Çocuklarda Görülen Ruhsal Bozukluklar

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Çocuklarda Zihinsel Gelişim ve Zeka Kavramı
Zeka, uyarıları algılama, düşünme, değerlendirme, öğrenme, sorun çözme ve çevreye uyum sağlama gibi yüksek zihinsel işlevlerin tamamını kapsayan bir bütündür. Günümüzde zeka seviyeleri, yaygın olarak kullanılan zeka testleri aracılığıyla belirlenmekte ve bu testlerden elde edilen başarıya göre sınıflandırılmaktadır. Zeka yaşı, testi alan çocuğun genel başarı ve uyum açısından hangi yaş düzeyindeki çocuklarla benzerlik gösterdiğini ifade eder.
Zeka yaşı ile takvim yaşı arasındaki oranın 100 ile çarpılması sonucunda zeka bölümü (ZB) elde edilir. Ancak zeka ölçekleri, sadece doğuştan gelen yetenekleri ölçmez; kişinin içinde büyüdüğü sosyal, kültürel ve ekonomik koşullardan, öğrenme alışkanlıklarından da etkilenir. Bu testlerin uygulanması yüksek düzeyde uzmanlık gerektirir. Ülkemizde Wechsler zeka testi uyarlanmış olarak kullanılırken, diğer testlerin geçerlilik ve güvenilirlikleri konusunda dikkatli olunmalıdır.
Zeka Geriliği (Mental Retardasyon) Sınıflandırması
Zeka seviyesi 70’in altında olan bireyler zeka gerisi (Mental Retarde) olarak tanımlanır. Bu bireyler, yaşlarının gerektirdiği sorumlulukları üstlenmekte, iletişim kurmakta ve sosyal çevreye uyum sağlamakta zorluk yaşarlar. Zeka gerilikleri, zeka bölümüne (ZB) göre dört ana grupta incelenir:
| Zeka Geriliği Türü | Zeka Bölümü (ZB) | Nüfus İçindeki Payı | Özellikleri |
|---|---|---|---|
| Hafif Derece | 50 - 70 | %85 | Eğitilebilir; özel eğitimle ilkokulu bitirebilirler. |
| Orta Derece | 35 - 55 | %10 | Özel eğitimle 4. sınıfa kadar gelebilir; günlük yaşamda kısmen bağımsız olabilirler. |
| Ağır Derece | 20 - 35 | %3-4 | Ömür boyu bakıma muhtaçtırlar; konuşmayı öğrenmekte zorlanırlar. |
| Derin Derece | 20 Altı | %1-2 | Kendilerine bakamazlar; ciddi nörolojik ve fiziksel kusurlar eşlik eder. |
Zeka geriliğinde temel yaklaşım, bozukluğun oluşmasını önlemek ve aile ile işbirliği içinde çocuğun mevcut yeteneklerini destekleyerek kapasitesini optimize etmektir.
Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite ve Davranış Bozuklukları
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), aşırı hareketlilik ve ataklık belirtileriyle karakterizedir. Genellikle 7 yaşından önce ortaya çıkan bu durumun tanısı için belirtilerin en az 6 ay sürmesi gerekir. Bu çocuklar normal zekaya sahip olmalarına rağmen, konsantrasyon güçlüğü nedeniyle öğrenme zorluğu yaşarlar. Tedavi süreci; aile danışmanlığı, özel eğitim ve sosyal çevrenin düzenlenmesini kapsayan psikoterapi yöntemlerini içerir.
Davranış Bozuklukları ise sekiz yaşından büyük çocuklarda başkalarının haklarına saygısızlık ve zararlı eylemlerle (hırsızlık, yalan, şiddet vb.) kendini gösterir. Kalıtımsal faktörlerin rol oynadığı bu durumda en önemli tedavi yaklaşımı aile danışmanlığıdır.
Çocukluk Çağında Sık Görülen Diğer Ruhsal Sorunlar
Çocukluk döneminde gelişimsel ve ruhsal kaynaklı pek çok farklı bozukluk gözlemlenebilir:
- Tik Bozuklukları: Kaslarda istem dışı ve amaçsız tekrarlayan hareketlerdir (göz kırpma, omuz silkme vb.). Tedavide psikoterapi ve davranışçı yöntemler kullanılır.
- Kekemelik: Konuşma düzeninin duraklamalarla kesilmesidir. Ruhsal gerginlikle artar; tedavisinde ritmik ve tempolu konuşma eğitimi verilir.
- Gece İşemeleri ve Dışkı Kaçırma: Genellikle psikolojik faktörler ve ağır uyku ile ilişkilidir. Aile içi ilişkilerin incelenmesi ve davranış terapileri çözüm sunar.
- Okul Korkusu: Temelinde anneye aşırı bağımlılık yatan, okula gitmeye karşı yoğun direnç durumudur. Çocuğun kararlı bir tutumla okula gönderilmesi tedavinin ana parçasıdır.
Yeme Bozuklukları: Anoreksiya ve Blumia Nervoza
Ergenlik döneminde daha sık görülen yeme bozuklukları hayati riskler taşıyabilir:
- Anoreksiya Nervoza: Aşırı kilo kaybı ve zayıflama tutkusu ile karakterizedir. Kişi kilosunun %20'sini kaybetmiş olsa dahi kendini kilolu hisseder. Hormonal bozukluklara ve hayati tehlikeye yol açabilir.
- Blumia Nervoza: Durdurulamaz bir iştah artışı ve kısa sürede aşırı kilo alma durumudur. Yeme nöbetleri bazen anoreksik dönemlerle yer değiştirebilir.
Otizm ve Anne Yoksunluğu Depresyonu
Otizm, genellikle 3 yaşından önce başlayan, dış dünyaya karşı kayıtsızlık ve iletişim kuramama ile belirginleşen ciddi bir bozukluktur. Göz teması kurmama ve tekrarlayıcı (stereotipik) hareketler tipiktir. Tedavide kognitif ve davranışçı yöntemler ön plandadır.
Anne Yoksunluğu Depresyonu ise 6. aydan sonra bebeklerin annelerinden aniden ayrılmasıyla oluşur. Eğer ayrılık 3 aydan fazla sürerse, çocukta fiziksel ve zihinsel gelişim geriliği kalıcı hale gelebilir.
Öğrenme Bozuklukları ve Tedavi Yaklaşımları
Okuma, yazma ve matematik gibi alanlarda yaşanan zorluklar Öğrenme Bozukluğu olarak tanımlanır. Erkek çocuklarda 3-4 kat daha sık görülür. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte beyin yapısındaki farklılıklar ve genetik faktörler üzerinde durulmaktadır. Tedavide ailenin eğitimi, sosyal beceri kazandırma ve destekleyici terapiler hayati önem taşır.

