Burun boşluğunun, arka kısmının açıldığı yutak kanalının başlangıcını oluşturan boşluğun, arka duvarında orta hatta yerleşmiş, vücudu enfeksiyonlara karşı savunmakla görevli lenfo epitelyal dokulara halk arasında “Geniz Eti” denmektedir.

Normalde görülemeyen geniz eti özel muayene yöntemleri ve tetkikler ile görülebilir. Geniz eti her çocukta mevcut olmakla birlikte yutak bölümüne açıldığı bölgeyi kapatarak burun tıkanıklığına neden olması ile gündeme gelir. Çocuğun yaşam kalitesini hayli düşüren geniz eti; ağız akıntısı, hırıltılı solumu, sürekli olarak tıkanıklık, yutkunmada zorluk şekli ile de fark edilebilir.

“Çocuğunuz uykudan sıçrayarak uyanıyorsa geniz etini kontrol ettirmelisiniz”

Burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma, ağızdan soluma, genizden konuşma, horlama, hırıltılı soluma, ağız kuruluğu, geçmeyen burun akıntısı, geniz eti iltihabı ve büyümesinin başlıca belirtileri olup, bunlara bağlı olarak gelişebilen iştahsızlık, uyku bozuklukları, uykuda kısa süreli solunum durması, uykudan sıçrayarak uyanma, sık yineleyen sinüzit ve orta kulak iltihapları yol açtığı başta gelen rahatsızlıklardır. Uzun dönemde orta kulakta sıvı birikimine neden olması ile işitme kayıpları ve kronik kulak zarı hastalıkları, büyüme gelişme geriliği veya yüz kemikleri gelişiminde gelişim bozukluğuna neden olarak, çene gelişim bozuklukları görülebilmektedir. Bu nedenle bu belirti ve bulgulardan biri veya bir kaçı ile karşılaşılmışsa mutlaka bir KBB hekimine başvurulmalıdır.

“Sürekli grip olanlar dikkat! Üst solunum yolu enfeksiyonu geniz etinin büyümesine yol açabilir”

Her geniz eti ameliyat edilmemelidir. Geniz eti, üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında bademciklerimiz gibi göstermiş olduğu reaksiyon ile iltihaplanabilir ve boyutunda artma olur. Bu durumda öncelikle medikal tedavi ile yapılan müdahale ile enfeksiyon baskılanır ve boyutunda azalma olduğu için, çocukta görülen semptomlar kısa sürede ortadan kalkar.

Fakat geçirilen sık üst solunum yolu enfeksiyonları, geniz etinin sürekli olarak büyümesine ve küçülme oluşmamasına yol açabilir. Gelişen bu durum yukarıda saydığımız belirti ve bulguların medikal tedavi ile düzelmemesi ile özellikle çocuklarda görülen sık enfeksiyon gelişimi, uyku bozuklukları, orta kulak hastalıkları ve büyüme gelişmede geriliğin etkilenmesi ile cerrrahi müdahale seçeneğini gündeme getirir. Geniz etinin ısrarla medikal tedavi ile düzeltilmeye çalışılması sorunu çözemeyeceği gibi uzun dönem kullanılan ilaçların yan etkileri de ayrı bir klinik sorun olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Bu nedenle geniz eti ameliyatı, çocuğun yaşam kalitesini olumlu yönde etkilemesi açısından, çok ertelenmeden planlanması gereken bir cerrahi girişim olarak düşünülmelidir. Ameliyat (adenoidektomi) genel anestezi altında yapılmakta ve yaklaşık yarım saat sürmektedir. Tabi ki geniz eti ameliyatı bademciklerin alınması ve kulaklara ventilasyon tüpü takılması ile birlikte yapılabilir. Bu durumda ameliyat süresi daha uzun olmaktadır. Her ameliyatta olduğu gibi geniz eti için yapılan operasyonunda ameliyat ve sonrası kanama ve enfeksiyon gibi riskleri olmakla birlikte, günümüzdeki anestezi ve cerrahi tekniklerdeki gelişmeler bu konudaki riskleri yok denecek kadar az boyutlara indirgemiştir.

“Sigara dumanına maruz kalan çocuklarda geniz eti tekrar büyüyebilir”

Geniz eti ameliyatı, ağız içinden yapılacağı için kesi olmayacaktır. Aynı gün bile taburcu edilen çocuklarda, iki üç günlük hafif bir diyet ile günlük aktiviteleri kısıtlanmamış olacaktır. Çok nadir olsa da uygun olarak alınmış geniz eti dokusu özellikle çocuğun içinde bulunduğu kötü risk faktörleri varlığında (kötü hijyen, sigara içilen ortamlar, enfekte çocuklarla sık yakın temas vb. nedenlerle çok sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesi) tekrar büyüyebilir. Burun solunumunun sağlanması çocukların, iştahlarının düzelmesine, uyku sorunlarının olmamasına buna bağlı olarak başlıca, gün içinde görülen huzursuzluk, ajitasyon veya okulda konsantrasyon güçlüklerinin ortandan kalkmasını sağlayacaktır. Geniz ameliyatından sonra ileride geçirilecek üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklığı ve şiddeti azalmış olacaktır.


Ankara Kulak Burun Boğaz uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!