Doktorsitesi.com

Combined treatment with endovenous laser ablation and compression therapy of incompetent perforating veins for treatment of recalcitrant venous ulcers

Op. Dr. Osman Fazlıoğulları
Op. Dr. Osman Fazlıoğulları
20 Ocak 2016193 görüntülenme
Randevu Al
Combined treatment with endovenous laser ablation and compression therapy of incompetent perforating veins for treatment of recalcitrant venous ulcers
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Özet

Venöz ülser tedavisi gören hastalarda, uzun süreli kompresyon tedavisine rağmen ülser nüksü sık karşılaşılan bir sorundur. Bu çalışma, ilerleyici lipodermatoskleroz ve ülser riski taşıyan hastalarda, yetmezlik gösteren perforan venlerin (IPV) kapatılmasının ülser nüks oranları üzerindeki etkisini incelemektedir.

Giriş

Yetmezlik gösteren perforan venler (IPV), 1916 yılından bu yana venöz ülser gelişiminde temel bir faktör olarak kabul edilmektedir. Şiddetli kronik venöz yetmezlik (KVY) durumunda, yüzeyel venöz hipertansiyonu azaltmak amacıyla IPV'lerin tedavi edilmesi; ülserlerin daha hızlı iyileşmesini ve nüks oranlarının düşmesini sağlamaktadır.

Günümüzde tedavi yaklaşımları, ülser çevresindeki cildin hassasiyeti nedeniyle cerrahi ligasyondan minimal invaziv tekniklere kaymıştır. Endovasküler ablasyon, reflü yapan perforan venleri kapatmak için teknik başarı oranı yüksek ve komplikasyon riski düşük bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.

Materyal ve Metot

Hasta Seçimi ve Değerlendirme

Çalışmaya, 2 aydan uzun süredir iyileşmeyen venöz ülseri bulunan ve CEAP 6 sınıflandırmasına dahil olan 36 hasta (40 ülser) dahil edilmiştir. Tüm hastalar operasyon öncesinde deneyimli flebologlar tarafından renkli Doppler ultrasonografi ile değerlendirilmiştir.

Dahil edilme kriterleri:

  • Sonografik olarak kanıtlanmış, 1 saniyeden uzun süren reflü.
  • Fasyal planda çapı 4 mm'den büyük olan yetmezlikli perforan venler.
  • En az 2 aylık başarısız kompresyon tedavisi geçmişi.

Endovenöz Ablasyon Tekniği

İşlem sırasında 1470 nm diyot lazer ve ince radyal fiber kullanılmıştır. IPV'ler ultrason eşliğinde işaretlenmiş, Seldinger tekniği ile venöz erişim sağlanmıştır. Damar duvarını lazer fiberi etrafında sıkıştırmak ve termal koruma sağlamak amacıyla ultrason kontrolünde tümesan anestezi uygulanmıştır. Ortalama 10 W güç ile sürekli geri çekme modunda lazer enerjisi verilmiştir.

Bulgular

Yapılan tedaviler sonucunda elde edilen veriler, yöntemin etkinliğini kanıtlar niteliktedir:

ParametreSonuç
İlk Seans Başarı Oranı%76 (35/46 IPV)
12. Ay Tam Kapanma Oranı%91,3 (42/46 IPV)
Ülser İyileşme Oranı%95 (38/40 Ülser)
Ortalama Enerji (Ven başına)162 Joule
Ortalama İyileşme Süresi11,5 ± 3,7 Ay

Komplikasyonlar: Ciddi bir yan etki (derin ven trombozu veya cilt yanığı) gözlenmemiştir. Hastaların bir kısmında kendiliğinden geçen lokalize parestezi ve hafif ekimoz (morarma) rapor edilmiştir.

Tartışma

Çalışma sonuçları, ince radyal fiber ve 1470 nm diyot lazer ile yapılan IPV tedavisinin güvenli ve etkili olduğunu göstermektedir. Geleneksel cerrahi yöntemler (Linton operasyonu gibi) yüksek yara yeri enfeksiyonu ve sinir hasarı riski taşırken, ultrason eşliğinde endovenöz ablasyon şu avantajları sunar:

  • Erişim Kolaylığı: Proksimal veya distal yerleşimli tüm perforanlara uygulanabilir.
  • Hızlı İyileşme: Minimal invaziv yapısı sayesinde hastalar günlük aktivitelerine hızla döner.
  • Düşük Nüks: En az bir perforan venin başarıyla kapatılması, ülser iyileşmesi için kritik öneme sahiptir.

ESCHAR ve diğer klinik çalışmalar, sadece yüzeyel ven cerrahisinin perforan venler tedavi edilmediğinde yetersiz kalabileceğini vurgulamaktadır. Bu çalışmada, lazer ablasyonun özellikle konvansiyonel tedaviye dirençli vakalarda yüksek başarı sağladığı görülmüştür.

Sonuç

Endovenöz Lazer Ablasyon (EVLA), 2 aylık kompresyon tedavisine yanıt vermeyen venöz ülserli hastalarda uygulanabilir ve son derece etkili bir yöntemdir. Aktif venöz ülseri ve ilerleyici lipodermatosklerozu olan hastalarda, IPV'lerin kapatılması ülser nüks riskini anlamlı ölçüde azaltmaktadır. Başarılı bir sonuç için işlem sonrası kompresyon çorabı kullanımı ve hasta uyumu hayati önem taşımaya devam etmektedir.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Osman Fazlıoğulları

Op. Dr. Osman Fazlıoğulları

Op. Dr. Osman FAZLIOĞULLARI, 4 Eylül 1968 tarihinde Aydın’da doğmuştur. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başlamıştır. 1991 yılında tıp eğitimini tamamlamış ve tıp doktoru unvanı almıştır. 1993-1999 yılları arasında Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahisi İhtisasını tamamlamış ve Uzman Doktor unvanı almıştır. 1993-1999 yılları arasında aynı hastanede asistan doktor olarak görev yapmıştır. 2011-2015 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü Moleküler Tıp Anabilim Dalı’nda Doktora eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.