Doktorsitesi.com

Çocuklarımızı anlamanın yolu…

Uzm. Dr. Ahmet Şenses
Uzm. Dr. Ahmet Şenses
16 Mart 2016187 görüntülenme
Randevu Al
  • Ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını kendi taraflı bakış açılarıyla değerlendirmesi, çocukların dünyasını anlamayı zorlaştıran en büyük engellerden biridir.
  • Okul başarısızlığı gibi durumlar tembellik olarak etiketlenmek yerine; altında yatan gizli travmalar, öğrenme sorunları veya kaygı bozuklukları gibi derin nedenlerle analiz edilmelidir.
  • Sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi kurmak için empati yapılmalı ve yargılayıcı olmak yerine dinlemeye odaklanan bir iletişim modeli benimsenmelidir.
Çocuklarımızı anlamanın yolu…
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarımızı Anlamak: Davranışların Arkasındaki Psikolojik Gerçekler

Ebeveynlerin en çok merak ettiği konuların başında, çocuklarının sergilediği davranışların nedenleri ve onları anlamanın yolları gelmektedir. Sağlıklı bir ebeveyn-çocuk ilişkisi kurabilmek için temel psikolojik gerçekleri bilmek ve doğru iletişim yöntemlerini uygulamak kritik bir öneme sahiptir. Her birey, dünyayı ve olayları kendi zihinsel merceği üzerinden değerlendirir; ancak bu merceğin gerçeği yansıtma biçimi kişiden kişiye farklılık gösterir.

Zamanla gözlük kullandığını unutan bir kişi gibi, bizler de olaylara karşı geliştirdiğimiz düşüncelerin aslında kendi taraflı yorumlarımız olduğunu unutabiliriz. Bu durumun farkında olmamak, özellikle aile içi iletişimde ciddi sorunların yaşanmasına zemin hazırlar. Kendi bakış açımızın mutlak gerçek olduğunu varsaymak, çocuğun dünyasını anlamamızı zorlaştıran en büyük engellerden biridir.

Okul Başarısızlığı ve Yanlış Etiketleme Sorunu

Çocuğun okul başarısının düşmesi veya okula gitme konusundaki isteksizliği, ebeveynlerin en sık karşılaştığı zorluklar arasındadır. Genellikle bu durumlarda yüzeysel bir araştırma yapılır ve somut bir neden bulunamadığında hızlıca olumsuz etiketlemelere başvurulur. Ebeveynler, kendi zihinsel mercekleri üzerinden şu çıkarımları yapabilirler:

  • Çocuğun tembel olduğu düşüncesi,
  • Derslerden bıktığı varsayımı,
  • Okumaya niyetinin olmadığı kanaati.

Ancak bu tür aceleci yaklaşımlar, çocuğun dünyasında neler olup bittiğini ve bu tepkiyi neden verdiğini analiz etmeyi engeller. Duygusal analiz yapılmadan koyulan teşhisler, sorunu çözmek yerine daha da derinleştirebilir.

Davranışların Altında Yatan Olası Nedenler

Çocukların sergilediği isteksizlik veya başarısızlık gibi tepkilerin altında, ilk bakışta görünmeyen çok daha derin sebepler yatıyor olabilir. Bu nedenleri şu şekilde kategorize etmek mümkündür:

Olası NedenlerAçıklama
Gizli TravmalarAnne ve babaya söylenmekten korkulan olumsuz deneyimler.
Öğrenme SorunlarıAkademik süreçleri zorlaştıran bilişsel engeller.
Kaygı BozukluklarıPerformans veya sosyal çevre ile ilgili yoğun endişeler.

Sağlıklı İletişim İçin Çözüm Önerileri

Sadece çocukların dışsal tepkilerine bakarak hızlı çıkarımlar yapmak, birçok iletişim kazasını beraberinde getirir. Bu nedenle çocuklarımızın dünyasına olumlu bir ilgi ile yaklaşmak ve onların duygusal süreçlerine eşlik etmek gerekir. İletişim becerilerini geliştirmenin en etkili yolu, empati kurarak onların penceresinden bakabilmektir.

Süreci daha sağlıklı yönetebilmek adına ebeveynlerin benimsemesi gereken temel ilke şudur: "Kulakları açmak, ağızları kapamak." Çocuklarımızı ve birbirimizi gerçekten anlayabildiğimiz, sağlıklı iletişim bağlarının kurulduğu bir gelecek dileğiyle.

Kalın sağlıcakla...

Etiketler

Çocuklarla sağlıklı iletişim nasıl olmalıÇocuklarla nasıl vakit geçirmek gerekirÇocuk psikologuÇocuklarla nasıl iletişim kurulmalı

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet ŞENSES, 1981 yılında Samsun'da doğmuştur. 1991 yılında 25 Mayıs Havza İlkokulu'nda, 1994 yılında 25 Mayıs Ortaokulu'nda ve 1997 yılında İzmir Çimentaş Lisesi'nde lisans öncesi eğitimini tamamlamıştır. 2007 yılında ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.