Doktorsitesi.com

Gebelikte genetik hastalıkların belirlenmesi

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu
Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu
30 Haziran 2015280 görüntülenme
Randevu Al
  • Modern tıp teknolojileri ve genetik danışmanlık süreçleri, gebeliğin erken dönemlerinde bebekteki kalıtsal veya yapısal anomalilerin tespit edilmesine olanak tanır.
  • Özellikle 35 yaş üstü anne adayları, tekrarlayan düşük öyküsü olanlar ve tarama testlerinde risk saptanan çiftler için genetik analiz yöntemleri kritik öneme sahiptir.
  • Koryon villus biyopsisi, amniosentez ve mikroarray gibi yöntemlerle fetusa ait dokular incelenerek Down Sendromu gibi pek çok genetik bozukluğun tanısı konulabilmektedir.
Gebelikte genetik hastalıkların belirlenmesi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Fetal Sağlık ve Modern Takip Yöntemleri

Anne ve baba adayları için gebelik döneminde en öncelikli konu, henüz doğmamış bebeklerinin sağlık durumudur. Günümüzde gelişen tıbbi teknoloji, gebeliğin ilk haftalarından itibaren fetusun detaylı görüntüsünü saptayabilmekte ve gelişimini takip edecek pek çok bilimsel yöntem sunmaktadır. Modern sağlık kliniklerinde uygulanan dünya standartlarındaki gebelik takip programları, bebeğin belirli dönemlerde kontrol edilmesini sağlayarak doğuştan gelebilecek kalıtsal, zihinsel veya bedensel özürlerin erkenden tanınmasına olanak tanır.

Genetik Danışmanlık Nedir ve Neden Önemlidir?

Anne ve baba adayları, bebeklerinin genetik açıdan sağlıklı olduğunu mümkün olan en erken dönemde öğrenmeyi arzularlar. Genetik açıdan takip edilmesi gereken gebeliklerde, öncelikle çiftin sahip olduğu risklerin belirlenmesi amacıyla bir genetik danışmanlık süreci planlanmalıdır. Bu uzman görüşmesi kapsamında, hangi dönemde hangi testlerin yapılması gerektiği ve sonuçların ne anlama geldiği hakkında detaylı bilgiler verilir.

Bu görüşme neticesinde çiftler, kendilerine ve bebeklerine özel bir genetik izlem planına sahip olurlar. Profesyonel bir planlama süreci, belirsizlikleri ortadan kaldırarak ebeveyn adaylarını psikolojik olarak da rahatlatmaktadır. Uzman eşliğinde yürütülen bu süreç, bilinçli kararlar verilmesini sağlar.

Doğmamış Bebekte Genetik Analiz Ne Zaman Gerekir?

Yenidoğan bebeklerin yaklaşık %4’ü genetik veya genetik olmayan anormalliklerle dünyaya gelmektedir. Genetik hastalıkların ve ilişkili kromozom anomalilerinin günümüzde kesin bir tedavisi bulunmasa da doğum öncesi tanısı (prenatal tanı) mümkündür. İstatistiksel verilere göre, yaklaşık her 160 yenidoğandan birinde kromozom anomalisi görülmektedir.

Her gebelikte genetik tarama yapılması zorunlu değildir; ancak bilimsel standartlar doğrultusunda genetik açıdan riskli kabul edilen gebeliklerde kromozom veya gen analizi önerilmektedir. Gebelik öncesi veya sırasında genetik analiz kararı mutlaka bir uzman önerisiyle alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki tüm genetik işlemlerde son söz aileye aittir; ancak ailenin bu kararı vermeden önce yeterli bilgiyle aydınlatılması kritiktir.

Genetik Açıdan Riskli Gebelik Grupları

Aşağıdaki özelliklerden en az birine sahip olan çiftlerin, genetik risklerinin belirlenmesi için genetik danışmanlık almaları önerilir:

  • 35 yaş ve üzerindeki anne adayları
  • Tekrar eden düşük öyküsü olan çiftler
  • Önceki gebeliğinde bebekte anomali saptananlar
  • Genetik hastalık taşıyan çocuğu olan çiftler
  • Ultrasonografi izleminde anomali saptanan fetuslar
  • Birinci veya ikinci trimester tarama testlerinde risk artışı saptananlar
  • Ailesinde kalıtsal hastalık öyküsü bulunan çiftler

Kromozomal Bozukluklar ve Prenatal Tanı Endikasyonları

Kromozomlar, hücrelerimizde genetik bilgiyi ve gelişimimizi belirleyen genleri taşıyan yapılardır. Normal bir insan hücresinde 46 kromozom bulunur; bunların 23'ü anneden, 23'ü babadan gelir. İleri anne yaşında, yumurtada anormal sayıda kromozom bulunma riski artış göstermektedir.

Kromozomal bozukluklar canlı doğumların yaklaşık %0.5’inde görülür. Özellikle 35 yaşından sonra, bir kromozomdan üç adet bulunması durumu olan trizomik çocuk görülme sıklığı artmaktadır. Bu nedenle, doğumda 35 yaş ve üzerinde olacak tüm kadınlara prenatal tanı yöntemleri önerilmektedir.

Önemli Risk Faktörleri ve Tarama Sonuçları

DurumRisk ve Öneri
Tarama Testi RiskiDown Sendromu (Trizomi 21) veya Trizomi 18 riski yüksekse amniosentez önerilir.
Önceki Çocukta BozuklukÖnceki çocukta Down Sendromu varsa ve anne 30 yaş altındaysa, risk %1'e yükselir.
Tekrarlayan DüşüklerErken düşüklerin %50'sinde kromozomal bozukluk görülür; ebeveyn analizi gereklidir.

Mendel Kalıtımlı Genetik Hastalıklar

Ebeveynlerin her ikisinin de aynı çekinik (resesif) genetik hastalığın taşıyıcısı olduğu durumlarda, koryonik villus biyopsisi veya amniosentez yöntemleri uygulanır. Kistik fibrozis, orak hücreli anemi ve Huntington gibi pek çok hastalık prenatal olarak teşhis edilebilmektedir. Tanısı konulabilen hastalık sayısı tıp dünyasındaki gelişmelerle her geçen gün artmaktadır.

Belirli etnik ve coğrafi popülasyonlar, orak hücreli anemi gibi spesifik hastalıklar için tarama testlerine tabi tutulabilir. Ayrıca aile hikayesi ve çiftlerin fiziksel muayenesi, Mendel kalıtımlı bir hastalığın varlığını saptamada yardımcı olur. Yüksek riskli vakalarda fetal kan veya deri biyopsisi gibi ileri yöntemler de kullanılabilmektedir.

Doğmamış Bebekte Genetik Analiz Nasıl Yapılır?

Bebeğin genetik yapısı anne ve babasından farklı olduğu için, analiz ancak doğrudan fetus dokusuna ulaşılarak yapılabilir. Bu işlemler, uygun gebelik haftalarında dışarıdan müdahale ile gerçekleştirilir. İşlemler sırasında genellikle anestezi veya ağrı kesici gerekmez; ancak binde bir ile yüzde bir arasında bebek kaybı veya enfeksiyon riski bulunmaktadır.

Uygulanan Temel Yöntemler

  1. Koryon Villus Biyopsisi (CVS): Gebeliğin 10-12. haftalarında plasentadan örnek alınmasıdır. Erken tanı imkanı sağlar.
  2. Amniosentez: 16-18. haftalar arasında bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan örnek alınmasıdır. Hücreler birden fazla test için kullanılabilir.
  3. Fetal Kordon Kanı Analizi: İleri gebelik haftalarında, geç kalınmış tanılar veya kan hastalıklarının belirlenmesi için tercih edilir.
  4. Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT): Embriyolar henüz anne rahmine yerleştirilmeden incelenir. Sadece sağlıklı embriyoların transferi sağlanır.

Testlerin Kapsamı ve Sınırları

Prenatal tanıda öncelikle hayati tehdit oluşturan veya ciddi zeka/bedensel özür yaratan anomaliler araştırılır. Örneğin, Down Sendromu teşhisi için 21. kromozomun sayısı incelenir. Ülkemizde etik ve yasal olarak sadece ciddi gelişim geriliği veya hayati risk yaratan durumlar için inceleme yapılmaktadır.

Teknik olarak, fetustan alınan bir örnekle tüm genetik hastalıkların belirlenmesi henüz mümkün değildir. Düşük oranlı mozaisizm (farklı genetik yapıdaki hücrelerin bir arada olması) ile özel boyama gerektiren mikrodelasyon veya duplikasyonlar standart testlerle analiz edilemeyebilir.

Genetik Biliminde Yeni Gelişmeler: Mikroarray

Gelişen teknolojinin bir ürünü olan Mikroarray teknolojisi, genetik analizlerde çığır açmıştır. Bu yöntem sayesinde, tek bir deney süreci içerisinde 100’den fazla genetik hastalık aynı anda analiz edilebilmektedir. Bu tür yenilikler, prenatal tanının kapsamını ve güvenilirliğini her geçen gün artırmaktadır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu

Op. Dr. Ahmet Murat EMANETOĞLU, 7 Mayıs 1963 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Lise öğrenimini 1981 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nde bitirmesinin hemen ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1987 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1993 yılında ise SSK Göztepe Hastanesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlığını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.