Doktorsitesi.com

D Vitaminin Dermatolojideki Yeri, Önemi, Tehlikeleri

Prof. Dr. Emel Güngör
Prof. Dr. Emel Güngör
5 Mart 2020313 görüntülenme
Randevu Al
D Vitaminin Dermatolojideki Yeri, Önemi, Tehlikeleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

D Vitamini Nedir ve Neden Önemlidir?

Son yıllarda sağlık üzerindeki kritik etkileri nedeniyle D vitamini üzerine yapılan araştırmalar ve yayınlanan makaleler büyük bir artış göstermiştir. Bu vitaminin kemik sağlığını korumasının yanı sıra kanser, otoimmün durumlar, kardiyovasküler hastalıklar ve çeşitli kronik rahatsızlıklar üzerinde önleyici etkileri bulunduğu bilinmektedir. D vitamininin büyük bir kısmının deride ultraviyole (UV) ışınları aracılığıyla sentezlenmesi, bu konuyu dermatoloji uzmanları için temel bir odak noktası haline getirmektedir.

D Vitamini Kaynakları ve Vücuttaki Dönüşümü

Yağda eriyen bir hormon olan D vitamini, temel olarak kalsiyum-fosfor dengesini sağlamak ve iskelet sistemini korumakla görevlidir. Antiraşitik özellikleri nedeniyle halk arasında "güneş vitamini" olarak da adlandırılan bu vitamin, D2 ve D3 olmak üzere iki ana formda bulunur. Vücuttaki D vitamini sentezinin %90’ından fazlası, güneşten gelen UVB ışınlarının derideki 7-dehidrokolesterol (7-DHK) ile etkileşime girmesiyle gerçekleşir.

D vitamini ihtiyacı güneşin yanı sıra belirli gıdalar aracılığıyla da karşılanabilmektedir. Başlıca besinsel kaynaklar şunlardır:

  • Yağlı Balıklar: Somon, ton balığı, uskumru ve sardalya (Özellikle deniz somonu, çiftlik somonuna göre 4 kat daha fazla D vitamini içerir).
  • Hayvansal Gıdalar: Yumurta sarısı ve sığır karaciğeri.
  • Bitkisel Kaynaklar: Bazı mantar türleri (D2 formu).
  • Zenginleştirilmiş Gıdalar: Süt, yoğurt, tereyağı ve kahvaltılık gevrekler (Belirli ülkelerde).

Besinler veya güneş yoluyla alınan D vitamini, önce karaciğerde kalsidiol (25-hidroksi vitamin D) formuna, ardından böbreklerde aktif form olan kalsitriol (1,25 dihidroksi vitamin D) formuna dönüşür. Vücudun D vitamini deposunu en iyi yansıtan parametre, yarılanma ömrü birkaç hafta olan 25(OH) vit D düzeyidir.

D Vitamini DurumuSerum 25(OH) D Düzeyi (ng/ml)
Ciddi Eksiklik< 12 ng/ml
Eksiklik< 20 ng/ml
Yetersizlik12 - 20 ng/ml
Normal Değerler20 - 100 ng/ml
Optimal Düzey> 30 ng/ml

D Vitamini Eksikliği ve Toksisite Riskleri

Serum düzeyinin 20 ng/ml'nin altında olması eksiklik, 12 ng/ml'nin altı ise ciddi yetersizlik olarak kabul edilir. Bu durum çocuklarda raşitizme, yetişkinlerde ise osteomalaziye yol açar. Öte yandan, aşırı D vitamini alımı toksisiteye neden olabilir; ancak bu durum güneş ışığıyla değil, genellikle uzun süreli ve kontrolsüz yüksek doz takviye kullanımıyla gerçekleşir.

Günlük 4000 IU'ye kadar alım güvenli kabul edilmektedir. Ancak tek seferde 300.000 IU gibi çok yüksek dozların alınması kalp sağlığı üzerinde ciddi yan etkilere yol açabilir. D vitamini toksisitesinin belirtileri arasında bulantı, kusma, iştahsızlık, kabızlık, halsizlik ve kafa karışıklığı (konfüzyon) yer almaktadır. Ayrıca kronik olarak 40 ng/ml üzerindeki değerlerin pankreas kanseri riskini artırabileceği, kalsiyum ile birlikte aşırı kullanımın ise böbrek taşı riskini %17 oranında yükselttiği gözlemlenmiştir.

Sentez Kapasitesini Etkileyen Faktörler

D vitamini sentezi kişiden kişiye ve çevresel koşullara göre değişiklik gösterir. Sentez miktarını etkileyen temel unsurlar şunlardır:

  1. Yaş: Yaşlı bireyler, gençlere oranla 4-5 kat daha az sentez yapabilmektedir.
  2. Deri Rengi: Koyu tenli bireylerin aynı miktar vitamini sentezlemesi için daha uzun süre güneşlenmesi gerekir.
  3. Coğrafi Konum: 35 derece enleminin üzerindeki bölgelerde (Türkiye 36-42 kuzey enlemlerindedir) kışın sentez neredeyse durur.
  4. Sağlık Durumu: Obezite (BMI > 30), çölyak, kistik fibrozis ve inflamatuvar bağırsak hastalıkları emilimi azaltır.
  5. İlaçlar: Kortizon, epilepsi ilaçları ve bazı HIV ilaçları D vitamini düzeylerini düşürebilir.

Günlük Önerilen Dozlar ve Ölçüm Gerekliliği

Amerika Sağlık Enstitüsü verilerine göre, iskelet sağlığını korumak için önerilen günlük dozlar şu şekildedir:

  • 0-1 Yaş: 400 IU/gün
  • 1-70 Yaş: 600 IU/gün
  • 70 Yaş Üzeri: 800 IU/gün
  • Gebe ve Emziren Kadınlar: 600 IU/gün

Her bireyin rutin olarak test yaptırması ekonomik bir yük oluşturabileceğinden, sadece risk grubundaki kişilerin (yaşlılar, kapalı giyinenler, obezler, emilim bozukluğu olanlar ve sadece anne sütü alan bebekler) serum düzeylerine bakılması önerilmektedir.

D Vitamini, Deri Kanseri ve Genel Sağlık İlişkisi

D vitamini sentezi için gerekli olan UVB ışınları, aynı zamanda güneş yanıklarından ve deri kanseri (fotokarsinogenez) oluşumundan sorumludur. Bu nedenle, D vitamini sentezlemek amacıyla kontrolsüz güneşlenmek dermatologlar tarafından tavsiye edilmemektedir. Güneşten koruyucu kremlerin kullanımı D vitamini sentezini teorik olarak engellese de, pratik uygulamadaki hatalar ve yetersiz miktar kullanımı nedeniyle sentez tamamen durmamaktadır.

Genel sağlık açısından bakıldığında, D vitamini eksikliğinin kolon, meme ve prostat kanserleri ile multipl skleroz ve hipertansiyon gibi hastalıklarla ilişkili olduğu saptanmıştır. Bazı çalışmalar, günlük 1000 IU takviyenin belirli kanser türlerini %50 oranında azaltabileceğini öne sürse de, bu konudaki kesin nedensel ilişkiler hala araştırılmaktadır.

Deri Hastalıklarında D Vitamininin Rolü

D vitamini sadece sistemik değil, deri sağlığı için de kritiktir. Sedef hastalığı (psoriasis) tedavisinde topikal olarak kullanılırken, vitiligo ve atopik dermatit gibi durumlarda da olumlu etkileri üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, optimal D vitamini seviyelerinin deri yaşlanmasını azalttığı, çok düşük veya çok yüksek değerlerin ise yaşlanma sürecini hızlandırdığı saptanmıştır.

Sonuç

D vitamini eksikliği toplum genelinde yaygın bir sorundur. Kemik sağlığı üzerindeki etkileri kesinleşmiş, diğer kronik hastalıklar üzerindeki koruyucu etkileri ise güçlü kanıtlarla desteklenmiştir. Ancak güneşin kanserojen etkileri göz önüne alındığında, eksikliğin giderilmesi için kontrolsüz güneşlenme yerine sağlıklı beslenme ve doktor kontrolünde vitamin takviyeleri tercih edilmelidir.

Etiketler

D vitaminiDermatolojivitaminin önemi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Emel Güngör

Prof. Dr. Emel Güngör

Prof. Dr. Emel Güngör

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.