Endometriosis
- Endometriozis, rahim iç tabakasındaki hücrelerin rahim dışındaki bölgelere yerleşmesiyle oluşan ve en sık 25-35 yaş aralığındaki kadınlarda görülen kronik bir hastalıktır.
- En yaygın belirtileri ağrılı adet, kasık ağrısı ve kısırlık olan bu hastalığın kesin tanısı laparoskopi veya biyopsi yöntemleriyle konulmaktadır.
- Kesin bir tedavisi olmayan hastalığın yönetiminde ağrıyı dindirmek ve kısırlığı gidermek amacıyla hormonal ilaçlar veya cerrahi müdahaleler uygulanmaktadır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Endometriozis Nedir ve Kimlerde Görülür?
Endometriozis, rahim iç tabakasını döşeyen endometrial hücrelerin rahim dışındaki bölgelerde yerleşerek gelişmesi durumudur. Kadın popülasyonunda yaklaşık %5-10 oranında rastlanan bu rahatsızlık, kötü huylu veya kanser niteliği taşıyan bir hastalık değildir. Genellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen endometriozis, en sık 25-35 yaş aralığında teşhis edilmekte; 45 yaşından sonra ise görülme sıklığı oldukça azalmaktadır.
Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, en güçlü teori retrograd menstrüasyon (adet kanının tüplerden geriye doğru akması) olarak kabul edilir. Bu teoride, adet kanıyla birlikte karın boşluğuna dökülen hücreler burada üremeye başlar. Normal şartlarda vücudun savunma mekanizmaları bu hücreleri yok ederken, bazı kadınlarda bu mekanizmanın yetersiz kalması sonucu hastalık gelişir.
Endometriozisin En Sık Görüldüğü Bölgeler
Endometriozis odakları vücudun çeşitli noktalarında konumlanabilir. En sık rastlanan bölgeler şunlardır:
- Yumurtalıkların dış yüzeyi
- Periton (karın zarı)
- Fallop tüpleri
- Bağırsaklar ve mesane (idrar torbası)
Yumurtalık içerisinde gelişen endometriozis kistleri tıp literatüründe endometrioma, halk arasında ise çikolata kisti olarak adlandırılır.
Endometriozis Belirtileri ve Tanı Yöntemleri
Endometriozis bazen hiçbir şikayete yol açmazken, bazen yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyen bulgularla seyredebilir. En yaygın belirtiler arasında ağrılı adet görme, bel ve kasık ağrıları, kitle hissi ve kısırlık yer almaktadır.
Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:
- Laparoskopi veya Açık Ameliyat: Kesin tanı ve evreleme için şüpheli alanlardan biyopsi alınması şarttır.
- CA125 Testi: Kanda yükselen bu tümör belirteci tanıyı destekleyebilir ancak tek başına teşhis koydurucu değildir.
- Ultrasonografi: Endometriozis odakları ultrasonda görülemez; ancak yumurtalıklardaki endometrioma kistleri bu yöntemle tespit edilebilir.
Endometriozis ve Kısırlık İlişkisi
Endometriozis, yumurtalıklar ve tüplerde oluşturduğu yapışıklıklar nedeniyle kısırlığa yol açabilir. Ayrıca odaklardan salgılanan maddeler, döllenmeyi ve embriyonun rahme yerleşmesini engelleyebilir. Bununla birlikte, her hastada kısırlık gelişmez; hastaların yaklaşık %70'i herhangi bir tedavi almadan 3 yıl içinde kendiliğinden gebe kalabilir.
| Durum | Gebelik Üzerindeki Etkisi |
|---|---|
| Kendiliğinden Gebelik | Hastaların %70'inde 3 yıl içinde mümkündür. |
| Gebelik Süreci | Endometriozis hastalarında gebelik riski artışı gözlenmez. |
| Hastalığın Seyri | Gebelik, hastalığın gerilemesini ve şikayetlerin azalmasını sağlar. |
Endometriozis Tedavi Seçenekleri
Endometriozisin kesin ve kalıcı bir tedavisi bulunmamaktadır. Tedavide temel amaç ağrıyı gidermek ve kısırlığı ortadan kaldırmaktır. Menopoz döneminde östrojen seviyesinin düşmesiyle hastalık kendiliğinden geriler. Bu nedenle hormonal tedavilerde temel strateji, gebelik veya menopoz durumunu taklit etmektir.
İlaç ve Hormon Tedavisi
Şikayeti az olan veya menopoza yakın hastalar izlenebilir. Tedavi gerektiren durumlarda şu ilaçlar kullanılır:
- Doğum kontrol hapları
- GnRH analogları
- Danazol
- Progesteronlar
Cerrahi Tedavi
Şiddetli olgularda, endometrioma varlığında veya kısırlık durumunda cerrahi tercih edilir. Ameliyatla kistler çıkarılır, yapışıklıklar giderilir ve odaklar CO2 lazer veya yakma yöntemiyle yok edilir. Unutulmamalıdır ki endometriozis tekrarlayabilen bir hastalıktır; cerrahi sonrası olguların yarısında nüks görülebilir.
Önemli Not: Endometrioma ameliyatı sonrası ilk 6 ay içinde gebelik beklenir. 35 yaş üzerindeki hastalar veya tüp-yumurtalık ilişkisi ileri derecede bozulmuş olanlar, zaman kaybetmeden tüp bebek tedavisine yönlendirilmelidir.


