Doktorsitesi.com

GEBELİKTE MYOM TAKİBİ NASIL OLMALIDIR?

Doç. Dr. Aydın Köşüş
Doç. Dr. Aydın Köşüş
21 Aralık 2015287 görüntülenme
Randevu Al
GEBELİKTE  MYOM TAKİBİ NASIL OLMALIDIR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Myom Görülme Sıklığı ve Genel Etkileri

İstatistiksel verilere göre her 100 gebeden dördünde ultrason muayenesi sırasında myom saptanmaktadır. Bu durum özellikle ilk gebeliğini yaşayan kadınlarda daha sık görülürken, anne adayının yaşı ilerledikçe gebelikte myomla karşılaşma olasılığı da doğru orantılı olarak artış göstermektedir. Myomlar bazı durumlarda gebe kalma sürecini zorlaştırabilse de, asıl kritik süreç gebelik başladıktan sonra ortaya çıkan risklerdir.

Gebelik süresince myomların boyutu değişkenlik gösterebilir; bu kitleler büyüyebilir, küçülebilir ya da mevcut formunu koruyabilir. Myomun gebelik boyunca nasıl bir seyir izleyeceğini önceden kesin olarak öngörmek mümkün değildir. Bu nedenle, myom tanısı alan anne adaylarının süreci uzman bir hekim kontrolünde titizlikle takip etmesi büyük önem taşır.

Gebelik Döneminde Myom Kaynaklı Riskler ve Komplikasyonlar

Myomlar, gebeliğin farklı evrelerinde çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle yerleşim yeri ve büyüklüğü, bu risklerin şiddetini belirleyen temel unsurlardır. Gebelikte karşılaşılabilecek temel riskler şunlardır:

  • Düşük Riski: İlk üç aylık (birinci trimester) dönemde, özellikle rahim içine yerleşmiş veya rahim duvarının şeklini bozan myomlar yüksek oranda düşük riskine neden olabilir.
  • Erken Doğum: Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde myomlar, rahim içi dengeyi etkileyerek erken doğum riskini tetikleyebilir.
  • Plasenta Sorunları: Bebeğin eşinin (plasenta) erken ayrılmasına yol açarak bebekte hayati risk oluşturabilecek ciddi sorunlara sebebiyet verebilir.
  • Pozisyon Bozuklukları: Rahmin doğal şeklini bozan myomlar, bebeğin rahim içindeki duruşunu (pozisyonunu) olumsuz etkileyerek normal doğum şansını azaltabilir.

Myomların Doğum Şekli Üzerindeki Belirleyici Rolü

Myom varlığı, tek başına bir sezaryen gerekçesi değildir. Ancak myomun rahim ağzına yerleştiği ve doğum kanalını belirgin şekilde daralttığı durumlarda normal doğum imkansız hale gelir. Eğer myom doğum kanalını engellemiyorsa, doğum yöntemi diğer tıbbi kriterlere göre belirlenir.

Doğum veya sezaryen sonrasında ise myomlar aşırı kanama (postpartum hemoraji) riskini artırır. Bu risk faktörü nedeniyle, myomu olan hastaların doğum operasyonu öncesinde tedbir amaçlı olarak kan hazırlığı yapılması hayati bir önlemdir.

Gebelikte Myom Tanısı ve Dejenerasyon Süreci

Myom tanısı, hamilelik öncesi yapılan rutin kontrollerde konulabileceği gibi, sıklıkla gebeliğin birinci trimesterindeki ultrason muayenelerinde fark edilir. Özellikle arka duvar yerleşimli myomların, gebelik ilerledikçe ve rahim büyüdükçe tanınması teknik olarak zorlaşabilmektedir.

Gebelik sırasında myomlarda dejenerasyon adı verilen doku bozulmaları meydana gelebilir. Bu durum hastada şiddetli ağrılara ve hatta erken doğum sancılarının başlamasına yol açabilir. Aşırı ağrısı olan ve hiçbir medikal tedaviye yanıt vermeyen hastalarda, nadiren de olsa gebelik devam ederken cerrahi müdahale ile myomun çıkarılması gerekebilir.

Sezaryen Sırasında Myom Ameliyatı ve Takip

Sezaryen operasyonu esnasında, yerleşim yeri uygun olan myomların çıkarılması mümkündür. Ancak rahim duvarına tamamen gömülü olan myomların çıkarılması, aşırı kanama riski nedeniyle tercih edilmemektedir. Daha önce myom ameliyatı (miyomektomi) geçirmiş olan gebelerin doğumu mutlaka sezaryen ile gerçekleştirilmelidir.

DurumRisk ve Yaklaşım
Önceki Myom AmeliyatıMutlaka sezaryen doğum planlanmalıdır.
Şiddetli AğrıMyom çıkarılan bölgede yırtılma riski açısından sıkı takip gerektirir.
Derin Yerleşimli MyomSezaryen sırasında çıkarılması aşırı kanama riski taşır.
Doğum Kanalı BasısıNormal doğum şansını ortadan kaldırır.

Etiketler

Gebelikte myomMyom tipleriMyom boyutuMyom kanamasıMyom cerrahisiMyom uteriSezaryen sırasında myom çıkarılmasıMyom lokalizasyonuGebelikte myomektomi

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Aydın Köşüş

Doç. Dr. Aydın Köşüş

Doç. Dr. Aydın KÖŞÜŞ, 8 Ocak 1972 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Tıp eğitimini Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1997-2002 yılları arasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapmış ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.