Doğuştan rahim ve vajina yokluğu
- MRKH sendromu, normal dişi fenotipine ve fonksiyonel overlere sahip kadınlarda uterusun yokluğu ve vajinanın kısa olmasıyla karakterize bir konjenital anomalidir.
- Vaka analizi, tanı sürecinde yapılan gereksiz cerrahi müdahaleler, hatalı ilaç kullanımları ve yetersiz fiziksel muayeneler gibi ciddi tıbbi yanlışlıkları ortaya koymaktadır.
- Doğru tanı için fiziksel muayene ve hormonal değerlendirme kritik öneme sahip olup, MRKH sendromu özellikle testiküler feminizasyon gibi durumlarla karıştırılmamalıdır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser (MRKH) Sendromu ve Klinik Yaklaşım
Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser (MRKH) Sendromu, primer amenore (hiç adet görmeme) şikayetiyle başvuran kadınlarda karşılaşılan, ancak klinik pratikte tanı aşamasında ciddi hataların yapılabildiği bir konjenital anomalidir. Bu vaka analizinde, 32 yaşında, normal dişi fenotipine sahip ancak uterus ve vajina gelişimi yetersiz olan bir hastanın tanı süreci ve bu süreçte yapılan tıbbi yanlışlıklar ele alınmaktadır.
Hasta Profili ve Klinik Bulgular
32 yaşındaki kadın hasta, hayatı boyunca hiç adet görmeme ve premenstrüel sendrom yakınmaları ile başvurmuştur. Hastanın fiziksel özellikleri ve sistemik muayene bulguları şu şekildedir:
- Fiziksel Özellikler: 160 cm boy, 55 kg ağırlık, normal dişi tipi görünüm.
- Hormonal Değerler: Serum FSH 5.5 mIU/ml ve Estradiol 68 pg/ml (Normal sınırlar).
- Cinsel Yaşam: Düzenli cinsel ilişki ve orgazm tanımlanmaktadır.
- Pelvik Muayene: Dış genital organlar normal; ancak vajinal boşluk sadece 6 cm derinliğindedir. Bimanuel muayenede uterus non-palpabl (hissedilemiyor) olarak saptanmıştır.
- Görüntüleme: Ultrasonografide uterus izlenmemiş, ancak overlerde normal foliküler yapılar tespit edilmiştir.
Tanı: Müllerian Agenezi (MRKH Sendromu)
Müllerian Agenezi olarak da bilinen bu sendrom, müller kanallarının gelişmemesi sonucu uterusun yokluğu ve vajinanın kısa bir güdük şeklinde sonlanması ile karakterizedir. Overlerin embriyolojik kökeni farklı olduğu için bu hastalarda overler ve folikül gelişimi normaldir. Buna bağlı olarak östrojen uyarısı devam eder ve ergenlikte sekonder seks karakterleri (meme gelişimi vb.) normal bir dişi şeklinde oluşur.
| Parametre | Bulgular |
|---|---|
| Uterus | Mevcut değil (Agenezi) |
| Overler | Normal ve fonksiyonel |
| Karyotip | 46, XX |
| Fenotip | Normal dişi görünümü |
| Vajina | Kısa ve kör sonlanan (Güdük) |
Süreç İçerisinde Yapılan Tıbbi Yanlışlıklar
Hastanın geçmiş tıbbi öyküsü, tanı koyma sürecinde yapılan bir dizi hatayı gözler önüne sermektedir:
- Gereksiz Cerrahi Müdahale: Tanısı sadece fiziksel muayene ile konulabilecekken, hastaya gereksiz yere tanısal laparoskopi uygulanmıştır.
- Yanlış Tedavi Protokolü: Hormon değerleri normal olan hastaya, rahmi büyüteceği ve adet gördüreceği iddiasıyla doğum kontrol hapı verilmiştir.
- Yetersiz Muayene: Bir tüp bebek merkezi, vajinal ultrason yapmasına rağmen uterusun yokluğunu fark etmemiş ve hastaya tedavi protokolü önermiştir.
- Pap Smear Hatası: Serviksi (rahim ağzı) olmayan ve vajinası kör sonlanan bir hastadan Pap Smear örneği alındığı raporlanmıştır. Bu durum, muayenenin ve laboratuvar analizinin niteliğini sorgulatmaktadır.
MRKH ve Testiküler Feminizasyon Ayırıcı Tanısı
Normal dişi fenotipinde olup adet görmeyen hastalarda, MRKH sendromu ile testiküler feminizasyon (Androjen Duyarsızlığı Sendromu) karıştırılmamalıdır. Ayırıcı tanıda şu noktalar kritiktir:
- Testosteron Seviyesi: Testiküler feminizasyonda testosteron erkek düzeyindedir.
- Karyotip Analizi: MRKH'da 46,XX; testiküler feminizasyonda ise 46,XY kromozom yapısı görülür.
- Fiziksel Belirtiler: Vücut tüylerindeki eksiklik ve meme dokusunun yapısı ayırıcı tanıda hekime yol gösterir.
Olgudan Çıkarılan Klinik Sonuçlar
Bu vaka, modern tıpta fiziksel muayenenin ve doğru anamnez almanın önemini bir kez daha kanıtlamıştır. Vajinal agenezi durumunda bile, düzenli cinsel aktivite (Frank yöntemi benzeri doğal dilatasyon etkisiyle) vajinal boşluğun fonksiyonel hale gelmesini sağlayabilmektedir. Ayrıca, vajinal lubrikasyonun sağlanmasında servikal bezler olmasa dahi Bartholin ve Skene bezlerinin yeterli salgıyı üretebildiği gözlemlenmiştir.


