Doktorsitesi.com

Gebelikte Rahim Ağzı Kanseri ve Rahim Ağzı Kanseri Öncüllerinin (CIN I – II –III, Servikal Displaziler) Yönetimi

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan
Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan
7 Ocak 2016305 görüntülenme
Randevu Al
Gebelikte Rahim Ağzı Kanseri ve Rahim Ağzı Kanseri Öncüllerinin (CIN I – II –III, Servikal Displaziler) Yönetimi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Rahim Ağzı Kanseri ve Görülme Sıklığı

Rahim ağzı kanseri (serviks kanseri), gebelik döneminde en sık karşılaşılan malignitelerden biridir. İstatistiksel verilere göre, rahim ağzı kanseri tanısı alan kadınların yaklaşık üçte biri ya gebe ya da lohusalık dönemindedir. Bu vakaların yarısı doğum öncesinde teşhis edilirken, diğer yarısı doğumdan sonraki ilk 12 aylık süreçte saptanmaktadır.

Gebelikte tespit edilen rahim ağzı kanserleri genellikle erken evre aşamasındadır. Bu durumun temel nedeni, erken gebelik dönemindeki rutin kontrollerin bir parçası olan Pap-smear taramalarıdır. Ayrıca, ileri evre serviks kanserinin doğal yollarla gebe kalmayı zorlaştırması da erken evre teşhis oranlarını artıran bir faktördür.

Gebelik Döneminde Jinekolojik Muayene ve Smear Testi

Gebelik sırasında yapılan jinekolojik muayeneler ve smear testi, rutin takibin ayrılmaz bir parçasıdır. Toplumdaki yaygın inanışın aksine, alttan muayene veya ultrasonografi uygulamaları düşüğe neden olmaz. İlk trimesterde görülen düşüklerin yaklaşık %85'i kromozomal anomalilerden kaynaklanmaktadır ve muayene ile ilişkisi bulunmamaktadır.

Gebelikte rahim ağzı kanserinin seyri ve evreleme prensipleri, gebe olmayan hastalarla benzerlik gösterir. Ancak etik kısıtlamalar nedeniyle bu grupta geniş kapsamlı klinik araştırmalar yapmak zordur. Bu nedenle tedavi planları; sıklıkla gözlemsel çalışmalar, kişisel uzman tecrübeleri ve hastanın tercihlerine dayalı olarak bireyselleştirilir.

Klinik Belirtiler ve Tanı Süreci

Serviks kanseri şüphesi genellikle anormal bir Pap-smear sonucu ile başlar. Gebelerde ve gebe olmayanlarda tarama prosedürü aynıdır; ancak patolojik inceleme için numune gönderilirken hastanın gebe olduğu mutlaka belirtilmelidir. Literatür verileri, gebelerin %5-8’inde anormal smear sonuçlarına rastlandığını göstermektedir.

Hastalığın en önemli belirtileri şunlardır:

  • Vajinal akıntı ve anormal kanamalar.
  • İleri evrelerde belirsiz kasık ve bacak ağrıları.
  • Rahim ağzında görülebilen kitleler.

Erken evre vakaların çoğunda (Evre IA'nın tamamı, Evre IB'nin yarısı) herhangi bir semptom görülmez. Gebelikteki normal fizyolojik değişimler, kanser belirtileriyle karıştırılabileceği için tanıda gecikmeler yaşanabilir. Bu nedenle, şüpheli durumlarda deneyimli bir jinekolog onkolog tarafından yapılacak fizik muayene hayati önem taşır.

Gebelikte Kolposkopi ve Biyopsi Uygulamaları

Şüpheli lezyon varlığında kolposkopi ve gerekirse biyopsi yapılması güvenli bir yaklaşımdır. Gebelikte biyopsi alımı, artan damarlanma nedeniyle kanama riski taşısa da deneyimli ellerde düşük veya erken doğum riskini artırmaz. Gebelikte tek fark, komplikasyon riskini minimize etmek amacıyla endoservikal küretaj (ECC) işleminin önerilmemesidir.

Yaşa ve Sitolojiye Göre Yaklaşım Algoritması:

  1. 20 Yaş Altı Gebeler: HPV ve LSIL (CIN 1) sıklığı yüksek olsa da %90 oranında kendiliğinden iyileşme beklendiği için kolposkopi ertelenebilir.
  2. 20 Yaş Üzeri Gebeler: ASC-US ve LSIL saptandığında yaklaşım standarttır; kolposkopi yapılabilir ancak doğum sonrası 6. haftada tekrarı şarttır.
  3. Yüksek Riskli Bulgular: ASC-H, HGSIL veya AGC varlığında yaşa bakılmaksızın kolposkopi ve biyopsi uygulanmalıdır.

Gebelikte Konizasyon İşlemi ve Risk Yönetimi

Konizasyon, rahim ağzındaki transformasyon zonunun (geçiş bölgesi) cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Gebelikte konizasyon kararı; düşük, erken doğum ve membran yırtılması riskleri nedeniyle titizlikle verilmelidir. Eğer biyopsi sonuçları doğum zamanını değiştirecek bir invazyon şüphesi uyandırıyorsa işlem kaçınılmazdır.

Gebelik DönemiKonizasyon Sonrası Kan Kaybı Riski (>500 ml)
İlk Trimester (0-13 Hafta)Çok Düşük
İkinci Trimester (14-26 Hafta)%5
Üçüncü Trimester (27+ Hafta)%10

İşlem için ideal aralık genellikle 14. ile 20. haftalar arasıdır. Komplikasyonları azaltmak için "bozuk para" boyutunda doku çıkarılması (coin eksizyon) tercih edilebilir.

Evreleme ve Görüntüleme Yöntemleri

Evreleme, FIGO kriterlerine göre klinik olarak yapılır. Gebelerde radyasyon riskinden kaçınmak için en ideal görüntüleme yöntemi Magnetik Rezonans (MR)'dır. MR, fetüse zarar vermeden annenin durumu hakkında detaylı bilgi sağlar. Tanı aşamasında jinekolog onkolog, perinatolog ve radyolog multidisipliner bir şekilde çalışmalıdır.

Evrelere Göre Tedavi Yaklaşımları

Tedavi planı; hastalığın evresi, gebelik haftası ve ailenin tercihlerine göre şekillenir.

  • Preinvazif Lezyonlar (CIN II/III): İnvazyon yoksa tedavi doğum sonrasına (6-8 hafta) ertelenir. Gebelik sırasında kansere dönüşüm oranı oldukça düşüktür (%0 - %0,4).
  • Mikroinvazif Kanser (Evre IA1): Konizasyon genellikle yeterli ve güvenlidir.
  • Evre IA2 - IB1 (<2 cm): Lenf nodu değerlendirmesi (lenfadenektomi) 22-25. haftadan önce laparoskopik olarak yapılabilir. Koruyucu cerrahiler ön plandadır.
  • İleri Evre Vakalar (>2 cm ve üzeri): Gebelik haftası sınırda ise (24-26 hafta) neoadjuvan kemoterapi ile fetüsün olgunlaşması beklenirken hastalık kontrol altına alınmaya çalışılır.

Doğum Yöntemi ve Prognoz

Doğum şekli kanserin evresine göre belirlenir:

  • Evre IA1 ve IA2: Vajinal doğum prognozu etkilemez; ancak epizyotomi (doğum kesisi) bölgesine tümör ekimi riski nedeniyle dikişlerden kaçınılmalıdır.
  • Evre IB1 ve Üzeri: Kesinlikle sezaryen doğum önerilir.

Sonuç olarak, gebelikte rahim ağzı kanserinin seyri, gebe olmayan hastalarla benzerdir. Erken tanı ve doğru yönetimle hem anne sağlığı korunabilir hem de sağlıklı bir doğum gerçekleştirilebilir. Metastatik vakalarda ise odak noktası yaşam kalitesini artırmak ve hastalığı kontrol altında tutmaktır.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan

Prof. Dr. Süleyman Engin AKHAN, 1966 yılında Manisa'da doğmuştur. Lisans öncesi eğitimini 1977-1985 yılları arasında Saint Benoit Fransız Erkek Lisesi'nde tamamlamıştır. 1986 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1992 bitirmiş ve tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.