Doktorsitesi.com

Gebelikte tansiyon neden yükselir?

Uzm. Dr. İrfan Berber
Uzm. Dr. İrfan Berber
8 Mayıs 2019331 görüntülenme
Randevu Al
Gebelikte tansiyon neden yükselir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Hipertansiyonun Tanımı ve Önemi

Hipertansiyon (yüksek tansiyon), gebelik sürecinde %6-10 oranında görülen ve hamileliğin en sık karşılaşılan medikal sorunlarından biridir. Bu durum, hem anne hem de bebek sağlığı açısından ciddi komplikasyon risklerini beraberinde getirmektedir. İstatistiksel verilere göre, ABD'deki anne ölümlerinin %15'inden hipertansiyon ve buna bağlı komplikasyonlar sorumludur. Dünya genelinde ise her yıl yaklaşık 63.000 anne, yüksek tansiyon nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Gebelikte yüksek tansiyon, sistolik (büyük) tansiyonun 140 mmHg (14), diyastolik (küçük) tansiyonun ise 90 mmHg (9) üzerinde olması şeklinde tanımlanır. Bu sınır değerlerin aşılması, uzman takibi gerektiren klinik bir tabloyu işaret eder.

Gebelikte Görülen Dört Temel Hipertansif Hastalık

Gebelikte ortaya çıkan tansiyon sorunları, klinik özelliklerine ve başlangıç zamanlarına göre dört ana grupta incelenmektedir:

Hastalık TürüTanımlayıcı Özellikler
Kronik HipertansiyonGebelik öncesinde var olan veya gebeliğin 20. haftasından önce tespit edilen, 140/90 mmHg üzerindeki kan basıncıdır. Vakaların %3'ünde görülür.
Preeklampsi – EklampsiGebeliğin 20. haftasından sonra gelişen, yüksek tansiyona idrarda protein kaybının eşlik ettiği tablodur. Ödem, karın ağrısı ve baş ağrısı belirgindir. Kasılmalarla seyreden nöbetlerin eklenmesiyle eklampsi adını alır.
Kronik Hipertansiyona Eklenmiş PreeklampsiMevcut kronik hipertansiyonu olan gebelerde, tabloya protein kaçağının da eklenmesiyle oluşan formdur.
Gestasyonel HipertansiyonGebeliğe bağlı olarak gelişen ancak ek sistemik bozuklukların eşlik etmediği yüksek tansiyon durumudur.

Preeklampsi ve HELLP Sendromu

Preeklampsi, vakaların %5-6'sında görülen ve gebeliğe özgü olan ciddi bir sendromdur. Bu hastalığın en ağır seyreden formu, karaciğer yetmezliği ve yaygın kanama ile karakterize olan HELLP sendromudur. Bu durum, acil tıbbi müdahale gerektiren hayati bir tablodur.

Anne ve Bebek Sağlığı Üzerindeki Riskler

Yüksek tansiyonun varlığı, gebelik sürecinde hayati riskleri artırmaktadır. Bu hastalarda plasenta dekolmanı (eşin erken ayrılması) riski, normal gebeliklere oranla 3 kat daha fazladır. Ayrıca, anne ölümlerinin %15'ine neden olan beyin kanaması riski de bu süreçte dikkatle izlenmelidir. Kalp ve böbrek hastalıklarının görülme ihtimali, hipertansiyon varlığında ileri derecede artış gösterir.

Bebek açısından bakıldığında ise şu riskler ön plana çıkmaktadır:

  • Anne karnında gelişme geriliği sıklıkla gözlemlenir.
  • Erken doğum oranı %54 gibi oldukça yüksek bir seviyededir.

Risk Faktörleri ve Tedavi Yaklaşımı

Yüksek tansiyon, yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme sıklığı artan bir hastalıktır. Bu nedenle ileri yaş gebelikler ve birinci derece akrabalarında preeklampsi öyküsü olan bireyler yüksek risk grubunda yer alır.

Gebelikte tansiyon ilaçlarının kullanımı özel bir uzmanlık gerektirir. Birçok standart tansiyon ilacı gebelik sürecinde kullanıma uygun değildir. Bu sebeple, gebelik öncesinde tansiyon hastası olan kadınların tedavi planının revize edilmesi ve gebelik süresince multidisipliner bir yaklaşımla yakından takip edilmeleri kritik önem taşır.

Etiketler

Gebelikte tansiyonTansiyongebelikte tansiyon yükselmesi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. İrfan Berber

Uzm. Dr. İrfan Berber

Uzm. Dr. İrfan Berber, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1990 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1996 yılında dereceyle tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1996 - 1999 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Nöroloji Kliniği'nde, nöroloji alanında eğitim almış ve 1999 - 2004 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaparak Dahiliye Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.