Doktorsitesi.com

Doğal mı ? takviye mi ?

Doç. Dr. Ali Akben
Doç. Dr. Ali Akben
22 Ekim 2009519 görüntülenme
Randevu Al
Doğal mı ? takviye mi ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sağlıklı Yaşam Arayışında Vitamin ve Takviye Edici Gıdaların Rolü

Günümüzde basın ve yayın organlarında beslenme, sağlıklı yaşam, uzun ömür ve kaliteli hayat üzerine her gün yeni bir içerikle karşılaşmaktayız. Sağlıklı yaşam formülleri adı altında sunulan bu yoğun bilgi akışı, doğal olarak bireylerin ilgi ve alakasını bu yöne çekmektedir. Özellikle son yıllarda popülerleşen organik ve doğal beslenme yönlendirmeleri; halsiz, yorgun ve çaresiz hisseden modern insan için adeta bir can simidi olarak görülmektedir.

Yanlış Yaşam Tarzı ve Bilinçsiz Takviye Kullanımı

Beslenme alışkanlıklarımızda, iş hayatımızda ve genel yaşam tarzımızda yaptığımız kritik hatalar, birçok sağlık sorununu beraberinde getirmektedir. Bu olumsuzluklar, bireyleri derinliği olmayan bilgilerle hareket etmeye sevk edebilmektedir. Kulaktan dolma bilgilerle veya çevre tavsiyesiyle; hangi vitaminin hangi hastalığa iyi geldiğini sorgulamadan vitamin ve mineral takviyeleri üzerinden şifa arayanların sayısı hızla artmaktadır.

Sağlık bilinci tam gelişmemiş ve fayda-zarar dengesini gözetmeyen bireyler için bu durum ciddi riskler barındırmaktadır. Batı ülkelerinin dahi kontrol etmekte zorlandığı takviye edici gıda endüstrisi, ülkemizde de büyük bir pazar haline gelmiştir. Sadece ticari kaygılarla hareket eden bu pazarın aktörlerine karşı dikkatli olunması hayati önem taşımaktadır.

Yağda Eriyen Vitaminlerin Görünmeyen Tehlikesi

Magazin basınında veya komşu tavsiyesiyle yayılan "ben kullandım, iyi geldi" mantığı, bilimsel temelden yoksundur. Özellikle ADEK vitaminleri (A, D, E ve K vitaminleri) olarak bilinen grup, vücuda alındığında yağda eriyerek hücrelere taşınır. Bu vitaminlerin fazlası vücuttan atılamadığı için dokularda birikerek toksik etki (zehirlenme) yaratabilir.

Takviyelerdeki Ağır Metal Riski ve Hücresel Hasar

Supplement olarak adlandırılan bazı takviyelerin içeriğinde bulunabilen ağır metaller, sağlığımızı tehdit eden unsurlar arasındadır. Bu maddeler hücrelerimize girerek kalıcı hasarlara zemin hazırlayabilir:

  • Kalsiyum (kontrolsüz alım)
  • Civa
  • Fosfor
  • Arsenik

Çağımız insanının en büyük problemlerinden olan kronik yorgunluk, halsizlik ve uyku düzensizliği gibi sorunların temelinde bu tür ağır metal birikimleri yatabilmektedir.

Çocuk Sağlığı ve Modern Yaşamın Getirdiği Sorunlar

Çocuklarda sıkça görülen davranış bozukluğu, konsantrasyon eksikliği ve dikkat dağınıklığı gibi problemlerin kökenine inildiğinde; rafine gıdalar, gazlı içecekler, boyalı yiyecekler ve kontrolsüz takviyelerle karşılaşılmaktadır. Teknolojik ilerleme ve sanallaşan dünya, bizleri gerçek gıdalardan uzaklaştırmıştır. Artık meyveleri kendi tadı ve kokusu yerine yapay aromalarıyla tüketir hale geldik.

Neden Beklenen Yarar Sağlanamıyor?

Hiperaktivite, astım, alerjik hastalıklar ve stres gibi durumlardan kurtulmak için sunulan takviyeler, çoğu zaman beklenen sonucu vermemektedir. Gelişmiş tahlil ve tetkik teknolojilerine rağmen hastalıkların azalmaması, mucizevi olarak sunulan ilaç ve takviyelerin sorgulanmasını gerektirmektedir.

Doğal Kaynaklı BesinlerSentetik/Rafine Takviyeler
Hücre tarafından kolayca tanınırEmilim süreçleri zordur
Doğal demir (Pekmez, et, sebze)Kimyasal demir bileşikleri
Mükemmel bir biyoyararlanım sağlarHücre fabrikasında işlenmesi güçtür

Sonuç: Doğal Beslenmenin Gücü

Hücrelerimiz, doğallığa odaklı mükemmel bir fabrika gibi çalışır. Örneğin, kan üretimi için gerekli olan demir elementi doğal yollardan (pekmez, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, et) alındığında çok daha verimli işlenir. Rafine ve kimyasal yollarla üretilen takviyelerdeki demiri ise hücreler emmekte dahi zorlanabilir.

Özetle; ölçülü, dengeli ve mevsiminde beslenerek vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitaminleri doğal yollardan almalıyız. Tıbbın evrensel ilkesi olan "önce zarar verme" düsturuyla, bize emanet edilen bedenimizi bilinçsiz takviye kullanımından korumalıyız.

Etiketler

VitaminSağlıkDoğalTakviyeSupplement

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ali Akben

Doç. Dr. Ali Akben

Doç Dr. Ali AKBEN, 1957 yılında Kahramanmaraş'ta doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini Kahramanmaraş'ta bitirmiştir. 1976 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1982-1984 yılları arasında mecburi hizmetini Iğdır'da yerine getirmiş ve 1984 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde ihtisasına başlamıştır. İhtisasını tamalayarak Nöroloji Uzmanı olmuş olan Dr. AKBAN, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Nörofizyoloji bölümünde Elektromyografi eğitimimi tamamlayarak EMG uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.