Doktorsitesi.com

Disosyatif bozukluk nedir? Neden olur?

Uzm. Dr. Zeynep Pınar
Uzm. Dr. Zeynep Pınar
31 Mayıs 2016410 görüntülenme
Randevu Al
  • Disosiyatif bozukluk, genellikle ağır çocukluk çağı travmaları sonucunda ortaya çıkan; bilinç, bellek ve kimlik bütünlüğünün bozulmasıyla karakterize bir ruhsal rahatsızlıktır.
  • En yaygın belirtisi fiziksel bir nedene dayanmayan disosiyatif bayılmalar olup; unutkanlık, kimlik karmaşası ve kişinin kendi bedenine yabancılaşması gibi farklı türlerde görülebilir.
  • Tedavi sürecinde ailenin hastaya yaklaşımı kritik öneme sahiptir ve kronik vakalarda sorunlarla baş etme becerilerini geliştirmeyi hedefleyen uzun süreli psikoterapiler uygulanır.
Disosyatif bozukluk nedir? Neden olur?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Disosiyatif Bozukluk: Ruhsal Çözülme ve Kimlik Sorunları

Disosiyatif Bozukluk, Türkiye'de sıkça rastlanan ve temelinde "çözülme" anlamına gelen disosiyasyon mekanizmasının yattığı bir ruhsal rahatsızlıktır. Bu durum; bireyin bilinç, bellek ve kimlik bütünlüğünde bozulmalar yaşamasıyla karakterizedir. Genellikle ağır travmatik olaylar (korku, utanç, öfke veya üzüntü verici deneyimler) sonucunda ortaya çıkan bu tabloda; kişinin farklı biriymiş gibi konuşması, bayılması, kim olduğunu hatırlayamaması veya yoğun unutkanlık yaşaması gibi belirtiler gözlemlenir.

Disosiyatif Bozukluk Nedir?

Disosiyatif bozukluk yaşayan hastalarda, fiziksel belirtilere yol açabilecek herhangi bir beyin hasarı veya organik rahatsızlık saptanamaz. Bu rahatsızlık, psikiyatri hasta grubunun yaklaşık %5-10'unda görülmektedir. DSM-IV ve ICD-10 tanı sistemlerine göre bu bozukluk şu kategorilere ayrılır:

  • Disosiyatif Unutkanlık (Amnezi): Önemli kişisel bilgilerin ani kaybı.
  • Disosiyatif Kimlik Bozukluğu: Birden fazla kişilik yapısının varlığı.
  • Disosiyatif Füg: Kimlik kaybıyla birlikte evden veya işten uzaklaşma/kaçma.
  • Depersonalizasyon Bozukluğu: Kişinin kendi bedenine veya zihnine yabancılaşması.
  • Disosiyatif Bayılmalar: Fiziksel bir nedene dayanmayan, psikolojik kökenli nöbetler.

Disosiyatif Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

En yaygın başvuru nedeni disosiyatif bayılmalardır. Bu bayılmalar genellikle sara (epilepsi) nöbetlerini taklit eder; ancak hasta yere düşerken yaralanmaz ve çevresindeki konuşmaları duyabilir.

Sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Çırpınma, kasılma ve uzun süreli baygınlık hali.
  • Bayılma sonrası ağlama, saldırganlık veya saç-yüz yolma gibi taşkınlıklar.
  • Travmatik bir olay sonrası belirli bir dönemi hatırlayamama.
  • Kendini farklı bir kimlikte hissetme veya yaşantılama.
  • Eski kimliğini unutarak farklı bir yerde, farklı bir isimle yaşama.

Disosiyatif Bozukluk Neden Olur?

Bu bozukluğun temelinde neredeyse her zaman çocukluk çağı travmaları yatar. Çocuk, baş edemediği ağır fiziksel veya psikolojik şiddet karşısında zihinsel olarak ortamdan uzaklaşmayı (disosiasyon) bir savunma mekanizması olarak öğrenir.

Travmatik NedenlerPsikolojik ve Sosyal Nedenler
Fiziksel şiddet ve dayakAile içi şiddetli çatışmalar
Cinsel istismar ve saldırıAşırı suçluluk ve pişmanlık duygusu
Doğal afetler ve felaketlerHayır diyememe ve duyguları bastırma
İşkence veya ağır ihmalYoğun korku, endişe ve yas süreci

Disosiyatif bayılmalar, bir nevi zihinsel sigorta işlevi görür. Kişi, bilinci yerindeyken kaldıramayacağı yoğunlukta bir acı veya öfke hissettiğinde, sistem kendini kapatarak kişiyi bu ruhsal acıdan geçici olarak korur.

Disosiyatif Bozukluğun Sonuçları

Tedavi edilmediğinde bu rahatsızlık iş ve aile hayatında ciddi verim kayıplarına yol açar. Hastalar telkine çok yatkın oldukları için tıp dışı yöntemlerle (halk doktorları vb.) geçici iyileşmeler gösterebilirler; ancak bu durum kalıcı değildir ve belirtiler bir süre sonra tekrarlar. Eğer durum geçici bir zorlanma sonrası başlamışsa ve ek bir hastalık yoksa iyileşme şansı yüksektir.

Tedavi Yöntemleri ve Yaklaşımlar

Disosiyatif bozukluk tedavisi, kapsamlı bir psikiyatrik muayene ile başlar. Yapısal bir beyin hastalığı olmadığı için tedavinin acil servis yerine, hastanın kendisini ifade edebildiği sakin bir dönemde psikiyatri kliniklerinde yapılması gerekir.

Tedavi sürecinde dikkat edilmesi gerekenler:

  1. Aile Tutumu: Aile, hastayla sadece belirti gösterdiğinde (bayıldığında) ilgilenmemelidir. Bu durum hastalığın pekişmesine neden olur.
  2. Kriz Anı: Bayılma anında soğan koklatmak veya soğuk duşa sokmak yerine, hastayı sakin bir odaya alıp yalnız bırakmak daha etkilidir.
  3. Psikoterapi: Kronik vakalarda, sorunlarla baş etme becerilerini geliştirmeyi hedefleyen ve yıllarca sürebilen psikoterapiler uygulanır.
  4. Ek Tedaviler: Eşlik eden başka ruhsal bozukluklar varsa bunlar için ilaç tedavisi planlanabilir.

Gençlerde ve Çocuklarda Disosiyasyon

Gençler ve çocuklar arasında disosiyatif belirtiler oldukça yaygındır. Çocukluk çağında tedavi başarısı daha yüksektir. Öfke patlamaları, ders başarısında ani düşüşler, kendi bedenine zarar verme ve madde kullanımı bu yaş grubunda dikkat edilmesi gereken sinyallerdir.

"Görünürde Normal Aile" yapısında bile; aşırı baskıcı tutumlar, çelişkili mesajlar (çift mesaj), aile içi gizli cepheleşmeler veya çocuğun "günah keçisi" ilan edilmesi disosiyatif bozukluğu tetikleyebilir. Bu durumlarda psikiyatristin görevi, sadece bireyi değil tüm aile sistemini ele alarak sağlıklı bir yapı oluşturmaktır.

Etiketler

Psikiyatrik sorunlarPsikolojik incelemelerPsikolog neler yapar?Psikoterapi kişiye ne kazandırırPsikolojim bozuk mu testiPsikiyatrikPsikolojisi bozulduPsikolojik terapiPsikiyatrik bozukluklarPsikiyatrik tedaviPsikiyastriKaygılı depresyonDisosiyatif bozukluk nedir?Disosiyatif bozukluk sebepleri nelerdirDisosiyatif bozukluk kimlerde görülürKaygıDisosyatifbozukluk

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Zeynep Pınar

Uzm. Dr. Zeynep Pınar

Uzm. Dr. Zeynep Pınar, ilköğretim öğrenimini Manisa'nın Alaşehir ilçesinde, lise öğrenimini ise İzmir Kız Lisesi’nde tamamladı. Tıp eğitimini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde sürdüren Dr. Pınar 1986 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.