Doktorsitesi.com

ÇOCUKLAR İÇİN KABUSA DÖNEN SOFRALAR

Klinik Psikolog Sena Öztürk
Klinik Psikolog Sena Öztürk
4 Temmuz 2023133 görüntülenme
Randevu Al
Çocuklarda da stresli yaşam olayları iştahı etkileyebileceği gibi yemek düzenin kendisi, sofradaki ebeveyn tutumları da doğrudan stresör olabilir. Eğer çocuk ne yiyeceğini ne yemeyeceğini ve ne kadar yemek istediğini seçemiyorsa yemek yemek onun için stresli bir eylem haline gelir.
ÇOCUKLAR İÇİN KABUSA DÖNEN SOFRALAR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Yemek Düzeni ve Stres Faktörleri

Çocuklarda iştah mekanizması, sadece fiziksel ihtiyaçlarla değil, aynı zamanda stresli yaşam olayları ve sofradaki ebeveyn tutumlarıyla doğrudan ilişkilidir. Yemek düzeninin kendisi ve ebeveynlerin sergilediği yaklaşımlar, çocuk için birer stresör haline gelebilir. Eğer bir çocuk ne yiyeceğine veya ne kadar tüketeceğine dair seçim hakkına sahip değilse, yemek yemek onun için kaygı verici bir eyleme dönüşür.

Yanlış Ebeveyn Tutumları ve Fizyolojik Tepkiler

Çocuklar da yetişkinler gibi acıktıklarında yemek yeme, doyduklarında ise durma hakkına sahiptir. Ancak bakımveren kişilerin, çocuk tok olduğunu belirttiğinde kullandığı bazı baskıcı ifadeler süreci olumsuz etkiler. Sıkça karşılaşılan hatalı yaklaşımlar şunlardır:

  • Korkutma: "Polis gelir seni alır."
  • Tehdit: "Bunu yemeden masadan kalkamazsın, oyun oynatmam."
  • Kıyaslama ve Yetersizlik hissi: "Arkadaşların seninle dalga geçer, küçük kalırsın."
  • Duygusal Baskı: "Beni çıldırtma, ye artık."

Bu tür yaklaşımlar çocuğun stres seviyesini artırır. Stres anında salgılanan adrenalin ve noradrenalin, doğrudan iştahsızlık ve sinirlilik haline yol açar. Zamanla bu durum; çatal bıçak sesi duyulduğunda veya sofra görüldüğünde mide bulantısı ve öğürme gibi fiziksel tepkilere dönüşebilir. Ebeveynler tarafından "numara" olarak algılanan bu belirtiler, aslında ciddi bir yeme bozukluğunun habercisidir.

Sofrada Güç Savaşları ve Benlik Gelişimi

İki yaş itibariyle çocuklar, ayrı bir benlik olduklarını keşfeder ve kararlarının önemsenmesini beklerler. Bu ihtiyaç karşılanmadığında, kendi sınırlarını korumak adına agresif ve saldırgan tepkiler geliştirebilirler. Sofrada yaşanan güç savaşlarını önlemek için çocuğun bireysel sınırlarına saygı duyulmalıdır.

Rol DağılımıSorumluluk Alanı
EbeveynSofrada hangi yemeklerin bulunacağını seçer.
ÇocukHangi yemeği ne kadar yiyeceğine karar verir.

Açlık ve Tokluk Farkındalığı Kazandırmak

Çocuğun kendi kararlarını vermesi, otokontrol ve özgüven gelişimini destekler. İleride yaşanabilecek yeme bozukluklarına karşı koruyucu bir kalkan oluşturur. Birçok yetişkin yeme bozukluğunun temelinde, çocukken bastırılan açlık ve tokluk farkındalığı yatmaktadır.

Beden Farkındalığı İçin Öneriler

  1. Hissine Güvenin: Çocuk "doydum" dediğinde "hayır doymadın" diyerek onun beden algısını bozmayın.
  2. Sorumluluk Verin: Yemek yememeyi tercih ettiğinde, bir sonraki öğüne kadar beklemesi gerektiğini anlamasını sağlayın.
  3. Sınır Eğitimi: Öğün saatlerine uyum sağlamayı ve kendi seçimlerinin sonucunu yaşamayı (açlık hissi gibi) tecrübe etmesine izin verin.

Bu yaklaşım, çocuğun kendi bedenine yabancılaşmasını engeller ve ona ömür boyu sürecek sağlıklı bir otokontrol becerisi kazandırır.

Etiketler

Deneyimsel Oyun Terapisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Sena Öztürk

Klinik Psikolog Sena Öztürk

Klinik Psikolog Sena Öztürk, Akdeniz Üniversitesi’nde psikoloji lisans eğitimini tamamladıktan sonra,İstanbul Aydın Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans yapmıştır. Çocuklar, ergenler ve genç yetişkin bireyler ile kaygı bozuklukları, depresyon, öfke denetimi ve davranım bozuklukları, yeme bozuklukları, obsesif kompülsif bozukluk, panik bozukluk ve stres yönetimi gibi alanlar üzerine çalışmaktadır.Lisans hayatında Beşiktaş Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde, özel danışmanlık kliniklerinde ve sosyal toplum kuruluşlarında stajyer psikolog olarak görev almıştır. Çeşitli danışmanlık merkezlerinde aktif olarak danışan görmeye başlamıştır. Yukarıda bahsedilen sorunlar üzerine çalışabilmek üzere Bilişsel Davranışsal Terapi ve Deneyimsel Oyun Terapisi eğitimlerini tamamladı. Şuan İstanbul’da PSİKOHOME Danışmanlık Merkezi'inde danışan kabulüne devam etmektedir.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.