EBEVEYNLERİNİN İNTERNET BAĞIMLILIĞI VE YAŞAM DOYUMU İLE EBEVEYNİ OLDUĞU 6-10 YAŞ ARALIĞINDAKİ ÇOCUKLARININ DAVRANIŞ PROBLEMLERİ İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Ebeveyn İnternet Kullanımı ve Çocuklarda Davranış Problemleri İlişkisi
Günümüzde dijitalleşmenin artmasıyla birlikte, ebeveynlerin teknoloji kullanım alışkanlıklarının çocuk gelişimi üzerindeki etkileri kritik bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu çalışma, 6-10 yaş aralığındaki çocukların davranış problemleri ile ebeveynlerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyumu düzeyleri arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir.
İlişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırmaya 400 ebeveyn katılmıştır. Elde edilen veriler; çocuklardaki hiperaktivite, depresif belirtiler ve davranış bozukluklarının, ebeveynlerin dijital bağımlılık seviyeleri ve genel yaşam memnuniyetleri ile doğrudan bağlantılı olduğunu kanıtlamaktadır.
Araştırmanın Metodolojisi ve Veri Toplama Süreci
Araştırma, değişkenler arasındaki ilişkinin derecesini belirlemek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ilişkisel tarama modeliyle tasarlanmıştır. Çalışmanın örneklemi, uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 200 kadın ve 200 erkek olmak üzere toplam 400 ebeveynden oluşmaktadır.
Verilerin toplanmasında akademik geçerliliği kanıtlanmış şu ölçekler kullanılmıştır:
- GGDPKL: Çocuklardaki davranış problemlerini ölçen 56 maddelik kontrol listesi.
- İnternet Bağımlılık Ölçeği: Yetişkinlerin dijital bağımlılık düzeyini belirleyen 20 maddelik ölçek.
- Yaşam Doyum Ölçeği: Bireylerin genel yaşam memnuniyetini ölçen 5 maddelik form.
Elde edilen veriler SPSS 21.0 programı aracılığıyla; t-testi, One-Way ANOVA ve Pearson Korelasyon analizi yöntemleriyle çözümlenmiştir.
Temel Bulgular ve Korelasyon Analizi
Araştırma sonuçları, ebeveynlerin psikolojik durumlarının çocukların davranışsal çıktıları üzerinde belirleyici bir rol oynadığını göstermektedir. Özellikle internet bağımlılığı arttıkça, çocuklarda gözlemlenen olumsuz davranışların şiddeti de artış göstermektedir.
| Değişkenler | Davranım Bozukluğu / Hiperaktivite | Depresyon / Dikkat Eksikliği | Sosyalleşmiş Saldırganlık |
|---|---|---|---|
| İnternet Bağımlılığı | .201** | .231** | .060 (Anlamsız) |
| Yaşam Doyumu | -.102* | -.162** | -.066 (Anlamsız) |
*Not: (*p<.05, *p<.01)
Demografik Değişkenlerin Etkisi
- Yaş Faktörü: 24-35 yaş grubundaki genç ebeveynlerin internet bağımlılığı seviyeleri, üst yaş gruplarına oranla anlamlı derecede daha yüksektir.
- Ekonomik Durum: Düşük gelir seviyesine sahip ailelerin çocuklarında, davranış bozukluğu ve saldırganlık eğilimleri orta gelirli ailelere göre daha fazla görülmektedir.
- Eğitim Seviyesi: Ebeveynin eğitim düzeyi yükseldikçe çocuklardaki davranış problemleri azalmakta, ebeveynin yaşam doyumu ise artmaktadır.
Tartışma: Dijital İhmal ve Teknostres
Araştırma sonuçları, teknostres ve dijital ihmal kavramlarının çocuk gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerini desteklemektedir. İnternette aşırı vakit geçiren ebeveynlerin çocuklarıyla kurdukları nitelikli bağ zayıflamakta; bu durum çocuklarda dikkat çekme isteği veya içe kapanma gibi problemlere yol açmaktadır.
Buna karşın, yaşam doyumu yüksek olan ebeveynlerin stresle başa çıkma becerilerinin daha gelişmiş olduğu ve çocuklarına daha sağlıklı bir rol model sundukları gözlemlenmiştir. Eğitim seviyesinin koruyucu bir faktör olarak öne çıkması, bilinçli ebeveynlik tutumlarının önemini bir kez daha kanıtlamaktadır.
Geleceğe Yönelik Öneriler
Çalışma sonucunda, ebeveyn-çocuk ilişkisini güçlendirmek ve çocuklardaki davranış problemlerini minimize etmek adına şu adımların atılması önerilmektedir:
- Ebeveyn Eğitimleri: Okullarda "Bilinçli Teknoloji Kullanımı" temalı seminerler yaygınlaştırılmalıdır.
- Psikososyal Destek: Düşük sosyo-ekonomik düzeydeki ailelere rehberlik hizmetleri öncelikli olarak sunulmalıdır.
- Nitel Araştırmalar: Gelecek çalışmalarda, nicel verilerin yanı sıra mülakat ve gözlem gibi nitel yöntemlerle daha derinlemesine analizler yapılmalıdır.


