Yaygın anksiyete bozukluğu ve KLİNİK GÖRÜNÜM

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir?
Yaygın anksiyete bozukluğu, bireyin pek çok olay veya etkinliğe karşı aşırı düzeyde sıkıntı, kaygı ve endişe hissettiği kronik bir durumdur. Bu bozukluğa sahip kişiler, yaşadıkları yoğun kaygıyı kontrol etmekte zorlanırlar ve bu durum günlük işlevselliklerini önemli derecede olumsuz etkiler. Klinik belirtiler çoğunlukla erken çocukluk döneminde ortaya çıkmakta ve ergenlik döneminin ortalarında en yüksek seviyeye (pik) ulaşmaktadır. Literatürde, çocuk ve ergenlerde bu bozukluğun görülme sıklığı %2-6 olarak bildirilmiştir.
Yaygın Anksiyete Bozukluğunun Klinik Görünümü
Bu bozukluğun temel klinik tablosunu, çocuk ve ergenlerin en az 6 ay süreyle okul ve sosyal işlevler gibi birçok alanla ilgili yaşadıkları kontrol edilemez endişeler oluşturur. Bu bireyler; gelecekleri, sağlıkları, güvenlikleri ve performansları ile ilgili sürekli ve kalıcı bir kaygı içindedirler. Söz konusu kaygılara eşlik eden belirtiler şu şekilde sınıflandırılabilir:
| Belirti Kategorisi | Görülen Semptomlar |
|---|---|
| Bedensel Belirtiler | Huzursuzluk, yorgunluk, kas gerginliği, uyku bozuklukları, mide ve baş ağrıları. |
| Bilişsel Belirtiler | Dikkat toplamada güçlük ve odaklanma sorunları. |
| Davranışsal Belirtiler | Mükemmeliyetçilik nedeniyle aktivitelerden kaçınma, kuralsız davranışlardan uzak durma. |
Çocuklarda Davranışsal ve Psikolojik Özellikler
Yaygın anksiyete bozukluğu olan çocuk ve ergenler sıklıkla mükemmeliyetçi bir yapı sergilerler. Bu bireylerde görülen temel psikolojik eğilimler şunlardır:
- Küçük bir hatayı dahi tam bir başarısızlık olarak yorumlama eğilimi gösterirler.
- Performanslarının mükemmel olmayacağına inandıkları aktivitelerden kaçınmaya yatkındırlar.
- Kendilerini aşırı derecede eleştirme davranışı sık izlenir.
- Çevreden gelecek onaylanma ihtiyacı oldukça fazladır; doğru yaptıklarına dair onay almadıkça ilerleme kaydetmekte zorlanabilirler.
"Aşırı Olgun" Çocuk ve Küçük Erişkin Fenomeni
Yaygın anksiyete bozukluğu tanısı konulan çocuklar, sosyal çevreleri tarafından genellikle "aşırı olgun" veya "küçük erişkinler" olarak tanımlanır. Bu çocukların kurallara sıkı sıkıya uymaları ve randevuları kaçırmama konusundaki hassasiyetleri, aslında yaşadıkları yoğun anksiyeteden kaynaklanmaktadır.
İçinde bulunulan durumların olası tehlikeleriyle ilgili duyulan sürekli endişe ve bu endişeyi yönetme çabası, çocuklara dışarıdan bakıldığında ciddi ve olgun bir görünüm kazandırmaktadır. Bu durum, çocuğun yaşadığı kontrol edilmesi güç kaygı mekanizmasının bir yansımasıdır.


