Gastroözofajiyal Reflü Hastalığı(GÖRH)

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) Nedir?
Mide içeriğinin kardiyadan özofagusa (yemek borusuna) doğru yer değiştirmesi gastroözofajial reflü (GÖR) olarak tanımlanmaktadır. Normal şartlarda genellikle yemeklerden sonra günde 8-10 kez görülen bu durum fizyolojik bir olay kabul edilir. Ancak bu yer değiştirme hastada semptomlara, klinik bulgulara veya distal özofagus mukozasında irritasyon ve zedelenmeye yol açarsa Gastroözofajiyal Reflü Hastalığı (GÖRH) adını alır.
Gastroözofageal Reflü Nedenleri
Reflü hastalığının gelişiminde birçok farklı faktör rol oynayabilmektedir. Hastalığın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan temel nedenler şunlardır:
- Viral enfeksiyonlar ve irriti eden ajanların alımı
- İntubasyon uygulamaları
- Azalmış alt özofagus sfinkter basıncı
- Mide fıtığı ve artmış abdominal basınç
- Mide boşalımının gecikmesi ve tekrarlayan kusmalar
GÖRH Belirtileri ve Komplikasyonları
Gastroözofajiyal reflü hastalığı, hastanın yaşam kalitesini düşüren çeşitli klinik bulgularla kendini gösterir. En sık karşılaşılan belirtiler arasında pirozis (yanma), regürjitasyon, disfaji (yutma güçlüğü) ve respiratuvar bulgular yer alır. Ayrıca karın ağrısı, göğüs ağrısı, bulantı, geğirme ve kanama da görülebilmektedir. Hastalığın ilerlemesi durumunda darlık ve ülser en sık görülen komplikasyonlar olarak dikkat çeker.
Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Genel Tedavi Yaklaşımları
Tedavi sürecinde intra-abdominal basıncı artıran uygulamalardan, örneğin sıkı kemer kullanımı gibi alışkanlıklardan kaçınılmalıdır. Hastaların yemekten hemen sonra uzanmamaları, uyku için yemekten sonra en az 3-4 saat beklemeleri kritik önem taşır. Yatak baş ucunun 20-25 santim yükseltilmesi ve ilaçların yeterli su ile tercihen dik pozisyonda alınması önerilir. Ayrıca alt özofagus basıncını düşürdüğü bilinen sigara ve alkol kullanımından tamamen uzak durulmalıdır.
Reflüde Beslenme ve Diyet Tedavisi
Diyet tedavisinde temel amaç; özofajial reflüyü, ağrıyı ve irritasyonu önlemek, aynı zamanda gastrik sekresyonun asiditesini veya eroziv kapasitesini azaltmaktır. Bu doğrultuda uygulanması gereken beslenme stratejileri şunlardır:
Alt Özofagus Sfinkter Basıncını Artırmak
Alt özofagus sfinkter basıncının azalmasını engellemek amacıyla diyetin protein içeriği artırılmalıdır. Buna karşın yağ ve yağlı besinler, koyu çay, kahve, çikolata, nane ve soğan gibi besinlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.
İrritasyonu ve Mide Asidini Önlemek
Özofagus irritasyonunu azaltmak ve mide asidinin uyarılmasını engellemek için kaçınılması gereken gıdalar şunlardır:
| Kaçınılması Gereken Besinler | Kaçınılması Gereken İçecekler |
|---|---|
| Acı baharatlar | Karbonatlı (asitli) içecekler |
| Domates ve domatesli ürünler | Kahve ve alkol |
| Turunçgiller | Çok sıcak veya çok soğuk içecekler |
Öğün Düzeni ve Kilo Kontrolü
Mide volümünü ve gerilimini azaltmak için öğünler sık aralıklı (en az 2 saatte bir) olmalı ve bir öğünde fazla yemek yenilmemelidir. Yemek sırasında sıvı alımı azaltılmalı, sıvılar tercihen öğün aralarında tüketilmelidir. Şişmanlık, özofajiti provoke eden bir faktör olduğu için fazla kilolu hastalara düşük enerjili diyet verilerek ideal ağırlığa ulaşmaları sağlanmalıdır.





