Doktorsitesi.com

Çocuğunuz ve televizyon

Uzm. Dr. Beril Bayrak Bulucu
Uzm. Dr. Beril Bayrak Bulucu
22 Eylül 2008730 görüntülenme
Randevu Al
Çocuğunuz ve televizyon
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Televizyonun Çocuk Gelişimi Üzerindeki Kritik Etkileri

Televizyon, günümüzün vazgeçilmez bir iletişim aracı olarak pek çok insanın hayatında geniş bir yer kaplamaktadır. Ancak konu çocuk gelişimi olduğunda, televizyon kullanımı konusunda son derece dikkatli olunması gerekmektedir. Hızla büyüyen ve şekillenen çocuk beyni için televizyon, kontrolsüz kullanıldığında büyük bir tehlike oluşturabilmektedir.

Uzmanlar, özellikle 0-2 yaş arası çocukların kesinlikle televizyon seyretmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sadece aktif izleme değil, televizyonun arka planda açık olması dahi çocuk gelişimi üzerinde son derece zararlı etkiler yaratabilmektedir. Bu kısıtlamanın temelinde yatan bilimsel gerekçeleri anlamak, sağlıklı bir gelişim süreci için kritiktir.

Piaget’nin Gelişim Aşamaları ve Duyusal Dönem

Çocuklarda beyin gelişiminin en büyük bölümü 0-2 yaş aralığında tamamlanır. Ünlü psikolog Piaget’ye göre zihinsel gelişim dört ana aşamadan geçer ve bu sürecin ilk basamağı duyusal (sensorinöral) dönem olarak adlandırılır. Bu evrede çocuk, kendisinin çevreden farklı bir birey olduğunu kavramaya başlar.

Bu dönemdeki öğrenme süreci şu özelliklere dayanır:

  • Öğrenme tamamen duyular ve hareket yoluyla gerçekleşir.
  • Bir yüz hareketi veya ses tonundaki değişim, öğrenme üzerinde derin etkiler bırakır.
  • Çocuk, dış dünya ile etki-tepki kurarak gelişir.

Televizyon ise bu yaş grubundaki çocuklara pasif öğrenmeyi aşılar. İletişim ve etkileşimle gelişecek olan beyin açılımlarının önünü keserek, zihinsel gelişimi sekteye uğratır.

Televizyon Kullanımının Sağlık ve Sosyal Gelişim Üzerindeki Zararları

Televizyon, küçük yaştaki çocuklar için kolayca bağımlılık yapıcı bir nitelik kazanabilir. Yapılan gözlemler, yoğun televizyon izleyen çocukların, izlemeyen akranlarına göre daha az sosyal ilişki kurduğunu ve konuşmayı daha yavaş öğrendiğini göstermektedir. Bu nedenle, zihinsel gelişim sağlığı için çocukların mümkünse 3 yaşına kadar televizyonla hiç tanışmaması önerilir.

Bebek televizyonu veya bebekler için özel hazırlanan programlar da bu durumu değiştirmemektedir. Materyal yaşa uygun görünse bile, öğretme şekli pasif olduğu için çocuğun gelişimine zarar vermeye devam eder. Televizyonun çocuklar üzerindeki diğer olumsuz etkileri şunlardır:

Etki AlanıOlası Riskler ve Sonuçlar
Zihinsel GelişimDikkat dağınıklığı ve Hiperaktivite Sendromu (ADHD) riski.
Psikolojik DurumOtizm spektrum bozukluklarının görülme oranında artış.
Fiziksel SağlıkObezite, yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları bağlantısı.
Uyku DüzeniOdada televizyon bulunması durumunda ciddi uyku problemleri.

Şiddet İçeriği ve Davranış Bozuklukları

Televizyon yayınlarındaki şiddet dozu, çocuklar için olması gereken seviyenin çok üzerindedir. Çocuklar şiddet içeren programlara maruz kaldıklarında, bu durum doğrudan davranış problemleri ve agresyon artışı olarak geri dönmektedir. Bu nedenle içerik denetimi, sadece süre kısıtlaması kadar büyük bir önem taşır.

Ebeveynler İçin Sağlıklı Televizyon Kullanım Rehberi

Çocukların sağlıklı bir gelişim süreci geçirmesi için ebeveynlerin şu kurallara sadık kalması gerekmektedir:

  1. 0-2 Yaş Kuralı: Bu yaş aralığında çocuk kesinlikle televizyona maruz bırakılmamalıdır.
  2. Süre Sınırı: 2 yaşından sonra televizyon kullanımı günde bir saat ile sınırlandırılmalıdır.
  3. İnteraktif İzleme: Ebeveynler çocukla birlikte izlemeli; içerik üzerine konuşarak ve tartışarak süreci interaktif hale getirmelidir.
  4. Bakıcı Faktörü: Televizyon asla bir çocuk bakıcısı veya oyalama aracı olarak kullanılmamalıdır.
  5. Rol Model Olma: Anne ve babalar kendi televizyon kullanım sürelerini kısıtlamalı, fiziksel aktivite ve aile içi iletişime öncelik vererek çocuklarına örnek olmalıdır.

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Beril Bayrak Bulucu

Uzm. Dr. Beril Bayrak Bulucu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.