ÇOCUKLARDA MAHREMİYET GELİŞİMİ

Mahremiyet
Mahremiyet, çocuğun kendisinin ve başkalarının özel alanlarının farkında olması, kendi
sınırlarını tanıması ve gerektiğinde koruyabilmesidir. Mahremiyet eğitimi çocukta 3 yaştan
itibaren başlayıp ergenliğe kadar değişen gelişimsel ihtiyaçlara göre devam ettirilmelidir.
Mahremiyet eğitimi, çocuğun yalnızca özel bölgelerini tanıması ve korumasıyla sınırlı
değildir. Ailede başlayan mahremiyet eğitimi en temelde anne ve babanın çocuğun alanını ve
sınırlarını tanıyarak saygı göstermesiyle şekillenir. Mahremiyet eğitimi uygulamalı ve sözel
biçimde aktif olarak 3 yaşından itibaren verilmeye başlansa da, çocukta mahremiyet bilincinin
oluşması çok daha erken dönemde gelişmeye başlar.
Çocuklarda, tuvalet eğitimiyle birlikte özel bölgelerine ve cinsiyetler arası
farklılıklara ilişkin farkındalık oluşmaya başlar. Bedenini keşfetmeye başlayan çocuk,
nereden geldiğine ilişkin fanteziler kurar, karşı cinsin bedenini ve anne babanın yatak odasını
merak eder, ebeveynler için yanıtlaması çoğu zaman zorlayıcı olan sorular sormaya
başlayabilir.
Çocukta Mahremiyet Eğitimi
Çocuğa verilmesi gereken en temel eğitimlerden biri olan mahremiyet eğitimi, çocuğun
kendisini nasıl ve neden koruması gerektiğini öğrenmesi için oldukça önemlidir. Mahremiyet
eğitimi, çocuğun yalnızca özel bölgeleriyle sınırlı olmamakla birlikte; çocuğun eşyaları, odası,
duygu ve düşüncelerine kadar geniş bir alanda verilmelidir. Süreç, çocukta korku ve endişe
yaratmadan, günlük rutinler içerisinde planlanmalıdır. Bu bağlamda çocuğun kendisine ait bir
oda imkanı sağlanılarak ev içerisinde özel alanların belirlenmesi, benlik sınırlarının
içselleştirilmesinde belirleyici rol oynar. Ayrıca çocuğun odasına girerken kapısının çalınması,
çocuğun kendi özel tanını tanıyabilmesi ve gerektiğinde sınırını koruyabilmesi için olumlu bir
mesaj niteliğindedir: ‘’Sen değerlisin. Senin alanını tanıyor ve alanına saygı duyuyorum.’’
Çocuğun değerli bir benlik algısı geliştirebilmesi, yaşamındaki önemli kişilerin çocuğun
alanını ne kadar tanıyıp gösterdiğiyle bağlantılıdır.
Çocuğun özbakımıyla ilgili süreçlerinden belirli ve az sayıda kişinin sorumlu olması
mahremiyet bilincinin oluşmasında oldukça önemlidir. Erken dönemden itibaren, bez değişimi
ve çocuğun giydirilmesiyle ilgili süreçlerin özel ve korunaklı bir ortamda yapılmasına özen
gösterilmelidir. Tuvalet eğitiminin tamamlanmasının ardından tuvaletin kapısının kapalı
olması gerektiği de çocuğa yavaş yavaş anlatılmalıdır. Ev içi yaşantılarda ve günlük dilde
"benim/senin/bizim"; gibi aidiyet bildiren sözcüklerin kullanılması mahremiyet bilincini
geliştiren bir diğer önemli etmendir. Örneğin ";sen kendi odanı ve eşyalarını toplayabilirsin /
sen kendi odanda ve yatağında uyuyabilirsin"
Çocuğun özel bölgeler hakkındaki soruları normal karşılanarak, çocuğun yaşına uygun,
kısa açıklamalar yapılmalıdır. Özel bölgelerinin nereler olduğu anlatılarak, bu bölgeleri, o
istediği ve gerektiği sürece anne ve babası ile anne babanın olduğu ortamda doktorların
görebileceği; o istemediği sürece kimsenin bakıp dokunamayacağı anlatılmalıdır. Çocuğun
bedenini tanıyıp koruyabilmesinin en önemli hazırlayıcısı; ebeveynin, çocuğun sınırlarına ve
mahrem alanlarına ilişkin duyarlı ve saygılı davranmasıdır.

