Doktorsitesi.com

Dupuytren kontraktörü nedir?

Prof. Dr. Murat Türegün
Prof. Dr. Murat Türegün
20 Mart 2015210 görüntülenme
Randevu Al
  • Dupuytren kontraktürü, el ayasındaki fasia tabakasının kalınlaşmasıyla oluşan ve parmak hareketlerini kısıtlayan bir sağlık sorunudur.
  • Hastalık genellikle 40 yaş üstü erkeklerde, diyabet hastalarında ve Kuzey Avrupa kökenli bireylerde daha sık görülür.
  • Tedavi süreci hastalığın evresine göre ilaç veya cerrahi müdahale ile yönetilirken, kalıcı hareket kaybını önlemek için erken teşhis kritik önem taşır.
Dupuytren kontraktörü nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dupuytren Kontraktürü Nedir?

Dupuytren kontraktürü, adını 19. yüzyılın başlarında yaşamış olan Fransız cerrah Baron Dupuytren’den alan, el ayasındaki dokuların kalınlaşmasıyla karakterize bir sağlık sorunudur. Genellikle avuç içinde görülen bu durum, nadiren ayak ve penis bölgesinde de ortaya çıkabilir. Cilt altında yer alan ve fasia olarak adlandırılan tabakanın kalınlaşması, cildin buruşmasına ve tendonların yapışmasına yol açarak parmak hareketlerini kısıtlar.

Dupuytren Kontraktörünün Nedenleri ve Risk Grupları

Yapılan kapsamlı araştırmalara rağmen, Dupuytren kontraktörünün kesin nedeni henüz tam olarak belirlenememiştir. Ancak, cilt altındaki fasia tabakasında meydana gelen biyokimyasal değişikliklerin bu duruma zemin hazırladığı bilinmektedir. Hastalık genellikle her iki elde de görülebilmektedir.

Bu rahatsızlık açısından yüksek risk taşıyan kategoriler şunlardır:

  • 40 yaşını geçmiş erkek bireyler,
  • Kuzey Avrupa kökenli kişiler,
  • Şeker (diyabet) hastaları,
  • Epilepsi hastaları,
  • Alkol kullanımı olan bireyler.

Dupuytren Kontraktürü Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın başlangıç evresi genellikle sinsi ilerler ve fark edilmesi güçtür. İlk aşamada, ellerde dördüncü ve beşinci parmak hizasında ağrısız şişlikler oluşur. Süreç ilerledikçe bu şişlikler bir bant şeklinde kalınlaşmaya başlar; artan doku kalınlığı nedeniyle parmak hareketleri sınırlanır ve esneklik azalır.

Belirtilerin şiddetlenmesiyle birlikte şu durumlar gözlemlenir:

  • El ayasının düz zemine temas edememesi ve kubbe şeklini alması,
  • Parmakların işlevsel hareket kabiliyetini kaybetmesi,
  • İleri aşamalarda tendonların, komşu damarların ve sinirlerin olumsuz etkilenmesi.

Tedavi Seçenekleri ve Uygulama Yöntemleri

Dupuytren kontraktürü tedavisi, hastalığın evresine ve hastanın şikayetlerine göre planlanır. Erken teşhis döneminde öncelikle ilaç tedavisi tercih edilirken, klinik tabloya göre cerrahi uygulamalara geçiş yapılabilir. Eğer parmak hareketleri kısıtlanmıyor ve gerginlik oluşmuyorsa, mevcut nodüllere cerrahi müdahale yapılması önerilmez.

Tedavi sürecinde uygulanan yöntemler şu şekildedir:

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
Kortizon EnjeksiyonuHastalığın ilerlemesini durdurmak amacıyla uygun hastalara uygulanır.
İlaç TedavisiErken teşhis döneminde semptomları kontrol altına almak için kullanılır.
Cerrahi Müdahaleİlaç tedavisine yanıt alınamayan veya parmakların açılamadığı durumlarda uygulanır.

Cerrahi Başarıyı Etkileyen Faktörler

Cerrahi yöntemin başarısı; operasyonu gerçekleştiren doktorun tecrübesine, hastanın genel fiziksel durumuna ve seçilen tekniklere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Başarı faktörünü belirleyen en kritik nokta, müdahalenin mümkün olan en erken dönemde yapılmasıdır. Zamanında yapılmayan veya gecikmiş müdahaleler, parmakların hareket alanını kalıcı olarak sınırlandırabilmektedir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Murat Türegün

Prof. Dr. Murat Türegün

Prof. Dr. Murat TÜREGÜN, 1963 yılında Ankara'da doğmuştur. Lise öğrenimini TED Karabük Koleji'nde bitirdikten sonra, 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında GATA'da tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1988-1993 yılları arasında GATA Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.