Doktorsitesi.com

Havaların Ani Isınıp Soğuması Üst Solunum Yolu Hastalıklarına Yol Açar mı?

Prof. Dr. Erkan Tarhan
Prof. Dr. Erkan Tarhan
24 Ağustos 2017159 görüntülenme
Randevu Al
Havaların Ani Isınıp Soğuması Üst Solunum Yolu Hastalıklarına Yol Açar mı?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları ve Mevsimsel Etkiler

Havalardaki ani ısı değişimlerinin yaşandığı dönemlerde nezle, grip ve farenjit gibi üst solunum yolu enfeksiyonu salgınlarında belirgin bir artış gözlenmektedir. Genellikle viral kaynaklı olan bu hastalıklar, kapalı ortamlarda solunum yoluyla kolayca bulaşabilmektedir. Ayrıca telefon, havlu ve kapı kolu gibi ortak kullanılan yüzeyler ile yakın temas da bulaşma riskini artıran temel unsurlar arasındadır.

Soğuk Havanın Vücut Direncine Etkisi

Düşük sıcaklıklar, vücudun doğal savunma mekanizmalarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle 4 dereceden düşük sıcaklıklarda burundaki tüylü hücrelerin aktivitesi yavaşlamakta, bu durum burnun mikroplara karşı koruyucu fonksiyonunu zayıflatmaktadır. Dolayısıyla soğuk havalarda hastalıklara giriş yolu daha savunmasız hale gelmektedir.

Hastalık Süreci ve Bulaştırıcılık Süreleri

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında tipik olarak virüs alındıktan 1-2 gün sonra belirtiler başlamaktadır. Hastalığa yakalanan bir yetişkin, öksürme ve aksırma yoluyla virüsü 5-7 gün boyunca yayabilmektedir. Çocuklarda ise bu durum daha farklı seyretmektedir:

  • Çocuklar, yetişkinlere oranla çok daha fazla bulaştırıcıdır.
  • Çocuklarda bulaştırıcılık süresi 15 güne kadar uzayabilmektedir.
  • Bir toplumda salgın mevcutsa, toplumun yaklaşık %70'i hasta olmaktadır.

Hijyen ve Korunma Tedbirleri

Enfeksiyonlardan korunmada en etkili yöntem hijyen kurallarına titizlikle uymaktır. Salgın dönemlerinde öpüşme ve tokalaşma gibi yakın temaslardan kaçınılmalı, hasta kişilerle temas sonrası mutlaka eller yıkanmalıdır. Ayrıca, damlacık yayılımını önlemek adına hapşırırken veya öksürürken ağız kısmının kola doğru kapatılması genel bir önlemdir.

Korunma YöntemiUygulama Şekli
HavalandırmaHasta kişilerin bulunduğu ortamlar sık sık havalandırılmalıdır.
İzolasyonHasta kişiler iş, okul ve toplu alanlardan uzak durmalıdır.
Maske KullanımıMaskeler öncelikle sağlık personeli tarafından kullanılmalıdır.
AlışkanlıklarSigara içenlerde hastalık ağır seyrettiği için dumanından kaçınılmalıdır.

C Vitamini Tüketimi Hakkında Doğru Bilinenler

Vücudun günlük C vitamini ihtiyacını karşılamak için kilolarca meyve tüketimine gerek yoktur. Günlük ihtiyacı karşılamak için şu miktarlar yeterlidir:

  • 2 adet mandalina veya
  • 1 adet portakal

İhtiyaçtan fazla tüketilen C vitamini vücutta depolanmaz ve idrar yoluyla dışarı atılır. Ayrıca aşırı tüketim, içerdiği asit nedeniyle mide problemleri ve böbrek taşı riskine yol açabilmektedir.

Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde öncelik istirahat ve bol sıvı alımıdır. Tedavi sürecinde alkol ve sigara kullanımından tamamen uzak durulmalıdır. İlaç kullanımı konusunda ise şu hususlar kritiktir:

  1. Ağrı Kesici ve Ateş Düşürücüler: Parasetamol veya benzeri antigripal ilaçlar tercih edilebilir.
  2. Aspirin Kullanımı: Viral enfeksiyonlarda aspirin kullanımı önerilmemektedir.
  3. Antibiyotikler: Grip ve nezle gibi viral hastalıklarda antibiyotikler kesinlikle kullanılmamalıdır. Antibiyotik kullanımı taşıyıcılığı artırabilir ve yan etki riski oluşturur.
  4. Antiviral İlaçlar: Sadece doktor tavsiyesi ile çok sınırlı ve ağır seyreden vakalarda kullanılmalıdır.

Etiketler

Üst solunum yolu hastalıklarıHava değişimi sebebi ile hastalıkSoğuğa karşı direnç

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Erkan Tarhan

Prof. Dr. Erkan Tarhan

Prof. Dr. Erkan TARHAN, 1971 yılında Ankara’da dünyaya geldi. İlköğretimini Ankara’da, lise eğitimini ise İskenderun Demir Çelik Lisesi' nde tamamlamasının ardından 1988 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi' nde tıp eğitimine başladı. 1995 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.