Diş eti büyümesi nedir?
- Diş eti büyümesi; yerel irritasyonlar, genetik yatkınlık, hormonal değişimler veya ilaç kullanımı gibi çeşitli etiyolojik faktörlere bağlı olarak gelişen hacimsel bir artıştır.
- Kronik iltihaba bağlı büyümeler genellikle kötü ağız hijyeni ve yerel tahrişlerden kaynaklanırken, hiperplastik büyümeler sistemik faktörler ve özellikle belirli ilaçların kullanımıyla tetiklenir.
- Hormonal değişimlerin yaşandığı gebelik ve ergenlik dönemlerinde diş etleri hassaslaşarak büyümeye meyilli hale gelirken, bu durumların tedavisi genellikle yerel etkenlerin temizlenmesi ve sürecin takibiyle yönetilir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Diş Eti Büyümesi ve Periodontoloji
Periodontoloji alanında sıkça karşılaşılan bir durum olan diş eti büyümesi, diş etlerinin hacimsel olarak artması ve diş yüzeylerini normalden fazla örtmesi durumudur. Bu durum, sadece estetik bir sorun olmanın ötesinde, ağız sağlığını doğrudan etkileyen çeşitli etiyolojik faktörlere dayanabilir. Diş eti büyümeleri; iltihaba, genetik faktörlere, hormonal değişimlere veya kullanılan ilaçlara bağlı olarak farklı klinik tablolarla ortaya çıkabilmektedir.
1. Kronik İltihap Sonucu Oluşan Diş Eti Büyümeleri
Kronik iltihaplı büyümeler, bazen saplı bazen de yaygın bir tarzda tümöre benzer gelişimler gösterebilir. Bu lezyonlar genellikle diş eti papilinden, diş eti kenarından veya yapışık diş etinden köken alır. Çok yavaş büyüme eğilimindedirler ve genellikle ağrısızdırlar. Ancak kitlenin diş etine bağlandığı bölgede ülserler oluşursa ağrı hissedilebilir.
Etiyoloji (Hastalık Etkenleri)
Bu tip büyümelerin temel nedeni uzun süren yerel irritasyonlar (tahrişler) dır. Başlıca nedenler şunlardır:
- Kötü ağız hijyeni ve bakteri plağı,
- Diş etine taşkın yapılmış dolgular ve hatalı köprüler,
- Food impaction (besin gömülmesi),
- Ağızdan nefes alma ve burun yolları darlığı,
- Ortodontik tedavi sürecindeki diş hareketleri,
- Hareketli protezlerin diş etine yaptığı anormal baskılar,
- Kole kaviteleri (diş boyunlarındaki çürük boşlukları).
Dokunun yapısı, iltihaplı hücre miktarına göre değişiklik gösterir. Eğer dokuda iltihap ve sıvı miktarı fazlaysa diş eti koyu kırmızı veya mavimtırak bir renk alır, yumuşaktır ve kolayca kanar. Fibrotik aktivite fazlaysa doku daha sıkı, pembe ve dirençli bir yapıdadır.
2. Gelişim İle İlgili Diş Eti Büyümeleri
Dişlerin sürme aşamasında, özellikle dudak tarafındaki diş etlerinde kabarmalar görülebilir. Bu durum genellikle diş kuronunun yarısı ağız içine sürdüğünde belirginleşir. Fizyolojik bir büyüme olarak kabul edilen bu durum, diş sürmesi tamamlandığında ve epitelyal ataşman mine-sement birleşimine yerleştiğinde kendiliğinden kaybolur. Eğer bu sürece iltihap eşlik ederse, tedavi olarak dokunun kesilmesi yerine öncelikle iltihabın giderilmesi tercih edilmelidir.
3. İltihapsız Hiperplastik Diş Eti Büyümeleri
Hiperplazi, doku hücrelerinin sayısının artmasıyla oluşan hacimsel büyümedir. İltihapsız hiperplazilerde yerel etkenlerden ziyade sistemik faktörler rol oynar. En yaygın sebebi, epileptik hastaların kullandığı dilantin (sodium diphenyl hydantoinate) türevi ilaçlardır.
- Klinik Görünüm: Diş etleri uçuk pembe, sıkı ve "mor dut" görünümündedir. İltihap eklenmedikçe kanama yapmaz.
- Karakteristik Özellik: Büyüyen kitle, yapışık diş etinden belirgin bir oluk ile ayrılır.
- Seyri: Dişlerin çekildiği bölgelerde görülmez. İlaç kullanımı bırakıldıktan sonra 1-2 ay içinde kendiliğinden gerileyebilir.
4. Ailevi, Kalıtsal veya İdiyopatik Diş Eti Büyümeleri
Gingivomatosis elephantiasis veya kalıtsal diş eti fibromatosisi gibi isimlerle anılan bu duruma ender rastlanır. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte kalıtımla ilgili olduğu düşünülmektedir. Hem alt hem üst çenede görülebilen bu büyüme, dişleri tamamen örtecek kadar ilerleyebilir ve dişlerin yer değiştirmesine neden olabilir. Dokunun kıvamı oldukça sert ve deri benzeri pürtüklü bir yapıdadır.
5. Hormonal Diş Eti Büyümeleri
Hormonal değişimler, diş etinin yerel irritanlara verdiği yanıtı şiddetlendirir.
a. Gebelikte Diş Eti Büyümeleri
Tamamen sağlıklı bir diş etinde gebelik tek başına büyüme yapmaz; ancak mevcut iltihaplı alanlar gebelikle birlikte şiddetlenir. Gebelik tümörü (pyogenic granuloma benzeri) denilen bu yapılar parlak kırmızı ve yumuşaktır. Genellikle doğum sonrası kendiliğinden küçülürler. Bu nedenle acil bir müdahale yerine ağız hijyeninin sağlanması ve doğum sonrasının beklenmesi önerilir.
b. Puberte (Ergenlik) Dönemi Büyümeleri
Ergenlik çağında her iki cinste de görülebilir. Genellikle dişlerin yanak tarafındaki (vestibül) diş etlerinde lobüllü büyümeler şeklinde izlenir. Ergenlik dönemi sonunda kendiliğinden geçebileceği gibi, geçmeyen vakalarda gingivektomi veya gingivoplasti operasyonları gerekebilir.
6. C Vitamini Eksikliğinde Görülen Diş Eti Büyümeleri
C vitamini eksikliği doğrudan iltihap yapmasa da; diş eti bağ dokusunda dejenerasyona, ödeme ve kanamaya yol açar. Yerel etkenler sürece dahil olduğunda diş etleri mavimtrak kırmızı, yumuşak ve parlak bir hal alır. Tedavide C vitamini takviyesi ve yerel irkiltici faktörlerin (diş taşı, plak) temizlenmesi esastır.
7. Granüloma Pyogenicum
Küçük bir travmaya karşı dokunun verdiği aşırı reaksiyon sonucu oluşur. Klinik özellikleri şunlardır:
| Özellik | Tanımlama |
|---|---|
| Görünüm | Parlak kırmızı veya morumsu, küre şeklinde kitle |
| Yüzey | Genellikle ülserli ve cerahatli eksüda mevcuttur |
| Hassasiyet | Hafif travma ile kolayca kanayabilir |
| Tedavi | Cerrahi olarak çıkarılmalı ve irritanlar uzaklaştırılmalıdır |
Bu lezyonların cerrahi müdahale sonrası yaklaşık %15 oranında nüks etme ihtimali bulunmaktadır.

