Doktorsitesi.com

ENDOMETRIOSIS

Prof. Dr. Yakup Erata
Prof. Dr. Yakup Erata
25 Kasım 2015239 görüntülenme
Randevu Al
  • Endometriozis, rahim dışındaki doku gelişimiyle karakterize ilerleyici bir hastalık olup en yaygın retrograd menstrüasyon teorisiyle açıklanmaktadır.
  • Hastalık şiddetli pelvik ağrı, sancılı adet ve cinsel ilişki gibi belirtilerle kendini gösterirken kadınlarda kısırlık riskini önemli ölçüde artırmaktadır.
  • Tedavi süreci cerrahi müdahale veya semptomları baskılayan hormonal yöntemlerle yönetilse de hastalığın cerrahi sonrası tekrarlama eğilimi yüksektir.
ENDOMETRIOSIS
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Endometriozis Nedir?

Endometriozis, uterus (rahim) dışında ektopik endometrial glandların ve stromanın bulunması olarak tanımlanan, en önemli klinik özelliği progresif (ilerleyici) olması olan bir hastalıktır. Kadın sağlığını ve üreme potansiyelini doğrudan etkileyen bu durum, tıp literatüründe ilk kez 1800’lü yıllarda tanımlanmıştır.

Endometriozis Etyolojisi ve Oluşum Teorileri

1921 yılında John Sampson, peritoneal endometriozisin over kaynaklı "tohumlama" (seeding) ile oluştuğunu ileri sürmüştür. 1927’de ise retrograd menstrüasyon teorisini yayınlayarak, endometrial dokunun fallop tüplerinden karın boşluğuna dökülmesinin hastalığa yol açtığını belirtmiştir. Bu teoriyi destekleyen temel gözlemler şunlardır:

  • Menstrüasyon gören kadınların çoğunda tüplerin fimbrial ucundan karın boşluğuna kan akımı izlenir.
  • Hastalık en sık ovariumlar, cul-de-sac, uterosakral ligamentler ve uterusun arka duvarı gibi bağımlı (dependent) bölgelerde görülür.
  • Menstrüel akımdaki fragmanlar doku kültüründe ve deri altında üreyebilme yeteneğine sahiptir.
  • Deney hayvanlarında adet kanının peritona akıtılmasıyla endometriozis geliştiği gözlemlenmiştir.
  • Adet süresi çok kısa veya çok uzun olan kadınlarda, ektopik implantasyon fırsatı arttığı için hastalık riski yükselir.

Pelvisten uzak bölgelerdeki (akciğer, ürolojik sistem vb.) oluşumlar ise vasküler veya lenfatik transport ile açıklanmaktadır. Ayrıca, hiç adet görmemiş kadınlarda veya erkeklerde (yüksek doz östrojen tedavisi alanlarda) görülmesi, çölemik metaplazi (hücre dönüşümü) teorisini desteklemektedir.

Endometriozis Belirtileri ve Tanı Yöntemleri

Endometriozis, reprodüktif çağdaki kadınların %3-10’unda, infertil (kısır) kadınların ise %25-35’inde görülür. Tanı sürecinde özellikle dismenore (sancılı adet), disparoni (ağrılı cinsel ilişki) ve infertilite şikayetleri olan hastalarda şüphe düzeyi artırılmalıdır.

Semptomlar şunları içerebilir:

  • Dismenore: Yıllarca ağrısız geçen adetlerden sonra başlayan şiddetli ağrılar.
  • Kronik Pelvik Ağrı: Ağrının şiddeti her zaman hastalığın yaygınlığı ile doğru orantılı değildir; bazen minimal odaklarda bile ciddi ağrı görülebilir.
  • Ekstrapelvik Belirtiler: Pulmoner tutulumda hemoptizi (kan tükürme) veya pnömotoraks; ürolojik tutulumda üreteral obstrüksiyon.
  • Düşük Riski: 20 yaş altı kadınlarda düşük oranı %12 iken, 40 yaş üzerinde bu oran %46’ya kadar çıkabilmektedir.

Endometriozis ve İnfertilite İlişkisi

Endometriozis; ovarium tutulumu, adhezyonlar (yapışıklıklar) ve tubal motilitenin bozulması yoluyla fertiliteyi olumsuz etkiler. İnfertil kadınlarda laparoskopi sırasında endometriozis saptanma oranı %38.5 iken, fertil kadınlarda bu oran %5.2’dir.

Minimal ve hafif endometrioziste fertiliteyi etkileyen olası mekanizmalar:

  1. Disparoni: Ağrılı ilişki nedeniyle cinsel aktivitenin kısıtlanması.
  2. Prostoglandinler: İmplantlardan salgılanan maddelerin tubal fonksiyonları ve korpus luteumu etkilemesi.
  3. Makrofaj Aktivitesi: Peritoneal sıvıda artan makrofajların spermleri fagositoz yoluyla yok etmesi veya sitokinlerin embriyo üzerine toksik etkisi.
  4. Ovulatuar Disfonksiyon: Folikül gelişimi ve embriyo kalitesindeki bozulmalar.

Tedavi Yöntemleri

Endometriozis tedavisi, hastanın semptomlarına, çocuk isteğine ve hastalığın evresine göre planlanır.

Cerrahi Tedavi

Adheziv hastalık varlığında veya 2 cm’den büyük endometriomalar (çikolata kisti) saptandığında cerrahi önceliklidir. Cerrahinin temel amacı anatomik yapıyı restore etmek ve odakları eksize etmektir. Postoperatif dönemde gebelik şansı genellikle ilk yıl en yüksektir.

Hormonal Tedavi Seçenekleri

Medikal tedaviler genellikle semptomları baskılamaya yöneliktir ve küratif (tam iyileştirici) değildir.

İlaç GrubuEtki Mekanizması ve Özellikleri
DanazolAndrojenik bir ortam yaratarak odakları baskılar; yan etkileri (kilo artışı, akne) fazladır.
Progestinler (MPA)Endometrial dokuda atrofiye yol açar. Günümüzde ilk seçeneklerden biridir.
GnRH Agonistleri"Medikal ooferektomi" (yapay menopoz) oluşturur. Kemik kaybı riski nedeniyle 6 ayla sınırlıdır.
Oral KontraseptiflerHastalığın progresyonunu engellemek ve semptom yönetimi için kullanılır.

Hastalığın Seyri ve Rekürrens (Tekrarlama)

Kesin cerrahi tedavi (TAH + BSO) uygulanmadığı sürece endometriozis tekrarlama eğilimindedir. Senelik tekrarlama oranı %5-20 arasındadır. GnRH agonistleri ile yapılan tedavilerde 5 yıl sonra rekürrens oranı ciddi vakalarda %74’e kadar çıkabilir. Genç ve henüz gebelik planlamayan kadınlarda hastalığın ilerlemesini durdurmak için sürekli oral kontraseptif kullanımı önerilmektedir.

Etiketler

Endometriozis nedenleriEndometriosis nedirEndometriosis hakkındaEndometriosis neden olurEndometriosis kimlerde görülür

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Yakup Erata

Prof. Dr. Yakup Erata

Prof. Dr. Yakup Erata, 1960 yılında Kıbrıs, Lefkoşe'de dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Lefkoşe'de tamamlayan Dr. Erata, 1978 yılında Lefkoşe Türk Lisesi'nden birincilikle olmasının ardından aynı yıl İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başladı. 1984 yılında mezuniyetini takiben 1990 yılına dek İstanbul Universitesi Tıp Fakültesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını sürdürdü ve 1990 yılında uzman doktor unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.