Doktorsitesi.com

Gebelikte Hipertansiyon - Preeklampsi - Eklampsi

Prof. Dr. Mehmet Cem Turan
Prof. Dr. Mehmet Cem Turan
24 Aralık 20113732 görüntülenme
Randevu Al
Gebelikte Hipertansiyon - Preeklampsi - Eklampsi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Hipertansiyon ve Preeklampsi Nedir?

Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsi, yalnızca insan gebeliğine özgü olan ve ciddi boyutlara ulaşabilen bir hastalık grubudur. Gebelik sürecinde ortaya çıkan yüksek tansiyon, anne ve bebek sağlığını olumsuz etkileyebilecek metabolik ve damarsal bozukluklara yol açar. Erken tanı ile hastalığın ilerlemesinin önlenebileceği ve sağlıklı bir gebelik sürecinin korunabileceği unutulmamalıdır.

Gebelikte Hipertansiyon Tanımı ve Yaygınlığı

Klasik olarak hipertansiyon, en az 6 saat ara ile yapılan iki ayrı ölçümde kan basıncının 140/90 mmHg ve üzerinde saptanmasıdır. Ayrıca büyük tansiyonda 30 mmHg, küçük tansiyonda ise 15 mmHg’lık bir artış da hipertansiyon olarak tanımlanır. Gebelikte hipertansiyon tüm gebelerin %7-10'unda görülürken, önceden böbrek veya kalp-damar hastalığı olanlarda bu oran %20-40'a kadar çıkabilmektedir.

Gebelikte Hipertansif Hastalıkların Sınıflandırılması

Gebelikte görülen hipertansif hastalıklar başlıca üç ana grupta incelenir:

  1. Gebeliğin Neden Olduğu Hipertansiyon (PIH): Hastaların büyük çoğunluğu bu gruptadır. Kendi içinde Preeklampsi (hafif ve şiddetli) ve Eklampsi olarak ikiye ayrılır.
  2. Gebeliğin Şiddetlendirdiği Hipertansiyon: Superempoze preeklampsi ve superempoze eklampsi durumlarını kapsar.
  3. Kronik Hipertansiyon: Gebelik öncesinde de var olan yüksek tansiyon durumudur.

Preeklampsi (Gebelik Zehirlenmesi) ve Risk Faktörleri

Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra gelişen yüksek tansiyona; ödem ve idrarda protein kaybının (proteinüri/albuminüri) eklenmesiyle karakterizedir. Hastalık genellikle gebeliğin son 3 ayında ortaya çıkar. Preeklampsi riskini artıran temel faktörler şunlardır:

  • İlk gebelikler,
  • Anne yaşının 18'den küçük veya 35'ten büyük olması,
  • İkiz veya çoğul gebelikler,
  • Amniyon sıvısının normalden fazla olması,
  • Şeker hastalığı (diyabet) veya kronik böbrek rahatsızlığı,
  • Lupus gibi otoimmün hastalıklar,
  • Hidrops fetalis (bebekte sıvı toplanması),
  • Dörtten fazla doğum yapmış olmak.

Preeklampsi Belirtileri ve Klinik Bulgular

Hastalığın seyri sırasında yüksek tansiyon, ödem ve proteinüri birbirini takip edebilir. Klinik gözlemde öne çıkan belirtiler şunlardır:

  • Ağırlık Artışı: Haftada 2 kg üzerindeki hızlı kilo artışı, vücutta sıvı tutulumunun (ödem) ilk belirtisi olabilir.
  • Ödem: Özellikle diz kapağı ile ayak bileği arasında iz bırakan ödemler dikkat çekicidir. Sabahları göz kapaklarında ve ellerde oluşan şişlikler preeklampsi bulgusudur.
  • Proteinüri: 24 saatlik idrarda 300 mg/dl veya daha fazla protein saptanmasıdır.

Şiddetli Preeklampsi ve Eklampsi Belirtileri

Hastalığın şiddetlendiğini gösteren ve eklampsi (sara benzeri nöbetler) öncesi uyarıcı kabul edilen kritik bulgular aşağıda tabloda belirtilmiştir:

Belirti TürüŞiddetli Preeklampsi Göstergeleri
Kan Basıncı160/110 mmHg ve üzeri
İdrar Çıkışı24 saatte 400-500 ml'den az olması (oligüri)
Protein Kaybı24 saatlik idrarda 5 gr ve üzeri
NörolojikŞiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, halüsinasyonlar
Organ AğrılarıMide bölgesinde ağrı, sağ üst kadran (karaciğer) ağrısı
LaboratuvarTrombosit sayısında azalma, bebekte gelişme geriliği

Eklampsi: En Ağır Form

Preeklampsi tablosuna sara nöbetine benzer kasılmaların (konvülziyonlar) eklenmesi durumuna eklampsi denir. Bu, hipertansiyonun neden olduğu en ağır formdur ve beyin ödemi veya damar spazmı sonucu geliştiği düşünülür. Eklampsi durumunda öncelikle solunum yolu açılır, magnezyum sülfat tedavisi başlanır ve anne stabilize edildikten sonra hızla doğum gerçekleştirilir.

Tanı ve Tedavi Yaklaşımları

Düzenli gebelik takipleri, preeklampsi tanısının konulmasında hayati öneme sahiptir. Her kontrolde kan basıncı ölçümü, kilo takibi ve ödem kontrolü yapılmalıdır. Tanı kesinleştiğinde; tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri ile süreç izlenir.

Tedavi Prensipleri:

  • Hafif Vakalar: 37. haftaya kadar yakın takip, yatak istirahatı ve fiziksel aktivite kısıtlaması uygulanır.
  • Şiddetli Vakalar: Gebelik haftasına bakılmaksızın annenin sağlığı stabilize edilir. Tansiyon kontrolü için antihipertansifler ve nöbet önleyici olarak magnezyum sülfat kullanılır.
  • Doğum: Hastalığın kesin tedavisi doğumdur. Şiddetli vakalarda sezaryen veya müdahaleli doğum seçenekleri değerlendirilir.

HELLP Sendromu ve Doğum Sonrası Takip

HELLP Sendromu, ağır preeklampsinin karaciğer enzimlerinde artış ve trombosit azalması ile seyreden çok ciddi bir komplikasyonudur. Bu tabloda kanama bozukluklarını düzeltmek ve hızlıca doğumu gerçekleştirmek hayati önem taşır. Doğumdan sonra plasentanın ayrılmasıyla bulgular genellikle düzelir; ancak riskli hastaların 24-48 saat daha yoğun gözlem altında tutulması gerekir. Eğer hipertansiyon doğumdan 6 hafta sonra devam ediyorsa, hasta kronik hipertansiyon kategorisinde takip edilmelidir.

Etiketler

Preeklampsi diyetPreeklampside magnezyum tedavisiPreeklampsi ilaçları

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.