Doktorsitesi.com

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)

Uzm. Psk. İlayda Demir
Uzm. Psk. İlayda Demir
27 Kasım 202485 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocuklarda yaygın olarak görülür ve bu nedenle üzerinde en çok bilimsel araştırma yürütülen nörogelişimsel bozukluklardan biridir.
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

DEHB Nedir? Temel Tanımı ve Kapsamı

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen kronik bir nörogelişimsel bozukluktur. Genellikle çocukluk döneminde teşhis edilen bu durum, üzerinde en çok bilimsel araştırma yürütülen alanlardan biridir. DEHB, kişinin duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını yönetmesini sağlayan yürütücü işlevlerde bozulmaya neden olur.

DEHB’li bireyler, günlük yaşamın rutin akışı içerisinde çeşitli zorluklarla karşılaşırlar. Bu zorluklar genellikle şu temel alanlarda yoğunlaşmaktadır:

  • Dikkat odaklama ve dikkati uzun süre sürdürme,
  • Davranışları ve duygu durumunu düzenleme,
  • Aşırı hareketliliği kontrol altında tutma,
  • Organizasyon yapma ve talimatları takip etme,
  • Hareketsiz bir şekilde oturma ve düzenli kalma.

DEHB teşhisi çocuklukta konulsa da, bu durum sıklıkla yetişkinlik döneminde de devam eder. Etkili tedavi yöntemleri mevcut olmakla birlikte, tedavi edilmeyen vakalarda yaşam boyu sürebilecek ciddi komplikasyonlar gelişme riski bulunmaktadır.

DEHB Görülme Sıklığı ve Yaygınlığı

Güncel veriler, DEHB’in dünya genelinde ve ülkemizde oldukça yaygın olduğunu göstermektedir. Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, ABD’deki 2-17 yaş arası çocukların %10.5’i bu tanıyı almıştır. Dünya genelinde çocuklarda görülme oranı %7,2 iken, Türkiye’de DEHB sıklığı %13.8 ile dünya ortalamasının belirgin şekilde üzerindedir.

İstatistiksel olarak erkek çocukların, kız çocuklarına oranla iki kat daha fazla DEHB teşhisi aldığı görülmektedir. Ancak bu durum, bozukluğun erkeklerde daha sık görüldüğü anlamına gelmemektedir. Erkek çocuklarda hiperaktif belirtilerin daha belirgin olması, teşhis sürecini kolaylaştıran temel bir faktördür.

Bölge / KapsamGörülme Sıklığı (%)
Dünya Geneli (Çocuklar)%7,2
Amerika Birleşik Devletleri%10,5
Türkiye%13,8

DEHB Türleri ve Tanı Kriterleri

Sağlık uzmanları, DEHB teşhisini DSM-5-TR™ (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) kriterlerine dayanarak koymaktadır. Bir bireye teşhis konulabilmesi için belirtilerin en az iki farklı yaşam alanında (ev, okul vb.) işlevselliği bozması ve en az altı aydır devam etmesi şarttır. Bireyin sergilediği baskın semptomlara göre DEHB dört farklı formda tanımlanır.

1. Dikkatsiz Tür

Bu türde temel sorun dikkatteki bozulmadır. Hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileri daha az görülürken; planlama, organizasyon ve görevleri sürdürme konularında ciddi zorluklar yaşanır. DSM-5-TR’ye göre, aşağıdaki 9 belirtiden en az 6’sının süreklilik arz edecek şekilde sergilenmesi gerekir:

  • Detaylara dikkat edememe ve dikkatsizce hatalar yapma.
  • Odaklanmayı sürdürmede ve iyi dinlemede zorluk çekme.
  • Talimatları takip edememe ve işleri bitiremeden dikkatin dağılması.
  • Görevleri ve etkinlikleri organize etmekte zorlanma.
  • Zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma veya bu işleri sevmeme.
  • Gerekli eşyaları (anahtar, telefon, okul gereçleri) sık sık kaybetme.
  • Dış uyaranlarla kolayca dikkatin dağılması ve günlük işlerde unutkanlık.

2. Hiperaktif-Dürtüsel Tür

Bu formda hiperaktivite ve dürtüsellik ön plandadır. Bireyde aşırı enerji, yerinde duramama ve bağlama uygun olmayan davranışlar gözlemlenir. Tanı için aşağıdaki belirtilerden en az 6’sının işlevselliği bozması beklenir:

  • Sürekli kıpırdanmak, eller veya ayaklarla oynamak.
  • Oturması gereken durumlarda yerinden kalkmak.
  • Uygunsuz yerlerde koşmak veya tırmanmak.
  • Sessizce vakit geçirmekte veya oyun oynamakta zorlanmak.
  • Sürekli bir "motor takılı gibi" hareket halinde olmak.
  • Aşırı konuşmak ve sorular tamamlanmadan cevap vermek.
  • Sıra beklemekte zorlanmak ve başkalarının sözünü kesmek.

3. Kombine Tür

Kombine tür, hem dikkatsizlik hem de hiperaktivite-dürtüsellik belirtilerinin eşit derecede ve yoğun olarak görüldüğü formdur. DEHB vakalarının yaklaşık %70’ini oluşturan bu tür, toplumda DEHB ile en çok ilişkilendirilen tablodur. Birey, her iki kategorideki belirti listesinden de en az altışar maddeyi karşılar.

4. Belirtilmemiş DEHB

Bazı durumlarda çocuklarda belirgin bir işlev bozukluğu gözlemlenir ancak belirtiler yukarıdaki üç türün resmi kriterlerini tam olarak karşılamaz. Bu gibi durumlarda uzmanlar, klinik tabloyu tanımlamak için "belirtilmemiş DEHB" teşhisini kullanırlar.

Sonuç

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bireylerin sosyal, akademik ve profesyonel yaşamlarını derinden etkileyen karmaşık bir süreçtir. Bu içerikte DEHB’in tanımı, yaygınlığı ve türleri üzerinde durarak konunun önemini vurguladık. Gelecek yazılarımızda DEHB’in nedenleri, tanı süreçleri ve yaşam kalitesini artıran tedavi stratejileri detaylıca ele alınacaktır.


Kaynaklar

  1. Cleveland Clinic (2023). Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder (ADHD).
  2. Danielson, M. L., et al. (2024). ADHD Prevalence among US children and adolescents in 2022. Journal of Clinical Child & Adolescent Psychology.
  3. Ercan, E. S., et al. (2013). Prevalence and diagnostic stability of ADHD and ODD in Turkish children. Child and Adolescent Psychiatry and Mental Health.
  4. Amerikan Psikiyatri Birliği (2013). Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı (DSM-5).

Etiketler

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuDehbDikkat eksikliği

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. İlayda Demir

Uzm. Psk. İlayda Demir

Uzm. Psikolog İlayda Demir, deneyimli bir psikolog olarak size hizmet vermeye hazır. Kendisi, lisans derecesini Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde, yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi'nde tamamlamıştır. Acıbadem Sağlık Grubu'nda glioblastoma multiform tanılı hastaların davranış ve bilişsel fonksiyonlarını değerlendirmiş ve Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi'nde PSI 405 Psikolojik Testler, PSI 414 Nöropsikolojik Testler ve PSI 415 Nöropsikoloji derslerini vermiştir. Depresyon, travma ve yas çalışmaları gibi konularda uzmanlaşmış olan İlayda, Bilişsel ve Davranışçı Terapiler (BDT) ekolünü kullanarak depresyon, travma, kaygı bozuklukları ve OKB terapisi hizmetleri sunmaktadır. Nörolojik bozukluğu olan hastaların (inme, demans, hidrosefali, epilepsi vb.) bilişsel fonksiyonlarının değerlendirilmesi ve raporlanması konularında uzmanlık eğitimi almıştır. İlayda Demir, psikolojik sorunlarınızı değerlendirmek ve tedavi etmek için size yardımcı olmak için burada.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.