir. Bu noktada ayrıntılı bir aile ağacının çıkarılması, fizik muayene, patolojik inceleme ve genetik danışmanlık büyük önem taşımaktadır.

Kalıtsal Trombofili (Damar Tıkanıklığı) ve Risk Analizi

Tekrarlayan gebelik kaybı yaşayan ailelerde trombofili insidansı %60 seviyelerine kadar çıkabilmektedir. Kalıtsal veya kazanılmış trombofilik bozukluklar, plasental damar tıkanıklığına yol açarak gebelik komplikasyonlarını artırır.

Toplumda tromboza yatkınlığı belirlemek için incelenen başlıca genler şunlardır:

  • Faktör II (PTH) G20210A ve Faktör V G1691A
  • Faktör V H1299R ve Faktör XIII V34L
  • MTHFR C677T ve MTHFR A1298C
  • PAI-1 (4G/5G)
  • EPCR A4600G (A3) ve EPCR G4678C (A1)

Genetik Danışmanlık ve Olasılıklar

Genetik testler anne ve baba üzerinde eş zamanlı yapılmalıdır. Örneğin, her iki ebeveyn de bir gen için taşıyıcı ise fetüste %25 hastalık, %50 taşıyıcılık ve %25 sağlıklı olma olasılığı bulunur. Durumun ciddiyeti, annenin ve fetüsün genetik durumuna (taşıyıcı/hasta/sağlıklı) göre değişmekte ve ilaç dozları bu çerçevede belirlenmektedir.

Tedavi ve Önleyici Yaklaşımlar

Kalıtsal trombofili tanısı alan gebelerde; intrauterin fetal ölüm, şiddetli preeklampsi ve Intra Uterin Gelişme Geriliği (IUGG) gibi komplikasyonları önlemek adına şu yöntemler uygulanır:

  • Önleyici Tedbirler: 4 saatten uzun uçak yolculuklarında elastik kompresyon çorapları, bol sıvı tüketimi ve hareket.
  • İlaç Tedavisi: Hafif olgularda aspirin, tekrarlayan kayıplarda ise düşük moleküler ağırlıklı heparin (DMAH) etkili sonuçlar vermektedir.

Sürecin başarısı için kadın doğum uzmanlarının, genetik ve hematoloji uzmanları ile konsültasyon yaparak gebelik süresini multidisipliner bir yaklaşımla izlemesi gerekmektedir.

Etiketler

Tekrarlayan düşüklerde genetik değerlendirmeGebelikte tekrarlayan düşük nedenleriFetüse veya düşük materyalinde kromozomal anomalilerEşlerde kromozomalar anomalilerKalıtsal trombofili (damar tıkanıklığı)

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Duran Canatan

Prof. Dr. Duran Canatan

Prof. Dr. Duran Canatan, 1979 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Görevine Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda kurum doktoru olarak başlamıştır. 1980 yılında Ankara Üniversitesi  Antalya Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda asistan olarak başladığı görevini, kurucu olarak gittiği Antalya’da 1984 yılında  Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak tamamlamıştır. Askerlik görevini Foça Üs Komutanlığı'nda ve zorunlu hizmet görevini Elbistan Devlet Hastanesi'nde tamamladıktan sonra, 1990 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı'nda yan dal ihtisasına başlamıştır. 1992 yılında moleküler genetik tekniklerini öğrenmek için, İsviçre Basel Üniversitesi Moleküler Genetik Merkezi'nde 6 ay süreyle çalışmıştır.  

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

Benzer Makaleler