Doktorsitesi.com

Diyabetik Retinopati ve Lazer Tedavisi

Op. Dr. Murat Gül
Op. Dr. Murat Gül
21 Mart 2018493 görüntülenme
Randevu Al
Diyabetik Retinopati ve Lazer Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gözün Genel Yapısı ve İşleyişi

Göz; en önde saydam kornea, renkli iris, merkezdeki pupilla (göz bebeği) ve bunların arkasında yer alan lens ile göz içi sıvısından (humör aköz) oluşur. Gözün arka kısmında ise dıştan içe doğru konjonktiva, sklera (destek doku), koroid (damarsı tabaka) ve en içte görmeyi sağlayan retina (sinir tabakası) bulunur.

Retinanın merkezinde görme hücrelerinin en yoğun olduğu makula bölgesi yer alırken, burun köküne yakın kısımda ise görme siniri konumlanır. Gözün ön ve dış yüzeyini koruyan, nemli tutan ve mikroorganizmalara karşı savunan gözyaşı sıvısı, göz sağlığı için kritik bir öneme sahiptir.

Şeker Hastalığı ve Göz Sağlığı İlişkisi

Şeker hastalığı (diyabet), uzun süreli seyri boyunca vücuttaki büyük ve küçük damarları etkileyen sistemik bir rahatsızlıktır. Günümüzde tıbbi gelişmelerle hastaların ömürlerinin uzaması, diyabete bağlı komplikasyonların daha sık görülmesine yol açmıştır. Küçük damar tutulumu nedeniyle özellikle böbrekler, kaslar, cilt ve gözün sinir tabakası (diyabetik retinopati) risk altındadır.

Diyabet Tipleri ve Görülme Sıklığı

Toplumun yaklaşık %2.5-3’ünü etkileyen şeker hastalığı iki ana gruba ayrılır:

  • Tip I Diyabet: İnsüline bağımlıdır ve genellikle çocukluk çağında görülür (Hastaların %10'u).
  • Tip II Diyabet: İnsüline bağımlılık göstermez ve yetişkinlerde görülür (Hastaların %90'ı).

Diyabetik retinopati, şeker hastalarında küçük damarların hasar görmesi sonucu retinada sıvı birikmesi, kanama ve sızıntıların oluşmasıdır. Yapılan araştırmalar, 5 yıldan az süreli diyabetlilerde retinopati oranını %5, 15 yıllık hastalarda ise %62 olarak göstermektedir.

Hastalığın Oluşma Mekanizması

Kan şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi, göz içi lensinde ve küçük damar duvarlarında yapısal değişikliklere yol açar. Damar duvarlarının kalınlaşması, dış hücrelerin azalması ve iç yüzeydeki hücrelerin kandaki proteinlere karşı hassas hale gelmesi, diyabetin gözde oluşturduğu temel damarsal hasardır.

Şeker Hastalığının Gözde Oluşturduğu Rahatsızlıklar

1. Gözyaşı Değişiklikleri

Gözyaşı miktarındaki azalma, kornea ve konjonktiva hücrelerinin hasar görmesine neden olur. Duyu sinirlerinin tutulumu sonucu azalan gözyaşı, gözü enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakarak yüzeysel enfeksiyon riskini artırır.

2. Göz Tansiyonu (Glokom)

Şeker hastalarında glokom görülme sıklığı sağlıklı bireylere göre daha yüksektir. Retinanın yetersiz oksijenlenmesi sonucu salgılanan maddeler, göz içi sıvısının dışarı akışını engelleyen anormal damarların oluşmasına yol açar. Tedavide lazer, göz içi basıncı düşürücü ilaçlar ve dirençli vakalarda cerrahi uygulanır.

3. Sinir ve Kas Felçleri

Göz kaslarını besleyen damarların tıkanması, ağrılı felçlere ve çift görmeye neden olabilir. 6 ay içinde düzelmeyen vakalarda göz kası cerrahisi planlanabilir.

4. Papillopati (Görme Siniri Hastalığı)

Her iki gözde görme siniri başının tutulmasıdır. Bu durumun neden olduğu görme kaybı genellikle 3 ay içinde iyileşme gösterir.

5. Diyabetik Retinopati

Retina damarlarının tıkanması veya geçirgenliğinin artmasıyla dokuda kan, serum, yağ ve protein birikmesi durumudur. Maküler ödem (görme noktasında sıvı birikmesi) ve ani göz içi kanamaları görme kaybının başlıca nedenleridir.

Risk Faktörleri ve Olumlu Etkenler

Diyabetik Retinopati Risk FaktörleriSeyri Olumlu Etkileyen Durumlar
10 yıldan uzun süreli diyabet öyküsü70 yaş üzeri hasta grubu
Kontrolsüz yüksek kan şekeriGöz tansiyonunun yüksek olması
Yüksek tansiyon ve kolesterolBoyun atar damarlarındaki darlıklar
Kansızlık ve böbrek rahatsızlıkları
Hastalığın genç yaşta başlaması

Tanı ve Tetkik Yöntemleri

Hastalığın teşhisinde görme keskinliği ölçümü, ön segment muayenesi ve göz içi basıncı ölçümü yapılır. Kesin tanı ve tedavi planlaması için şu tetkikler kritiktir:

  • Fundus Floresein Anjiyografi (Göz Anjiyosu)
  • OCT (Optik Koherens Tomografi)

Tedavi Yöntemleri

Tedavide temel amaç, mevcut görmeyi artırmaktan ziyade hastalığın ilerlemesini durdurmaktır. Tedavi öncesinde kan şekeri, tansiyon ve kan değerleri mutlaka kontrol altına alınmalıdır.

Lazer Fotokoagülasyon Tedavisi

Lazer ışınları, retina altındaki pigment hücreleri tarafından tutularak dokuda kontrollü bir ısı oluşturur. Bu işlem, hasarlı bölgeye oksijen geçişini artırarak anormal damarların gerilemesini sağlar.

Lazer Tedavisinin Yan Etkileri:

  • Görme alanında daralma ve gece görüşünde azalma
  • Kontrast duyarlılığının ve renkli görmenin bozulması
  • Nadiren göz tansiyonu tetiklenmesi veya retina ayrılması

Vitrektomi Ameliyatı

Göz küresine açılan küçük deliklerden girilerek göz içi kanamaların ve çekinti yapan bantların temizlenmesi işlemidir. Şu durumlarda uygulanır:

  • 3 aydan uzun süren göz içi kanamaları
  • Retinal ayrılma (yırtıklı veya bantlara bağlı)
  • Görme noktasında çekinti yapan vitroretinal bantlar

Anti-VEGF ve Kortikosteroid Tedavileri

  • Anti-VEGF: Damar sızıntısını ve anormal damar oluşumunu tetikleyen VEGF proteinini bloke ederek görme kaybını önler.
  • İntravitreal Kortikosteroid: Göz içine uygulanan bu ilaçlar damar geçirgenliğini azaltır. Etkisi genellikle 3-6 ay sürer ve tekrar uygulama gerektirebilir.

Etiketler

RetinopatiDiyabetik retinopatiDiabetik retinopati

Yazar Hakkında

Op. Dr. Murat Gül

Op. Dr. Murat Gül

Op. Dr. Murat GÜL, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1995 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yaparak Göz Hastalıkları uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.