Doktorsitesi.com

DOĞURGANLIK ŞANSINIZI KORUYUN

Prof. Dr. Alparslan Baksu
Prof. Dr. Alparslan Baksu
20 Ocak 2017296 görüntülenme
Randevu Al
  • Eğitim ve kariyer hedefleri nedeniyle çocuk sahibi olmayı erteleyen kadınlarda, 35 yaşından itibaren yumurta rezervi ve kalitesinin hızla azalması doğurganlık potansiyelini düşürmektedir.
  • Vitrifikasyon yöntemiyle gerçekleştirilen yumurta dondurma işlemi, kadınlara ileri yaşlarda kendi hücreleriyle anne olabilme imkanı tanıyan etkili bir koruma yöntemidir.
  • Türkiye'deki yasal düzenlemeler uyarınca, düşük yumurtalık rezervi olan veya tıbbi gerekliliği bulunan kadınlar sağlık kurulu raporu ile yumurtalarını dondurabilmektedir.
DOĞURGANLIK ŞANSINIZI KORUYUN
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadınlarda Sosyoekonomik Değişim ve Doğurganlık Planlaması

Toplumların sosyoekonomik açıdan gelişmesiyle birlikte, kadının toplum hayatındaki rolü ve öncelikleri de evrilmektedir. Kadınların eğitim düzeyinin artması, iş hayatındaki beklentilerin yükselmesi ve kariyer planlarının öncelik kazanması, evlilik ve çocuk sahibi olma yaşının yükselmesine neden olmaktadır. Günümüzde birçok kadın, bireysel ve profesyonel hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla çocuk doğurma planlarını ileri bir tarihe ertelemektedir.

Kadın Doğurganlığında Yaş Faktörünün Önemi

Biyolojik olarak bir kız bebek, her iki yumurtalığında yaklaşık 400-500 bin adet yumurta öncüsü hücre ile dünyaya gelir. Ergenlik dönemiyle birlikte her ay bu hücrelerden biri olgunlaşarak döllenme yeteneği kazanırken, bir kısmı ise doğal süreçte yok olur. Bu durum, ilerleyen yaşla birlikte yumurtalık rezervinin ve dolayısıyla doğurganlık potansiyelinin azalması anlamına gelir.

Toplumda 38-40 yaşlarında doğal yollarla hamile kalan örneklerin görülmesi, ileri yaşlarda hamileliğin her zaman kolay olduğu yanılgısını yaratabilmektedir. Ancak bilimsel veriler, 35 yaşından itibaren hem yumurta sayısının azaldığını hem de yumurta kalitesinin belirgin şekilde bozulmaya başladığını göstermektedir.

Over Rezervi Değerlendirmesi Kimler İçin Gereklidir?

30 yaşını geçmiş, henüz evlenmemiş veya çocuk sahibi olmayı planlamayan kadınların yıllık rutin muayenelerinde over (yumurtalık) rezervleri mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle aşağıdaki durumlara sahip bireylerde bu değerlendirme kritik önem taşır:

  • Ailesinde erken menopoz öyküsü olanlar,
  • Ailesinde genetik geçişli kanser hastalıkları bulunanlar,
  • Kariyer veya kişisel nedenlerle doğurganlığını ertelemek isteyenler.

Yumurta Dondurma Teknolojisi: Vitrifikasyon Yöntemi

Yardımcı üreme tekniklerindeki gelişmeler, kadınlara gelecekteki doğurganlıklarını koruma imkanı tanımaktadır. Vitrifikasyon (çok hızlı dondurma) yöntemi sayesinde yumurta hücrelerinin %90-100 oranında canlı kalması sağlanabilmektedir. Bu yöntemle dondurulan her bir hücreden yaklaşık %7 oranında gebelik elde etme şansı bulunmaktadır. Sağlıklı yumurtaların dondurulması, kadına 40'lı yaşlarında bile kendi hücreleriyle anne olma avantajını sunar.

Türkiye'de Yumurta Dondurma İşlemi ve Yasal Mevzuat

Ülkemizde yumurta dondurma işlemleri belirli yasal çerçeveler dahilinde yürütülmektedir. 2014 yılına kadar sadece kemoterapi, radyoterapi veya üreme fonksiyonlarını kaybettirecek ameliyatlar öncesinde izin verilen bu işlem, Eylül 2014'te değişen yönetmelikle kapsamını genişletmiştir.

Güncel yönetmeliğe göre; düşük over rezervi olan ve henüz çocuk sahibi olmamış kadınlar ile ailesinde erken menopoz öyküsü bulunanlar, bu durumlarını üç uzman tabipten oluşan sağlık kurulu raporu ile belgelemeleri halinde yumurta dondurma işlemini gerçekleştirebilmektedir.

Yumurta Dondurma İşlemi Kimlere Uygulanır?

Yumurta dondurma işlemi, tıbbi gereklilikler veya rezerv azalması riski taşıyan durumlar için hayati bir seçenektir. İşlemin uygulanabileceği temel gruplar şunlardır:

  1. Kanser Tedavisi Görecek Hastalar: Kemoterapi ve radyoterapi öncesinde yumurtalıkların korunması amacıyla uygulanır.
  2. Cerrahi Operasyon Öncesi: Yumurtalıkların alınmasını gerektiren ameliyatlar öncesinde tercih edilir.
  3. Düşük Over Rezervi Riski Taşıyanlar:
    • Ailede erken menopoz veya meme kanseri öyküsü,
    • Endometriozis (çikolata kisti) varlığı,
    • Turner Sendromu, Frajil-X, Musküler Distrofi veya BRCA-1 taşıyıcılığı gibi genetik hastalıklar.
  4. Tespit Edilmiş Düşük Rezerv: Ultrasonografik muayene ve hormon testleri ile rezerv azalması saptanan kadınlar.

Yumurta Dondurma Süreci Nasıl İlerler?

Yumurta dondurma süreci ortalama 10-15 gün süren, titizlikle yönetilmesi gereken bir prosedürdür. Süreç şu aşamalardan oluşur:

Aşamaİşlem Detayı
Hormon StimülasyonuAdetin 2-3. günü başlanan iğnelerle yumurtalar uyarılır ve geliştirilir.
Takip SüreciDüzenli aralıklarla yapılan ultrason muayeneleri ile folikül büyüklüğü izlenir.
Yumurta Toplama (OPU)Yumurtalar istenilen büyüklüğe ulaştığında, anestezi altında 15-20 dakikada toplanır.
Laboratuvar ve SaklamaToplanan yumurtalar vitrifikasyon yöntemiyle -196 C°'de sıvı azot tanklarında saklanır.

Gelecekte Gebelik Planlandığında Yapılan İşlemler

Gebelik istendiği takdirde, dondurulan yumurtalar çözülür. Canlılığı saptanan yumurtalara, eşten alınan spermlerle mikroenjeksiyon (ICSI) işlemi uygulanır. Gelişen embriyolar, gebeliğe hazırlanan rahim iç zarına transfer edilir. Vitrifikasyon yöntemiyle elde edilen gebelik oranları, taze embriyo transferi sonuçlarına oldukça yakındır. Dondurma süresi başlangıçta 5 yıl olup, hastanın talebi doğrultusunda uzatılabilmektedir.

Etiketler

Yumurta dondurmaYumurta dondurma yöntemiYumurta dondurma işlemi nedir?Doğurganlık yaşı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Alparslan Baksu

Prof. Dr. Alparslan Baksu

Prof. Dr. Alparslan BAKSU, 1962 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapmış ve 1992 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.