Doktorsitesi.com

Endometriozis hakkında

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu
Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu
17 Ekim 2016287 görüntülenme
Randevu Al
  • Endometriozis, rahim iç dokusunun rahim dışındaki organlara yerleşmesiyle oluşan, şiddetli ağrı ve kısırlığa yol açabilen kronik bir hastalıktır.
  • Hastalığın kesin nedeni bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi sorunları ve çevresel faktörlerin gelişimi üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir.
  • Tedavi süreci hastanın durumuna göre ilaçla veya laparoskopik cerrahiyle yönetilirken, cerrahi müdahale sonrası ilk bir yıl gebelik şansının en yüksek olduğu dönemdir.
Endometriozis hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Endometriozis Nedir ve Kimlerde Görülür?

Endometriozis, kadın sağlığını ciddi şekilde etkileyen ve oldukça sık karşılaşılan kronik bir hastalıktır. Toplumdaki yaygınlığına bakıldığında; hiçbir şikayeti olmayan kadınların %2-18’inde, kronik bel ve kasık ağrısı yaşayanların %5-21’inde görülmektedir. Özellikle şiddetli adet sancısı çeken kadınların %50’sinde, infertilite (kısırlık) sorunu ile başvuranların ise %10 ile %90 gibi geniş bir aralığında bu hastalığa rastlanmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri verilerine göre endometriozis, jinekolojik nedenlerle hastaneye yatış ve ameliyat gerekçeleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Bu veriler, hastalığın kadın yaşam kalitesi üzerindeki etkisini açıkça ortaya koymaktadır.

Endometriozis Oluşumu ve Genel Bilgiler

Rahim iç boşluğunu döşeyen ve her ay gebelik ihtimaline karşı hazırlanan dokuya endometrium denir. Normal bir döngüde gebelik oluşmazsa bu doku parçalanarak adet kanı yoluyla vücut dışına atılır. Ancak bazı durumlarda, bu dokunun bir kısmı tüplerden geçerek karın boşluğuna sızar.

Endometriozis, rahim iç duvarını oluşturan bu dokunun rahim dışındaki organlarda (yumurtalıklar, tüpler, karın zarı vb.) yerleşmesi durumudur. Bu yerleşim alanlarına endometriozis odağı adı verilir. Normal şartlarda bağışıklık sistemine ait "makrofaj" hücreleri bu sızıntıları temizlerken, endometriozis hastalarında bu mekanizma yetersiz kalmaktadır.

Hastalığın Nedenleri ve Risk Faktörleri

Endometriozisin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, gelişiminde rol oynadığı düşünülen temel teoriler şunlardır:

  • Retrograd Menstrüasyon: Adet kanının tüplerden geriye doğru karın boşluğuna akması.
  • Bağışıklık Sistemi Yetersizliği: Vücudun yabancı yerdeki endometrium hücrelerini yok edememesi.
  • Metaplazi Teorisi: Bazı hücrelerin dönüşerek rahim içi hücre karakteri kazanması.
  • Genetik Yatkınlık: Birinci derece akrabalarında hastalık olanlarda risk %5-7 oranında artar.
  • Çevresel Faktörler: Hava kirliliği, sigara dumanı (dioxin maddesi) ve alkol kullanımı risk artırıcı kabul edilirken; düzenli spor yapanlarda görülme sıklığı daha düşüktür.

Endometriozis Odakları ve Evreleme

Endometriozis, karın boşluğunda yarattığı lezyonların yaygınlığına göre Evre I (Minimal) ile Evre IV (Ağır) arasında sınıflandırılır. Kesin evreleme ancak laparoskopi (kapalı ameliyat) yöntemiyle yapılabilir.

EvreDurum Özeti
Evre I-IIMinimal ve hafif düzeyde, odakların başlangıç aşamasında olduğu evre.
Evre III-IVOrta ve ağır düzeyde; yaygın yapışıklıklar ve çikolata kistleri (endometrioma) mevcuttur.

Endometriozis odakları en sık yumurtalıklarda görülür. Ayrıca Douglas çukuru, tüpler, bağırsaklar, mesane ve nadiren akciğer gibi organlarda da barut yanığına benzer lezyonlar şeklinde ortaya çıkabilir.

Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın şiddeti her zaman evresiyle doğru orantılı olmayabilir. En sık karşılaşılan şikayetler şunlardır:

  • Uzun süreli kronik kasık ve bel ağrısı
  • Dismenori (Aşırı sancılı adet dönemleri)
  • Disparoni (Cinsel ilişki sırasında ağrı)
  • İnfertilite (Gebe kalamama sorunu)
  • Düzensiz adet kanamaları ve makata vuran ağrılar

Endometriozis Tedavi Yöntemleri

Tedavi planı; hastanın yaşına, çocuk isteğine ve ağrılarının şiddetine göre kişiye özel olarak belirlenir.

1. Medikal (İlaçla) Tedavi

İlaç tedavisinde temel amaç odakları baskılamak ve ağrıyı yönetmektir. Bu kapsamda doğum kontrol hapları, progestinler ve GnRH analogları kullanılır. GnRH analogları vücudu geçici bir "yalancı menopoz" durumuna sokarak odakların gerilemesini sağlar. Ancak ilaç tedavisi odakları tamamen yok etmez; genellikle cerrahiye destek olarak kullanılır.

2. Cerrahi Tedavi (Laparoskopi)

Endometriozis tedavisinde en etkili yöntem laparoskopik cerrahidir. Ameliyatın temel hedefleri şunlardır:

  • Endometriozis odaklarının lazer veya elektrik enerjisiyle tahrip edilmesi.
  • Çikolata kistlerinin (endometrioma) sağlam yumurtalık dokusuna zarar vermeden çıkarılması.
  • Organlar arasındaki yapışıklıkların giderilmesi ve anatominin düzeltilmesi.
  • Şiddetli ağrı durumunda sinir uçlarının tahrip edilmesi (LUNA operasyonu).

Önemli Uyarı: Kistlerin sadece boşaltılması (aspirasyon) tekrar riskini artırır; bu nedenle kist duvarının tamamen çıkarılması (kistektomi) altın standarttır.

Tedavi Sonrası Başarı ve Gebelik Şansı

Cerrahi müdahale sonrası çocuk sahibi olmak isteyen hastalar için en yüksek şans ilk 1 yıl içerisindedir. Merkezimizdeki verilere göre başarı oranları şöyledir:

  • Hafif Evre (I-II): %60 gebelik oranı
  • İleri Evre (III-IV): %40 gebelik oranı

Tedavi başarısını; kadının yaşı, cerrahi ekibin deneyimi, hastalığın evresi ve erkekte ek bir sperm problemi olup olmaması doğrudan etkilemektedir.

Etiketler

Endometriozis belirtileriEndometriozis tedavisiEndometriozis ve gebelikEndometriozis teşhisEndometriozis tedaviEndometriozis hastalığıEndometriozis hastası

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu

Op. Dr. Ahmet Murat EMANETOĞLU, 7 Mayıs 1963 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Lise öğrenimini 1981 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nde bitirmesinin hemen ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1987 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1993 yılında ise SSK Göztepe Hastanesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlığını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.