Doktorsitesi.com

Cinsel isteksizlik hakkında

Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer
Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer
11 Ocak 2016303 görüntülenme
Randevu Al
Cinsel isteksizlik hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Cinsel İstek ve İstek Azalması Nedir?

Cinselliğin ilk evresi olan cinsel istek; fizyolojik, psikolojik, kültürel ve çevresel etkenlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilen bir süreçtir. Cinsel istekte azalma ise cinsel düşünce ve fantezilerin, cinsel birleşme ve orgazma ulaşma sıklığının yetersizliği veya tamamen yokluğu olarak tanımlanır. Bu durum, cinsel bir etkinliği başlatma, katılma ya da partnerden gelen uyarılara yanıt verme motivasyonunun eksikliğiyle kendini gösterir.

Cinsel İsteksizliğin Belirtileri ve Görülme Sıklığı

Cinsel terapiste başvuruların en yaygın nedeni olan cinsel isteksizlik, kadınlarda erkeklere oranla daha sık gözlemlenmektedir. Klinik başvurularda bu sorun; cinsel ilişki sıklığının azalması, partnerin çekici bulunmaması veya doğrudan isteksizlik şikayetiyle ifade edilir. Hastalarda cinselliğe dair fantezilerin yok denecek kadar az olması, cinsel uyaranlara tepkisizlik ve ilişki başlatma konusundaki ilgisizlik temel belirtiler arasındadır.

Primer cinsel isteksizlik, ergenlik döneminden itibaren başlayarak yaşam boyu devam eden bir durumdur. Özellikle cinselliğin baskılandığı tutucu toplumlarda ve kültürlerde bu tabloya daha sık rastlanır. Erken yaşlarda başlayan cinsel yasaklar, bireyin kendi bedenine ve cinselliğe yabancılaşmasına yol açarak cinsel güdülerin bastırılmasına neden olabilir.

Cinsel İstek Azalmasına Yol Açan Faktörler

Cinsel istek, yaşamın farklı dönemlerinde çeşitli faktörlere bağlı olarak dalgalanmalar gösterebilir. Bu faktörler fizyolojik, psikolojik ve çevresel olarak kategorize edilebilir:

  • Fizyolojik Etkenler: Yaşlanma, gebelik, lohusalık ve menopoz süreci doğal bir cinsel istek azalmasına neden olabilir. Menopoz sonrası kadınların yaklaşık %40-50'sinde en sık görülen cinsel işlev bozukluğu isteksizliktir.
  • Psikolojik Etkenler: Anksiyete, depresyon, bağlanma güçlükleri ve kişilik bozuklukları isteksizliği tetikleyebilir. Ayrıca bazı psikiyatrik ilaçların yan etkileri de bu durumu oluşturabilir.
  • İlişkisel ve Kültürel Faktörler: Partnerle olan uyumsuzluklar ve ilişki sorunları en önemli belirleyicilerdir. Bunun yanı sıra katı dini inanışlar, yargılayıcı kültürel tutumlar ve gelenekler cinsel arzuyu baskılayabilir.

Cinsel İlişki Sıklığını Etkileyen Unsurlar

Cinsel ilişki sıklığı için evrensel bir "normal" tanımı bulunmamaktadır. Cinsel isteksizlik hem kadınlarda hem de erkeklerde bu sıklığı doğrudan etkiler. İlişki sıklığı üzerinde belirleyici olan temel unsurlar şunlardır:

Faktör GrubuEtkileyen Unsurlar
Bireysel FaktörlerYaş, sağlık durumu, doğum kontrol yöntemleri
İlişki FaktörleriEşitlik, iletişim kalitesi, ilişki uyumu
Çevresel FaktörlerZaman ve mekan özellikleri, yaşam stresi
Özel DurumlarGebelik ve lohusalık süreçleri

Kadın ve Erkeklerde Cinsel İsteksizlik Farkları

Kadınlarda azalan cinsel istek, erkeklerdeki tablodan farklı özellikler taşımaktadır. Birçok kadın kendiliğinden bir arzu duymasa da, cinsel aktivite başladıktan sonra sürece yanıt verip ilgi duyabilmektedir. Kadınlar bazen partner baskısı veya suçluluk duygusundan kaçınmak için isteksiz olsalar dahi ilişkiye devam edebilirler. Cinsel isteksizlik yaşayan erkeklerde ise bu durumun ikincil bir sonucu olarak sertleşme bozukluğu gelişebilmektedir. Ancak uzmanlara göre, bireylerin kendi içindeki istek dalgalanmaları cinsiyetler arası farklardan daha belirgindir.

Değerlendirme ve Tedavi Süreci

Cinsel isteksizlik, her yaştan ve her sosyokültürel gruptan bireyi etkileyebilen karmaşık bir cinsel işlev bozukluğudur. Tedaviye başlanmadan önce hem cinsel öyküyü hem de genel yaşam öyküsünü kapsayan ayrıntılı bir değerlendirme yapılması kritiktir. Gerekli görüldüğü takdirde üroloji ve kadın doğum muayeneleri ile süreç desteklenmelidir.

Çözüm aşamasında bazen sadece doğru cinsel bilgilendirme yeterli olurken, bazı vakalarda uzun süreli bireysel psikoterapi gerekebilir. Eğer isteksizlik temelde kötü giden bir ilişkiden kaynaklanıyorsa, cinsel terapiden önce çift terapisi uygulanması önerilen bir yaklaşımdır.

Etiketler

Cinsel isteksizlik tedavisiCinsel isteksizlik nedirCinsel isteksizlik neden olurCinsel isteksizlik tipleriCinsel isteksizlik tanısıCinsel isteksizlik de terapi

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer

Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer

Uzm. Dr. Evrim Ebru Yılmazer, Gaziantep Anadolu Lisesi’ni bitirerek lisans öncesi eğitimini tamamlamıştır. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 2000 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 2001 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalın’da Psikiyatri ihtisasını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Uzmanlık tezini ‘Adet öncesi dönem ile intihar girişimi arasındaki ilişki’ üzerine yaptı. Tıp Fakültesi öğrencilik döneminde gönüllü grup ablası olarak katıldığı diyabetik çocuklar kampına, 2003-2005 yılları arasında gönüllü kamp psikiyatristi olarak katılmıştır. Diyabetik ergenler ile destekleyici gruplar düzenleyip, bireysel görüşmeler yaptı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.