Doğum kontrol hapları ve kanser
- Doğum kontrol hapı kullanımı genel kanser riskinde anlamlı bir artışa yol açmazken, kolorektal, rahim ve yumurtalık kanseri riskini belirgin şekilde azaltmaktadır.
- Meme kanseri ile ilişkisi üzerine yapılan çalışmalar çelişkili olsa da, modern düşük dozlu hapların genel popülasyonda riski artırmadığı gözlemlenmiştir.
- Rahim ağzı kanseri riskinde kullanım süresine bağlı geçici bir artış görülse de, ilaç kesildikten 10 yıl sonra bu risk normale dönmektedir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Doğum Kontrol Haplarının Genel Kanser Riski Üzerindeki Etkileri
Yapılan kapsamlı bilimsel çalışmalar, doğum kontrol haplarının (DKH) bazı kanser türlerinin riskini artırırken, bazılarında ise belirgin bir azalmaya neden olduğunu göstermektedir. Genel bir perspektifle bakıldığında, DKH kullanımının toplam kanser riskinde anlamlı bir artışa yol açmadığı kabul edilmektedir. Yaklaşık 24 yıl boyunca takip edilen 50.000 kadının verileri bu görüşü desteklemektedir.
Özellikle kolorektal, uterin (rahim) ve ovaryan (yumurtalık) kanser türlerinde DKH kullanımı sayesinde vaka sayılarında 100.000 kadın yılında 10 ile 45 arasında bir azalma gözlemlenmiştir. Buna karşın, rahim ağzı ve merkezi sinir sistemi kanserlerinde sınırlı bir artış bildirilmiştir.
Doğum Kontrol Hapı ve Meme Kanseri İlişkisi
Meme kanseri ile doğum kontrol hapı kullanımı arasındaki ilişki üzerine yapılan araştırmalar çelişkili sonuçlar barındırmaktadır. Birçok epidemiyolojik çalışma, DKH kullanan kadınların ilerleyen yaşamlarında meme kanseri riskinin artmadığını savunmaktadır. Bu konudaki temel bulgular şunlardır:
- Nurses' Health Çalışması: 40 yaş üstü kadınlarda, geçmişteki uzun süreli kullanımın veya ilk doğum öncesi kullanımın risk artışıyla ilişkisi saptanmamıştır.
- Vaka Kontrol Çalışması (35-64 Yaş): 4.574 meme kanserli hastanın incelendiği çalışmada, mevcut kullanıcılarda risk oranı 1.0, eski kullanıcılarda ise 0.9 (yüzde 10 azalma) olarak belirlenmiştir.
- Doz ve Süre Etkisi: Meme kanseri riskinin östrojen dozu, kullanım süresi, 20 yaş altı başlama veya ırk gibi faktörlerle doğrudan bir ilişkisi tespit edilememiştir.
Bazı meta-analizler ise riskin 1.07 kat gibi düşük bir oranda artabileceğini öne sürmektedir. Ancak bu veriler, hiç doğum kontrol yöntemi kullanmayan kadın sayısının azlığı nedeniyle bilim dünyasında tartışılmaya devam etmektedir.
Aile Öyküsü ve Genetik Faktörler
Birinci derece akrabasında meme kanseri öyküsü olan kadınlarda, özellikle 1975 öncesi kullanılan yüksek dozlu hapların riski 3.3 kat artırabildiği belirtilmiştir. Ayrıca BRCA1 ve muhtemelen BRCA2 gen mutasyonu taşıyan bireylerde DKH kullanımı meme kanseri riskini tetikleyebilir.
Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Riski
Araştırmalar, DKH kullanan kadınlarda rahim ağzı kanseri riskinde bir miktar artış eğilimi olduğunu göstermektedir. 24 farklı çalışmanın analizine göre, kullanım süresi arttıkça invazif serviks kanseri riski 1.9 kata kadar çıkabilmektedir.
Önemli Not: Bu risk, ilaç kesildikten 10 yıl sonra hiç kullanmayanların seviyesine gerilemektedir. Riski etkileyen diğer kritik faktörler şunlardır:
- Yüksek riskli HPV varlığı
- Sigara kullanımı ve partner sayısı
- Bariyer yöntemlerinin (prezervatif vb.) kullanılmaması
- Östrojen metaboliti olan "16 alfa hidroksiestron"un HPV ile etkileşimi
Koruyucu Etkiler: Yumurtalık ve Rahim Kanseri
Doğum kontrol haplarının en net faydası, belirli kanser türlerine karşı sağladığı güçlü korumadır.
| Kanser Türü | Risk Değişimi | Etki Süresi |
|---|---|---|
| Yumurtalık Kanseri (Over Ca) | %27 Azalma (0.73 kat) | İlaç kesildikten sonra 30 yıl devam eder |
| Rahim Kanseri (Endometrium) | %40 Azalma (0.6 kat) | İlaç kesildikten sonra en az 15 yıl devam eder |
Yumurtalık kanseri riskindeki azalma, yüksek veya düşük dozlu preparatlarda benzerdir ve BRCA mutasyonu taşıyan bireylerde de geçerlidir. Endometrium kanserindeki azalma ise progesteron içeriğinin rahim iç tabakasını baskılamasından kaynaklanmaktadır.
Malign Melanoma Üzerindeki Etkiler
DKH kullanımının malign melanoma (cilt kanseri) üzerindeki etkisi belirsizliğini korumaktadır. 1999 tarihli bir çalışmada, 10 yıldan uzun süreli kullanımın riski 2 kat artırdığı bildirilmiş olsa da, daha geniş kapsamlı sistematik meta-analizler bu risk artışını doğrulamamıştır.
Kaynakça
- Hannaford PC, et al. BMJ. 2007;335(7621):651.
- Hankinson SE, et al. Cancer Causes Control. 1997;8(1):65.
- Marchbanks PA, et al. N Engl J Med. 2002;346(26):2025.
- Collaborative Group on Hormonal Factors in Breast Cancer. Lancet. 1996;347(9017):1713.
- Grabrick DM, et al. JAMA. 2000;284(14):1791.
- Smith JS, et al. Lancet. 2003;361(9364):1159.
- Appleby P, et al. Lancet. 2007;370(9599):1609.
- Vessey M, Painter R. Br J Cancer. 2006;95(3):385.
- Collaborative Group on Epidemiological Studies of Ovarian Cancer. Lancet. 2008;371(9609):303.
- Feskanich D, et al. Br J Cancer. 1999;81(5):918.
- Pfahlberg A, et al. Public Health Rev. 1997;25(3-4):309.



