Doktorsitesi.com

Cinsel istekte azalma

Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç
Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç
2 Haziran 20151920 görüntülenme
Randevu Al
Cinsel istekte azalma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik ve Cinsel İşlev Bozuklukları

Günümüzde kadınlarda cinsel istekte azalma, cinsel soğukluk, cinsel tiksinti ve uyarılma bozukluğu gibi cinsel işlev problemleri giderek artmaktadır. Cinsel sağlık üzerinde kritik bir öneme sahip olan bu sorunların zamanında tespit edilmesi, özel cinsel terapiler aracılığıyla pek çok problemin büyümeden önlenmesini sağlar.

Cinsel isteksizlik, yeterli cinsel uyarı bulunmasına rağmen bireyin cinsel arzu duymaması durumudur ve tıbbi literatürde "cinsel istek bozuklukları" grubunda sınıflandırılır. Bu durum, uzun süreli cinsel fantezi eksikliği ve cinsel etkinlikte bulunma isteğinin azlığı veya tamamen yokluğu şeklinde tanımlanmaktadır.

Cinsel İsteksizlik Ne Zaman Bir Hastalık Olarak Görülür?

Her cinsel istek azlığı klinik bir rahatsızlık olarak değerlendirilmez. Yoğun iş hayatı ve stres gibi faktörlere bağlı olarak gelişen dönemsel isteksizlikler normal kabul edilebilir. Mevcut şartların düzelmesiyle kendiliğinden ortadan kalkan geçici durumlar bir hastalık olarak nitelendirilmemektedir.

Cinsel İsteksizliğin Görülme Sıklığı ve İstatistikler

Cinsel isteğin az olması, kadınlar arasında en yaygın görülen cinsel şikayetlerin başında gelir. Yapılan araştırmalar, toplumun %20’sinde bir cinsel işlev problemi olduğunu göstermektedir. Kadınların yaklaşık %33’ünün hayatlarının bir döneminde bu sorunla karşılaşacağı öngörülmektedir.

Yaşa göre cinsel isteksizlik oranları şu şekildedir:

Yaş GrubuGörülme Oranı
18-24 Yaş%32
30-34 Yaş%29.5
35-39 Yaş%37.6

Cinsel İsteği Etkileyen Temel Faktörler

Cinsel istek sadece psikolojik bir süreç değil, aynı zamanda fiziksel ve hormonal dengelerle doğrudan ilişkilidir. Sağlıklı bir cinsel arzunun oluşması şu faktörlere bağlıdır:

  • Biyolojik içgüdü ve hormonal denge
  • Yeterli özgüven ve olumlu beden algısı
  • Geçmişteki cinsel deneyimlerin niteliği
  • Uygun bir cinsel eşin varlığı
  • Partnerle olan genel ilişkinin kalitesi

Cinsel isteksizlik vakalarının %95'inden fazlası psikojenik faktörlere dayanırken, geri kalan küçük bir kısım fiziksel hastalıklardan kaynaklanmaktadır.

Cinsel İsteksizliğin Fiziksel Nedenleri

Fiziksel kaynaklı isteksizliklerde jinekolog veya ilgili branş hekimlerinin müdahalesi gerekebilir. Başlıca fiziksel nedenler şunlardır:

  • Yaşlanma ve menopoz süreci
  • İlaç kullanımı (Antidepresanlar, doğum kontrol hapları, kortizonlar)
  • Kronik hastalıklar (Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, böbrek ve kalp yetmezliği)
  • Hormonal dengesizlikler ve tiroid hastalıkları
  • Nörolojik problemler (MS, Parkinson)
  • Histerektomi (Rahmin alınması) operasyonları
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı hissetme

Cinsel İsteksizliğin Psikolojik Nedenleri

Psikolojik faktörler, cinsel soğukluğun en yaygın sebebidir. Bu süreçte öne çıkan etkenler şunlardır:

  • Aşırı stres ve anksiyete (içsel sıkıntılar)
  • Evlilik sorunları (Eşe karşı gizli öfke, kırgınlık ve iletişim problemleri)
  • Beden şekli ile ilgili kaygılar ve depresyon
  • Geçmişte yaşanan cinsel travmalar (Taciz, tecavüz, istismar)
  • Gizli eşcinsellik

Tedavi Yaklaşımı ve Çözüm Yolları

Tedavi sürecindeki ilk adım, sorunun varlığını kabullenmek ve kökenini tespit etmektir. Uzmanlar, kadının ilişki öncesi, sırası ve sonrasındaki duygularını ayrı ayrı analiz eder. Bazı durumlarda cinsellikten kaçınma bir savunma mekanizması olabilir; bu nedenle bazen cinselliğin ertelenmesi veya partner uyarısıyla gelişen arzunun değerlendirilmesi gerekebilir.

Cinsel isteksizlik yaşayan kadınların partnerlerinde de ruhsal veya cinsel sorunlar görülebilir. Bu nedenle en etkili sonuç için çiftler beraber değerlendirilmeli ve altta yatan nedene yönelik uygun psikoterapi yaklaşımları uygulanmalıdır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç

Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç

Op. Dr. Ümmügülsüm Soytürk Koç, 1972 yılında Ankara Polatlı'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Polatlı’da tamamladı. 1990 yılında  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanan ve lisans eğitimine başlayan Dr. Soytürk Koç, 1997 yılında mezun olarak Tıp Doktoru unvanını aldı. 1997 yılında Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde kısa bir süre kardiyoloji asistanı olarak çalıştı. 1998 yılında Tus'u birincilikle kazanan Dr. Soytürk Koç, ihtisasını Zekai Tahir Burak Kadın Hastalıkları ve Doğum Eğitim Araştırma Hastanesinde kadın doğum üzerine sürdürdü ve 2002 yılında uzman doktor unvanını aldı. Dr. Soytürk Koç, 2003 yılında Newyork'da  Brooklyn Methodist Hospital'da ileri endoskopik uygulamalar konusunda eğitim aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.