Doktorsitesi.com

Erken Çocuklukta Duygusal Gelişim

Uzm. Pedagog Afife Selvitopu
Uzm. Pedagog Afife Selvitopu
29 Eylül 2016128 görüntülenme
Randevu Al
Erken Çocuklukta Duygusal Gelişim
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Erken Çocukluk Döneminde Duygusal Yaşam ve Gelişim Evreleri

Erken çocuklukta duygusal yaşam, temel gelişim evrelerine göre büyük bir değişkenlik gösterir. Bebekler, doğum anından itibaren dış dünyaya karşı sanılanın aksine son derece duyarlı ve ilgili bir yapıya sahiptir. Yapılan bilimsel araştırmalar, henüz 4 günlük bir bebeğin kendi annesinin sütü ile başka bir annenin sütünü ayırt edebildiğini ve kendi annesinin kokusuna doğru yöneldiğini kanıtlamaktadır.

Bebeklik Döneminde İlişki ve Temas İhtiyacı

Bebeklerin tanıma, anlama ve bağ kurma yetileriyle dünyaya gelmesi, sadece fizyolojik ihtiyaçların değil, ilişki kurma ihtiyacının da hayati önem taşıdığını göstermektedir. Bu dönemde çocukların dikkatini canlı renkli ve sesli oyuncaklar çekse de bebeğin asıl gereksinimi anne ile kuracağı bağdır.

Bebeklik döneminde dikkat edilmesi gereken temel unsurlar şunlardır:

  • Ten teması kurmak ve bebekle konuşmak asıl önemli gereksinimdir.
  • Bu dönemde "kucağa alışmasın" düşüncesiyle bebeği uzak tutmak uygun bir yaklaşım değildir.
  • Temel bakım veren, bebeği tanıdığı ölçüde ona yardım edebilir ve ihtiyaçlarını kolayca anlayabilir.

Bebeklerde Ağlama ve Kaygı ile Baş Etme Yöntemleri

Süt bebeklerinin ağlaması ve bağırması birçok farklı nedene dayanabilir. Bu bağırışların anlamını kavramadan doğru müdahaleyi yapmak mümkün değildir. Bebeği yönetmeye çalışmak yerine, ihtiyacını ve duygusunu anlamak temel bakım verenin asli görevidir. Bebeklerin sergilediği bazı davranışlar aslında birer kaygıyla baş etme yöntemi olabilir:

DavranışOlası Duygusal Karşılığı
Yumruğu ağza koyma / Parmak emmeKaygıyla baş etme çabası
Ağlama ve bağırmaAçlık, öfke veya protesto
Annenin memesiyle oynamaGüven ve denge arayışı
Elini ağza sokmaEngellenme duygusuna tepki

İçsel Denge ve Güven Duygusunun İnşası

Bebeğin temel amacı içsel dengeyi yakalamaktır ve tüm yaşamı boyunca sürecek olan bu becerinin tohumları bebeklik yıllarında atılır. Zihninden geçenin hemen gerçekleşmesini bekleyen bebek, engellendiğinde doğal bir öfke hisseder. Ancak ebeveyne olan güvenini yitiren çocuklar, kızgınlıklarını şu şekilde dışa vurabilir:

  • Başını yastığın altına sokma veya yere/duvara vurma
  • Hiç ağlamama veya hiçbir şey istememe
  • Kendi bedenine yönelme

Çocuklukta Öfke ve Üzüntü Arasındaki Fark

Çocukta öfke, belirli bir düzeyde sağlıklıdır; çünkü öfkelenen çocuk çaresizlikle boğuşmak yerine ne istediğini deneyimleyen ümitli bir çocuktur. Bu noktada önemli olan, çocuğun bu duygunun öfke olduğunu tanıması ve gerçeklik sınırlarını öğrenmesidir.

Duygusal ihtiyaçlara göre yaklaşım farkları:

  1. Sinirli Çocuk: Kucakta kalmak istemeyebilir, bağımsızlık alanı arayabilir.
  2. Üzgün Çocuk: Kucağa alınmak, okşanmak ve teselli edilmek ister; kederlidir.
  3. Yalnız Çocuk: Ümitsizliğin sebep olduğu ağlayışlar veya sessizlikler genellikle yetiştirme yurtlarındaki yalnız çocuklarda gözlenir.

Mutsuz çocuk, mutsuz yetişkin demektir. Eğer temel bakım veren olarak gösterdiğiniz özenden kuşkunuz yoksa, çocuğunuz size ne zaman yalnız kalmak istediğini veya ne zaman sevindiğini net bir şekilde belli edecektir. Ebeveynlerin temel görevi, çocuğun duygularını tanımasına yardımcı olmak ve ona ihtiyacı olan güvenli tutuşu sağlamaktır.

Uzm. Klinik Psikolog Afife SELVİTOPU
Anne-Çocuk/Ergen Psikoterapisti

Etiketler

Bebek sağlığıDuygusal gelişimAnne bebek ilişkisiAnne bebek ilişkisinde yaklaşımlarBebeğin duygusal gelişimi

Yazar Hakkında

Uzm. Pedagog Afife Selvitopu

Uzm. Pedagog Afife Selvitopu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.