Doktorsitesi.com

Effect of Coronary Artery Bifurcation Angle on Atherosclerotic Lesion Localization Distance to the Bifurcation Site

Doç. Dr. Murat Ziyrek
Doç. Dr. Murat Ziyrek
19 Eylül 2023182 görüntülenme
Randevu Al
Objectives: Although percutaneous coronary interventions become a common treatment modality for coronary artery diseases, lesion localization make these procedures more complex. As the lesion localizes near to the bifurcation site, more complex PCI procedures, overqualified equipments are needed and complication risk increases. Previous studies have demonstrated the strong correlation between wide angulation and significant coronary stenosis. However, a paucity of data exists about the association between bifurcation angle and lesion localization distance. In this study we analysed the effect of coronary bifurcation angle and left main coronary artery length on the atherosclerotic lesion localization. Methods: Patients, who underwent coronary angiography between 01.01.2017- 31.12.2019 were scanned. Patients having atherosclerotic lesions causing more than 50% luminal narrowing and Medina classification score (0,0,0) were evaluated. After exclusion, 467 patients were included. 5 bifurcation subgroups (LAD-CX, LAD-Dx, CX-OM, RCA-RV, RPD-RPL) were formed. Distance of lesion to the bifurcation site, bifurcation angle and left main coronary artery length were analysed by 2 experienced cardiologists with invasive quantitaive coronary angiography (QCA) by using “extreme angio and cardiac pacs” software system. Results: There was a strong inverse correlation between bifurcation angle and lesion localization distance to the bifurcation site (r ¼ ¡0.706; p < 0.0001). There was a nonsignificant negative correlation between Left-main coronary artery length and lesion localization. Regression analysis revealed that bifurcation angle is an independent risk factor for predicting the localization of an atheroslerotic lesion in 5 mm length from the point of bifurcation site (b ¼ ¡0.074, p < 0.0001). A cut-off value of 80.5 coronary bifurcation angle was found to have 84.1% sensitivity and 81.3% specificity in prediction of atherosclerotic lesion localization in 5 mm length from the point of bifurcation site. Conclusion: In this study we showed that as the bifurcation angle increases, atherosclerotic lesions tend to approach to the bifurcation site. Since invertentions encompassing bifurcation sites are more complex, lesions with increased angulation may need extra care as they are more likely to present with further complications. Furthermore, bifurcation angle is an independent risk factor for lesion localization.
Effect of Coronary Artery Bifurcation Angle on Atherosclerotic Lesion Localization Distance to the Bifurcation Site
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Giriş: Ateroskleroz ve Vasküler Anatomi İlişkisi

Ateroskleroz, vasküler intimanın kronik inflamatuar bir hastalığı olup, tüm vasküler ağ üzerinde potansiyel etkilere sahiptir. Bu hastalık, temel olarak inflamatuar yanıt ile lipid metabolizması arasındaki dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Kardiyovasküler ve serebrovasküler bozuklukların gelişimindeki ortak patolojik yollar nedeniyle ateroskleroz, dünya çapında morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenidir.

Güncel veriler ışığında aterosklerozun hazırlayıcı faktörleri ve gelişim evreleri tanımlanabilse de, plakların lokalizasyonu ve ilerleme hızıyla ilişkili faktörler henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Özellikle vasküler endotel hücreleri üzerindeki sürtünme kuvveti olarak tanımlanan kayma gerilmesi (shear stress), endoteliyal homeostazın korunmasında kritik bir rol oynar. Bu kuvvet, aterosklerotik plakların oluşumu, ilerlemesi ve destabilizasyonu süreçlerinde belirleyici bir faktördür.

Koroner Bifurkasyon Açısı ve Lezyon Lokalizasyonu

Laminar kan akışı, özellikle vasküler ağın bifurkasyon (çatallanma) noktalarında bozulduğunda, ateroskleroza yatkın bir ortam oluşur. Vasküler geometrinin plak lokalizasyonu üzerindeki etkisi, girişimsel kardiyoloji alanında zorlayıcı bir konudur. Yapılan çalışmalar, aterosklerotik plakların çoğunlukla damarların bifurkasyon bölgelerine yakın yerlerde oluştuğunu göstermektedir.

Perkütan koroner girişimlerin (PCI) en önemli kısıtlamalarından biri, sorumlu lezyonların lokalizasyonudur. Koroner lezyon bifurkasyon bölgesine yakın yerleştiğinde, daha karmaşık PCI prosedürleri ve nitelikli ekipman gereksinimi artmakta, bu da komplikasyon riskini yükseltmektedir. Bu nedenle, bifurkasyon bölgelerine yakın yerleşen lezyonlar için öngörücü faktörlerin belirlenmesi hayati önem taşımaktadır.

Çalışma Metodolojisi ve Hasta Popülasyonu

Bu retrospektif çalışmada, 2017-2019 yılları arasında koroner anjiyografi yapılan 5641 hasta arasından kriterlere uygun 467 hasta (242 erkek, 225 kadın) incelenmiştir. Çalışma kapsamında dört ana bifurkasyon alt grubu tanımlanmıştır:

  • LAD-CX (Sol ön inen arter - Sirkumfleks arter)
  • LAD-Dx (Sol ön inen arter - Diyagonal dal)
  • CX-OM (Sirkumfleks arter - Oblys marjinal dal)
  • RPD-RPL (Sağ posterior desendan - Sağ posterolateral dal)

Anjiyografik Parametrelerin Ölçümü

Çalışmada kullanılan anjiyografik veriler, 10 yıldan fazla deneyime sahip uzman kardiyologlar tarafından analiz edilmiştir. LMCA uzunluğu ve bifurkasyon açıları, özel yazılım sistemleri (QCA) kullanılarak hassas bir şekilde ölçülmüştür. Ölçümler, damar yapısına uygun spesifik projeksiyon açılarında gerçekleştirilmiştir.

ParametreOrtalama Değer
LMCA Uzunluğu (mm)14.36 ± 4.13
LAD-CX Bifurkasyon Açısı (°)71.19 ± 23.29
LAD-DX Bifurkasyon Açısı (°)67.16 ± 21.58
CX-OM Bifurkasyon Açısı (°)59.63 ± 19.66
RPD-RPL Bifurkasyon Açısı (°)61.30 ± 21.17

Bulgular: Bifurkasyon Açısı ve Lezyon Mesafesi Arasındaki Korelasyon

Yapılan analizler sonucunda, tüm hastalarda bifurkasyon açısı ile lezyonun bifurkasyon noktasına olan mesafesi arasında güçlü bir ters korelasyon saptanmıştır (r = -0.706; p < 0.0001). Yani bifurkasyon açısı genişledikçe, aterosklerotik lezyonun çatallanma noktasına daha yakın konumlandığı görülmüştür.

Çok değişkenli lojistik regresyon analizi, bifurkasyon noktasından itibaren ilk 5 mm içindeki lezyon lokalizasyonu için tek bağımsız risk faktörünün koroner bifurkasyon açısı olduğunu ortaya koymuştur. ROC analizi sonuçlarına göre, 80.5° üzerindeki bir bifurkasyon açısı, lezyonun ilk 5 mm içinde yerleşeceğini %84.1 duyarlılık ve %81.3 özgüllük ile öngörmektedir.

Tartışma: Hemodinamik Değişimlerin Patofizyolojik Etkisi

Laminar akışın bozulduğu geniş açılı bifurkasyon bölgelerinde, düşük duvar kayma gerilmesi endoteliyal proliferasyonu tetiklemekte ve anti-inflamatuar genlerin aktivasyonunu engellemektedir. Bu durum, reaktif oksijen türlerinin (ROS) artmasına ve nitrik oksit (NO) biyoyararlanımının azalmasına neden olarak aterogenezi hızlandırmaktadır.

Klinik çıkarımlar açısından şu noktalar önem arz etmektedir:

  1. Geniş bifurkasyon açıları, lokal hemodinamik değişiklikler yoluyla anlamlı koroner stenoz riskini artırır.
  2. 80.5° üzerindeki açılar, lezyonun bifurkasyonun hemen başlangıcında (ilk 5 mm) oluşma ihtimalini güçlendirir.
  3. Bu tür lezyonlar, PCI sırasında daha yüksek teknik zorluk ve komplikasyon riski taşır.

Sonuç

Sonuç olarak, yerel hemodinamik parametreler aterosklerotik plakların dağılımı ve ilerlemesi üzerinde doğrudan etkilidir. 80.5° üzerindeki koroner bifurkasyon açısı, hemodinamik değişikliklerle birlikte anlamlı koroner stenoz ve bifurkasyona yakın lezyon yerleşimi ile ilişkilidir. Bu bulgular, bifurkasyon açısının karmaşık koroner girişimleri öngörmede değerli bir diyagnostik parametre olarak kullanılabileceğini desteklemektedir.

Etiketler

Iskemik Kalp Hastalığı

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Murat Ziyrek

Doç. Dr. Murat Ziyrek

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.