Dar kanal ameliyatlarında yaşın önemi

Dar kanal ameliyatlarında yaşın önemi

Dar kanal rahatsızlığı özellikle yaşı ilerlemiş kişilerde görülür. Bu hastalık sırt ve bacak ağrısına, kas zayıflığına ve yürüme zorluklarına neden olabilen bir rahatsızlıktır. Yapılmış birçok çalışmaya göre cerrahi dekompresyon etkili bir tedavi yöntemidir. Geleneksel ameliyat teknikleri her ne kadar uzun yıllardır alışılmış yöntemler olsa da minimal invaziv prosedürler dekompresyon işleminin daha küçük kesilerden gerçekleştirilmesi, daha emniyetli olması ve daha hızlı iyileşme süreci gibi avantajlarıyla öne çıkmaktadır. Bu yöntem ile operasyon sonrası ağrı daha az meydana gelmektedir. Klasik yöntemlerde genel anestezi uygulanması gerekirken Mikroteknikle İnternal Dekompresyon yönteminde hastanın durumuna göre epidural ya da spinal anestezi de kullanılabilmektedir.

Yaş Durumu

Dar kanal rahatsızlığı genelde yaşa bağlı olarak ortaya çıkan dejeneratif bir rahatsızlıktır. Bu nedenle ameliyat olan kişilerin yaşı çoğunlukla yüksektir. Ancak vidasız olarak gerçekleştirilen operasyonda vücuda vida ya da platin gibi herhangi bir yabancı madde girmediği için enfeksiyon riski de neredeyse sıfıra inmektedir. Son derece emniyetli bir yöntem olan Mikroteknikle İnternal Dekompresyon 80 yaşını geçmiş hastalarda da rahatlıkla tercih edilebilmektedir. Bu yöntem emniyetlidir ve vücuda mümkün olan en düşük seviyede müdahale edilmesi sayesinde şeker hastası ya da kemik erimesi olan hastalarda da uygulanabilmektedir. Ameliyatın daha kısa sürmesi ve iyileşme sürecinin çok daha kısa olması sayesinde yaşlılar için psikolojik olarak da kolay hazırlanılabilen bir operasyondur.

Ameliyat Sonrası Süreç

Mikroteknikle İnternal Dekompresyon yöntemiyle gerçekleştirilen operasyonlarda iyileşme süreci açık ameliyata göre oldukça kısadır. Bunun en büyük nedeni ise ameliyatın daha küçük bir kesiden gerçekleştirilmesi ve hastaya yabancı cisim konmamasıdır. Bu sayede ameliyat sonrası enfeksiyon ya da komplikasyon riski daha azdır. Operasyon bölgesi etrafında yer alan dokular çok iyi korumaktadır. Bu da ameliyat sonrası iyileşme sürecini kısaltan etmenlerden bir tanesidir. Ameliyat sonrasında kişi aynı gün içerisinde ayağa kalkabilir ve bir gün sonra taburcu olabilir.

Bu makale 7 Eylül 2021 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan

Doç. Dr. Ahmet YILDIZHAN, 1956 yılında Samsun’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini Kuleli Askeri Lisesi’nde birincilikle bitirmiştir. Ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasının ise Gülhane Askeri Tıp Akademisi Nöroşirürji Anabilim Dalı'nda yapmış ve Nöroşirürji Uzmanı olmuştur. Doç. Dr. Ahmet YILDIZHAN, askerlik vazifesini Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde Nöroşirürji Uzmanı olarak yerine getirmiş ve sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Harvard Üniversitesi’nde mezuniyet sonrası eğitimi görmüştür. Başta bel fıtığı konusunda yaptığı bilimsel çalışmalar olmak üzere birçok bilimsel çalışması ABD’de yayınlanmış, klasik ders kitaplarında ve dünyadaki çeşitli dergilerde referans olarak yer almıştır. Ayrıca yurtiçi ve yurtdışından gelen çok sa ...

Etiketler
ameliyat sonrası süreç
Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan
Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan
İstanbul - Beyin ve Sinir Cerrahisi
Facebook Twitter Instagram Youtube