Doktorsitesi.com

DİL KANSERLERİ

Prof. Dr. Hakan Cıncık
Prof. Dr. Hakan Cıncık
23 Mayıs 2019408 görüntülenme
Randevu Al
DİL KANSERLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dil Kanseri Nedir ve Nasıl Gelişir?

Dil kanseri, dil hücrelerinin yapısının bozulması sonucunda dilde yara veya kitle şeklinde ortaya çıkan malign bir tümör türüdür. Bu hastalık, baş ve boyun kanserleri ana grubu altında, oral kavite (ağız boşluğu) kanserleri alt başlığında değerlendirilir. Erken teşhis, tedavi başarısı ve fonksiyon kaybının önlenmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.

Dil kanserleri, yerleşim yerine göre iki ana grupta sınıflandırılır. Dilin ön 2/3'lük kısmında görülen vakalar oral dil kanseri olarak adlandırılırken, arka 1/3'lük kök kısmında yerleşenler orofarenks kanseri kapsamına girer. Oral dil kanserleri sıklıkla dilin yan kısımlarında, ucunda, üstünde veya altında gelişebilmektedir.

Dil Kanserinde En Sık Görülen Tip: Squamoz Hücreli Kanser

Dilde en sık karşılaşılan kanser türü squamoz (yassı) hücreli kanserdir. Bu tip, aynı zamanda tüm baş ve boyun bölgesi kanserlerinin en yaygın görülen formudur. Ağız, dil ve boğaz yüzeyini kaplayan ve epitel adı verilen örtü, squamoz hücrelerden oluştuğu için kanserleşme genellikle bu dokuda başlar.

Dil Kanserinin TNM Sınıflandırması

Dünya genelinde tümörlerin evrelendirilmesi için ortak bir dil olan TNM sınıflandırması kullanılır. Bu sistem, doktorların hastalığın seyri hakkında öngörüde bulunmasını ve en uygun tedavi protokolünü belirlemesini sağlar.

ParametreAçıklamaDetaylar
T (Tümör)Kitlenin boyutu ve derinliğiT1 küçük, T4 ise büyük ve yayılmış kitleyi ifade eder.
N (Nod)Lenf bezine yayılım durumuN0 yayılım olmadığını, N3 ise çok sayıda ve büyük lenf nodu tutulumunu gösterir.
M (Metastaz)Uzak organ yayılımıKanserin kemik, karaciğer veya akciğer gibi uzak organlara sıçramasıdır.

Dil Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Dil kanseri erken dönemde dilde küçük bir kabarıklık şeklinde fark edilebilir. Ancak dilin arka kenarlarında veya altında yerleşen lezyonlar, gözle görülmediği için uzun süre gizli kalabilir. Ağrı erken bir bulgu olabilse de, kanserin her zaman ağrılı olması gerekmez; ağrısız kitleler de risk teşkil eder.

Dikkat edilmesi gereken diğer belirtiler şunlardır:

  • Dilde tekrarlayan kırmızı veya beyaz yama şeklinde lezyonlar
  • Dilde geçmeyen, ülsere yara yapısı
  • Ağızda uyuşukluk ve açıklanamayan kanamalar
  • Dilde geçmeyen şişlik ve ağrı hissi

Özellikle 3 haftadır geçmeyen bir yara mevcutsa, vakit kaybetmeden bir KBB uzmanına muayene olunması hayati önem taşır.

Risk Faktörleri ve Nedenleri

Dil kanserinin kesin sebebi her zaman bilinemese de, belirli alışkanlıklar ve genetik faktörler riski önemli ölçüde artırır. İstatistiksel olarak dil kanseri, 55 yaş üstü erkeklerde kadınlara ve gençlere oranla daha sık görülmektedir.

Başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Sigara kullanımı veya tütün çiğnemek
  • Aşırı alkol tüketimi ve kötü ağız hijyeni
  • HPV virüsü enfeksiyonu
  • Ailede ağız veya dil kanseri öyküsü bulunması
  • Kronik diş irritasyonu (sivri diş kenarlarının dili sürekli yaralaması)
  • Meyve ve sebzeden fakir, kötü beslenme alışkanlığı

Tanı ve Teşhis Süreci

Tanı süreci, doktorun hastanın şikayetlerini dinlemesi ve tıbbi geçmişini sorgulamasıyla başlar. Sigara, alkol kullanımı ve HPV durumu değerlendirildikten sonra fiziksel muayeneye geçilir. Doktor, dili gözle ve elle muayene ederken, boyun bölgesindeki lenf bezlerini de kontrol eder.

Şüpheli bir lezyon saptandığında kesin tanı için biyopsi yapılması zorunludur. Lokal anestezi altında alınan küçük bir parça patolojik incelemeye gönderilir. Sonuç kanser yönünde gelirse, kitlenin derinliğini ve yayılımını belirlemek amacıyla MR, BT veya PET-CT gibi ileri görüntüleme tetkikleri istenir.

Dil Kanseri Tedavi Yöntemleri

Tedavi planı, tümörün büyüklüğüne ve hastanın fonksiyonel durumuna göre kişiselleştirilir. Temel amaç, kanserli dokuyu temizlerken konuşma, yutma ve yemek yeme gibi fonksiyonları maksimum düzeyde korumaktır.

  1. Cerrahi Müdahale: Erken evrede sınırlı bir eksizyon yeterliyken, ileri evrelerde dilin bir kısmının alındığı parsiyel glossektomi uygulanır. Büyük tümörlerde başka bölgeden doku nakli ile rekonstrüksiyon yapılır.
  2. Boyun Disseksiyonu: Lenf bezlerine yayılım varsa veya yayılım riskini önlemek amacıyla boyun lenf nodları temizlenir.
  3. Kemoterapi ve Radyoterapi: İleri evre vakalarda cerrahiye ek olarak bu tedaviler sürece dahil edilebilir.

Dil Kanseri Riskini Azaltmak İçin Öneriler

Dil kanserinden korunmak ve riski minimize etmek için yaşam tarzında bazı değişiklikler yapılmalıdır. Tütün ve alkol kullanımından uzak durmak, HPV aşısı yaptırmak ve düzenli diş fırçalama/diş ipi kullanımı ile ağız hijyenini sağlamak temel önlemlerdir. Ayrıca, diyete taze meyve ve sebze eklenmesi ve dilde travmaya neden olan diş sorunlarının bir diş hekimi tarafından çözülmesi önerilir.

Sonuç olarak; erken teşhis edilen T1 evre kanserlerde tam iyileşme şansı oldukça yüksekken, geç kalınmış vakalarda ve metastaz durumunda bu oran %50'den fazla azalmaktadır. Dilinizde sıra dışı bir değişiklik fark ettiğinizde uzman görüşü almayı ihmal etmeyiniz.

Etiketler

Ağız kistleriAğız şişiliğiAğız kokusu nedenleriKanserojen maddelerKanser türleriKanser gelişimiKanser evreleriKanserle bağlı ölümlerAğız içi kanseriKanser tümörüKanser tedavisiKanser riskiKanser hücreleriKanser öncesiKanseriKanser sonrasıAğız sağlığıAğız temizliğiAğız hijyeniAğız ve diş güzelliğiDil gelişimiDilAğızda yaraDildeki salgı bezleriDil altı hastalıklarıDil bozukluğuDil gelişimi nedirDil ve konuşma bozukluğuDil kökü bozukluğuDil temizliğiDil kuruması nedenleriDil ucuDil yanması nedenleriDilde hpvDilaltı damlaDil fırçası

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hakan Cıncık

Prof. Dr. Hakan Cıncık

Prof. Dr. Hakan Cıncık,1970 yılında Malatya’da doğmuştur. Orta öğrenimini İstanbulda tamamlamıştır. 1993 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisinden mezun olmuştur. 1996-2000 Yılları arasında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde uzmanlık eğitimlerini tamamlayarak, GATA Haydarpaşa Kulak Burun Boğaz Hastalıkları servisin de Yrd. Doçent, Doçent ve Profesörlük Akademik ünvanlarını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.