Doktorsitesi.com

Evlilikte Kök Aile Sorunları: İki Kişi mi Evlenir, İki Aile mi?

Dr. Emel Karabulut
Dr. Emel Karabulut
19 Ocak 202619 görüntülenme
Randevu Al
Evlilikte Kök Aile Sorunları: İki Kişi mi Evlenir, İki Aile mi? Evlilik çoğu zaman iki yetişkinin bir araya gelmesi olarak düşünülür. Oysa evliliğe giren yalnızca iki kişi değildir; her birey, kendi çocukluğunu, ailesini, öğrenilmiş ilişki kalıplarını ve çözülmemiş duygularını da beraberinde getirir. Bu nedenle evlilik, sadece bugünün ilişkisi değil; geçmişin sessiz izlerinin de sahnelendiği bir alandır. Kök aile sorunları evlilikte genellikle açık bir şekilde “benim ailem – senin ailen” çatışması olarak başlamaz. Daha çok küçük gerilimler, anlaşılmama hissi, bitmeyen kırgınlıklar ve “neden hep aynı yerden tartışıyoruz?” sorusuyla kendini gösterir. Sorunun kaynağı bugünkü eş değil; çoğu zaman geçmişte öğrenilmiş ilişki dinamikleridir.
Evlilikte Kök Aile Sorunları: İki Kişi mi Evlenir, İki Aile mi?

Kök Aile Nedir ve Neden Bu Kadar Etkilidir?
Kök aile, bireyin doğduğu ve büyüdüğü aile sistemidir. Bu sistemde kişi yalnızca sevgi
görmez; aynı zamanda çatışmayı nasıl yöneteceğini, sınır koyup koyamayacağını,
duygularını ifade edip edemeyeceğini de öğrenir. Daha doğrusu, bunların “normal” olan
versiyonunu içselleştirir.
Bazı ailelerde duygular açıkça konuşulur, bazı ailelerde ise sessizlik en güvenli yöntemdir.
Kimilerinde bireysellik desteklenir, kimilerinde ise “biz” olmak adına kişisel sınırlar silikleşir.
Evlilikte yaşanan pek çok sorun, eşlerin bu farklı normlarla aynı ilişkiyi yürütmeye
çalışmasından doğar.
Sorun, bu farkların varlığı değil; farkında olunmadan ilişkiyi yönetmesidir.
Evlilikte Kök Aile Dinamikleri Nasıl Ortaya Çıkar?
Kök aile sorunları genellikle dolaylı yollardan kendini gösterir. Örneğin:
 Eşlerden biri sürekli onay bekliyordur, diğeri bunu “yetersiz hissettirilmek” olarak
algılar.
 Biri çatışmadan kaçarken, diğeri konuşmadan çözülemeyeceğine inanır.
 Bir eş ailesine karşı sınır koymakta zorlanırken, diğer eş kendini ikinci planda
hisseder.
 Kayınvalide, kayınpeder veya kardeşler meseleymiş gibi görünür; ancak asıl sorun
eşin ailesiyle kurduğu duygusal bağın niteliğidir.
Bu noktada evlilikteki çatışma, bugünün meselesi olmaktan çıkar; çocuklukta öğrenilen
bağlanma ve aidiyet biçimleri devreye girer.
Ayrışamayan Yetişkinler ve Evlilikte Sınır Sorunları
Kök aile sorunlarının en sık görülen biçimlerinden biri, bireyin ailesinden duygusal olarak
ayrışamamış olmasıdır. Fiziksel olarak ayrı bir evde yaşamak, psikolojik olarak ayrışmış
olmak anlamına gelmez.
Ailesinin beklentilerini kendi ihtiyaçlarının önünde tutan, “onlar üzülmesin” diye eşini zor
durumda bırakan ya da evlilik kararlarını ailesinin onayına göre şekillendiren birey, çoğu
zaman bunun farkında bile değildir. Bu durum, evlilikte şu soruları beraberinde getirir:
 “Bu evlilikte gerçekten iki kişi miyiz?”
 “Benim yerim neresi?”
 “Öncelik kimde?”

Eşlerden biri kendini sürekli dışarıda hissediyorsa, mesele kayınvalidenin davranışları değil;
eşin sınır koyamama becerisidir.
Sadakat, Bağlanma ve Görünmeyen İttifaklar
Bazı evliliklerde eşler arasında görünmeyen bir sadakat çatışması yaşanır. Kişi, ailesine
sadık kalmak ile eşine sadık olmak arasında bilinçdışı bir ikilem yaşar. Bu durumda evlilikte
gizli ittifaklar oluşur: Eş, partnerinden çok ailesinin tarafında durur; ancak bunu açıkça değil,
pasif yollarla yapar.
Bu tür ilişkilerde eşlerden biri sık sık yalnız bırakılmış hisseder. Tartışmalarda destek görmez,
karar süreçlerine dahil edilmez. Bu durum zamanla evlilikte duygusal kopuşa yol açar.
Kırgınlık büyür, mesafe artar ve ilişki işlevselliğini kaybeder.
“Ben Böyleyim” Maskesi Altındaki Öğrenilmiş Davranışlar
Kök aileden gelen kalıplar çoğu zaman “kişilik özelliği” olarak savunulur. Oysa birçok
davranış, değişmez bir karakter yapısından değil; çocuklukta işe yarayan stratejilerin
yetişkinlikte de sürdürülmesinden kaynaklanır.
Sessiz kalmak, alttan almak, aşırı kontrol etmek, duyguları bastırmak ya da sürekli suçluluk
hissetmek… Bunların her biri bir zamanlar bireyi korumuş olabilir. Ancak evlilikte bu stratejiler
ilişkiyi zedeleyen alışkanlıklara dönüşebilir.
Bu noktada asıl soru şudur:
“Bu davranış bugün de beni ve ilişkimi koruyor mu, yoksa zarar mı veriyor?”
Evlilikte Kök Aile Sorunlarıyla Yüzleşmek Neden Zordur?
Çünkü kök aileyle yüzleşmek, yalnızca eşle değil; kişinin kendi geçmişiyle de temas etmesini
gerektirir. Bu temas çoğu zaman suçluluk, sadakatsizlik hissi ve içsel çatışma yaratır. İnsan
ailesini eleştirmenin “nankörlük” olduğunu düşünebilir.
Oysa mesele aileyi suçlamak değil; etkilerini fark etmektir. Farkındalık, kopmak anlamına
gelmez. Aksine, daha sağlıklı bir bağ kurmanın ön koşuludur.
Sağlıklı Bir Evlilik İçin Ne Gerekir?
Sağlıklı bir evlilikte eşler:
 Kök ailelerinden psikolojik olarak ayrışabilmiştir.
 Birbirlerini birincil bağ olarak kabul eder.
 Ailelerine karşı net ama saygılı sınırlar koyabilir.
 Çatışmayı kaçınılması gereken bir tehdit değil, ilişkiyi derinleştiren bir alan olarak
görür.
 “Biz” olmayı, bireyselliği feda etmek olarak algılamaz.
Bu noktada evlilik, geçmişin tekrarlandığı bir alan olmaktan çıkar; bilinçli olarak yeniden inşa
edilen bir ilişkiye dönüşür.
Sonuç: Sorun Aileler Değil, Farkındalıksız Taşınan Yüklerdir
Evlilikte yaşanan pek çok problem, sanıldığı gibi “zor insanlar” ya da “kötü niyetli aileler”
yüzünden değil; fark edilmeden taşınan duygusal yükler nedeniyle ortaya çıkar. Kök aile

sorunları konuşulmadığında ilişkiyi sessizce aşındırır; fark edildiğinde ise iyileşmenin kapısını
aralar.
Evlilik, yalnızca birlikte yaşamak değil; birlikte büyümeyi göze almaktır. Ve bazen bu büyüme,
geçmişle yüzleşmeyi gerektirir.

Yazar Hakkında

Dr. Emel Karabulut

Dr. Emel Karabulut

İlk , orta, lise öğrenimimi Ankara Yükseliş Koleji’nde tamamladım. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1992 yılında mezun oldum. Sağlık Bakanlığına bağlı birçok birimde ve Kamuda kurum doktorluğu yaptım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.