Doktorsitesi.com

Ergenlik ve idealizasyon

Klinik Psikolog Metin Sönmez
Klinik Psikolog Metin Sönmez
23 Kasım 2023131 görüntülenme
Randevu Al
Ergenlikde yaşanan sorunlar
Ergenlik ve idealizasyon
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik ve İdealizasyon: Savunma Mekanizmalarının Rolü

Psikolojide ego, yani benlik, denge kurabilmek amacıyla çeşitli savunma mekanizmalarına başvurur. Bu mekanizmalardan biri olan İdealizasyon (ülküleştirme), bir kişinin bir nesneyi tüm olumsuz, kötü ya da eksik yönlerinden arındırarak onu zihninde en kusursuz haliyle konumlandırmasıdır. Her ne kadar koruyucu bir işlevi varmış gibi görünse de idealizasyon, aslında sağlıklı olmayan bir savunma mekanizması olarak kabul edilir.

İdealizasyon Neden Kullanılır?

İdealizasyon mekanizmasının temelinde genellikle çatışma korkusu ve kayıp endişesi yatar. Birey, karşısındaki kişiyi (nesneyi) olduğu gibi kabul etmek yerine onu mükemmelleştirerek olası risklerden kaçınır. Bu durumun ortaya çıkış nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Duygusal Terk Edilme Korkusu: Örneğin, bir ergen kız annesine karşı yoğun öfke duyabilir ancak çatışmayı göze alamaz. Çatışma durumunda annesinin ona küsmesinden, duygusal yatırımını kesmesinden ve sevgisinden mahrum kalmaktan korkar.
  • Nesneyi Koruma Güdüsü: Anne figürü çocuk tarafından çok güçsüz veya kırılgan algılanıyorsa, çocuk öfkesini yansıttığında annesinin yıkılacağından endişe eder.

Bu süreçlerin sonunda çocuk; "Benim annem bir melektir", "Her şeyin en iyisini o bilir" veya "Biz birbirimizi çok severiz" gibi kalıplarla çatışmadan ve kayıptan korunmaya çalışır.

Sağlıklı Kimlik Gelişimi İçin Çatışmanın Önemi

Bir bireyin, başkasının bir uzantısı olmadan özgün bir benlik ve kimlik geliştirebilmesi için ebeveynleri ile çatışması gerekir. Ergenlik döneminde görülen sınır koyma çabaları, ebeveynleri uzaklaştırma isteği ve fiziksel temastan kaçınma (sarılmayı reddetme gibi) aslında sağlıklı bir gelişimin parçasıdır.

Ergenler bu dönemde şu davranışları sergileyebilirler:

  1. Ebeveynlerin hayat görüşlerini ve siyasi düşüncelerini eleştirmek.
  2. Evdeki kurallara karşı çıkmak.
  3. Belirli bir dozda kalmak kaydıyla yalan söylemek veya özel hayatını gizlemek.
  4. Yaşadıklarını ebeveynleri yerine arkadaşlarıyla paylaşmayı tercih etmek.

Aileler bu durumu genellikle bir sorun olarak görse de bunlar çocuğun sağlıklı bir ergenlik süreci geçirdiğinin temel göstergeleridir.

Ebeveyn Denetimi ve Sınırlar Arasındaki Denge

Ebeveynlerin "Çocuğumuzu hiç kontrol etmeyecek miyiz?" endişesi haklı bir temele dayansa da denetimin dozu kritik önem taşır. Çocuğun nereye gittiğini ve arkadaş çevresini bilmek ebeveynlik sorumluluğudur; ancak her adımından haberdar olma isteği gelişimi olumsuz etkiler.

Ebeveynlik YaklaşımıSağlıklı Uygulama
Sınır KoymaEve giriş saatleri ve temel kurallar net olmalıdır.
İzin SüreciGideceği yer için izin alması ve bilgi vermesi sağlanmalıdır.
Kontrol BiçimiSürekli takip ediliyormuş hissi yaratmadan denetim kurulmalıdır.

Ergenler Neden İletişimi Keser?

Eğer bir ergen ailesiyle hiçbir şey paylaşmıyorsa, bunun altında yatan temel sebepler şunlar olabilir:

  • Anlaşılmama Kaygısı: Dinlenmeyeceğini veya anlattıklarının küçümsenip değersizleştirileceğini düşünüyor olabilir.
  • Yargılanma Korkusu: Anlattıkları nedeniyle suçlanacağını veya cezalandırılacağını öngörebilir.
  • Ailevi İletişim Modeli: Ev içinde sorunların görmezden gelindiği ve hiçbir şey yokmuş gibi davranıldığı bir iletişim kültürü hakim olabilir.

Sağlıklı bir gelişim süreci için ergenin kendi sınırlarını çizmesine izin verilmeli ve güven temelli bir iletişim kanalı açık tutulmalıdır.

Etiketler

Ergenlik dönemiErgenlik dönemi hakkında herşeyErgenlik dönemi ve kimlik gelişimiAnne- baba - çocuk çatışmasıErgenlik sorunlarıErgen ve aile

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Metin Sönmez

Klinik Psikolog Metin Sönmez

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Lisans bölümü mezun olmuştur. Lisans eğitimi devam ederken gönüllü ve zorunlu stajlarımı Manisa Ruh Sağlığı Hastanesi, Avcılar Murat Kölük Devlet Hastanesi (poliklinik ve palyatif serviste yatan hasta yakınları) ve Bakırköy Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nde(poliklinik ve kadın yataklı servis) tamamlamıştır. Aynı zamanda Lisans eğitimi devam ederken Marmara Üniversitesi Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika programını tamamlamıştır. Uzmanlık eğitimini ise İstanbul Kent Üniversitesi Klinik Psikoloji Lisansüstü Programında tamamlamıştır. Bitirme projesinde Dr.Öğr.Üyesi Fatma Çam Kahraman ile Tepkisel Bağlanma Bozukluğu ve Yaygın Gelişimsel Bozukluk(OTİZM):Genel Bir Bakış; konusunu çalıştım ve böylece Uzm. Klinik Psikolog unvanına sahip olmuştur. İstanbul’da yüksek lisans eğitimi devam ederken, Bahçelievler Özel Yıldız Yağmuru Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde 6 ay süre ile ve Esenyurt Özel Samyeli Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde 6 ay süre olmak üzere kurum psikoloğu olarak çalışmıştır. Daha sonrasında memleketi olan Manisa’ya dönerek sevgili eşi ve aynı zamanda meslektaşı ile birlikte Manisa’da Kliniklerini açmışlardır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.